İNTERNET ÜZERİNDEN YAPILAN YAYINLARDA KİŞİLİK HAKLARININ KORUNMASI

Günümüzde internet başlı başına bir kişilik kazanmıştır ve internetin kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte hukuksal sorunların ortaya çıkması da kaçınılmaz olmuştur. İnternet üzerinden kişilik hakları saldırıya uğrayan bir kimse servis sağlayıcıya, sunucuya (server) ve bünyelerinde dijital bilgileri saklayanlara (host) ve erişim sağlayıcıya karşı dava açabilir. İnternet ortamında açıklamayı yapanın kimliğinin tespitindeki güçlük sebebiyle mesajın dağıtımında rol üstlenen […]

Fazlasını Oku

CİNSEL SORUNLAR NEDENİYLE BOŞANMA

Boşanma davalarına konu olan boşanma sebepleri Türk Medeni Kanunu’nda (“TMK”) sınırlı sayıda sayılmamıştır. Boşanmayı getiren olaylar arasında en sık rastlanılan durumlardan birisi de eşler arasında yaşanılan cinsel sorunlardır. Cinsel sorunlar nedeniyle boşanma davası açacak olan bireyler açısından evliliklerinde cinsel uyumsuzluk, eşlerin birlikte olmaktan kaçınması, cinsel şiddet, cinsel tatminsizlik, istenmeyen cinsel ilişki yöntemlerine zorlama vs. şekillerde […]

Fazlasını Oku

FRANCHİSİNG SÖZLEŞMELERİNDE REKABET YASAĞI

Mevzuatımızda Rekabet Hukuku, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (“Kanun”) ve dikey anlaşmalara ilişkin olarak 2003/3 ve 2007/2 sayılı Rekabet Kurulu Tebliğleri ile Değişik, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (“Tebliğ”) ile düzenlenmiştir. Söz konusu Kanun’un 4 maddesi: “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da […]

Fazlasını Oku

ARABULUCULUK (III)

1.1.2018 tarihinden beri uygulanmaya başlanan arabuluculuk konusuna siz değerli okuyucularımıza sitemizden bilgilendirme yapmaya devam ediyoruz. Bu anlamda Arabuluculuk (I) ve Arabuluculuk (II) yazımıza göz gezdirmenizi tavsiye ederiz. ARABULUCUK KURUMUNA BAŞVURDUKTAN SONRA KATILMA SAĞLANMAZSA NE OLUR? Arabuluculuk, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nda düzenlenmiştir. Bu Kanuna göre, arabuluculuk faaliyeti dört şekilde sona erecektir: -taraflara ulaşılamaması, -taraflar katılmadığı […]

Fazlasını Oku

KAT İRTİFAKI ve KAT MÜLKİYETİ FARKLARI

Kat irtifakı; bir arsa üzerinde henüz inşaatı yapılacak veya yapılmakta olan bir başka deyişle tamamlanmamış binaya ait mülkiyet hakkını ifade eder. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse; kat irtifakı, söz konusu arsa üzerinde almayı planladığınız dairenin hissesine düşen arsa tapusudur. Kat mülkiyeti; bir arsa üzerinde inşaatı tamamlanmış binanın her bir bağımsız bölümü bakımından, bağımsız […]

Fazlasını Oku

ZİMMET SUÇU ve CEZASI

Zimmet, kamu görevlisinin kamu malı sayılan veya korumakla yükümlü olduğu eşyalar üzerinde görevinin gerekleriyle bağdaşmayan bir surette tasarrufta bulunmasıdır. Tasarrufta bulunulacak eşyanın taşınır ve yahut taşınmaz olmasına ilişkin bir ayrım yapılmamıştır. Bu kapsamda mal, ekonomik değer taşıyan her türlü şeyi ifade etmektedir. Suçun oluşması için suça konu olan malın veya paranın özel kişilere ya da […]

Fazlasını Oku

İŞ DAVASI SIRASINDA İŞÇİNİN VEFATI

4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesinde işçi “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi…” olarak tanımlanmış olup; işçi ve işveren arasında kurulan iş ilişkisinin sona ermesi durumunda halin icabına göre işçinin işverenden talep edebileceği ücret ve tazminatlar; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücretleri, aylık ücret, ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatili ücretleri, yıllık […]

Fazlasını Oku

CEZA MAHKEMESİNDEKİ HANGİ OLGULAR HUKUK MAHKEMESİNİ ETKİLER?

Hukuk mahkemesi ile ceza mahkemesinin yargılama sistemleri birbirinden farklıdır ve bağımsız yargılama gerçekleştirirler. Ancak bu bağımsızlık mutlak bir anlam taşımaz. Bu bağlamda, hukuk hakiminin ceza davasında tespit edilen maddi olaylarla bağlı olduğu söylenebilir. Fakat 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi gereğince ceza davasındaki kusur oranlarıyla hukuk mahkemesi bağlı olmadığı gibi, bu husustan bir diğer […]

Fazlasını Oku

TÜRK HUKUKU’NDA YARGILAMA SİSTEMİ

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki istinaf hükümleri, 20 Temmuz 2016 tarihinde İstinaf Mahkemeleri’nin faaliyete geçmesiyle işlerlik kazanmış; böylece, Türk Hukuku’nda ilk derece yargılaması, ikinci derece yargılaması (istinaf) ve üçüncü derece yargılaması (temyiz) olmak üzere üçlü bir yargılama sistemi ortaya çıkmıştır. İlk derece yargılamasını yerel mahkemeler, ikinci derece yargılamasını (istinaf) Bölge Adliye Mahkemesi, üçüncü derece yargılamasını […]

Fazlasını Oku

KİRA SÖZLEŞMELERİNDE DEPOZİTO

Kira sözleşmelerinde depozito, kiralananda oluşacak hasarlar veya bina aidatlarının ödenmemesi durumunda kiraya vereni korumak amacıyla alınmaktadır. Son dönemde gayrimenkul kiralama işlemlerinde ev sahibi ile kiracı arasındaki en büyük tartışmalardan biri depozito konusunda çıkmaktadır. İlk olarak belirtmek gerekir ki depozitonun geri alınması için depozito bedelinin muhakkak kira sözleşmesine yazdırılması gerekmektedir. Aynı zamanda kira sözleşmesi ayrıntılı ve […]

Fazlasını Oku