KAPORANIN HUKUKİ NİTELİĞİ

Kapora, alıcının satın almak istediği mal veya hizmete ilişkin olarak, satın alma işlemini garantiye almak istemesi nedeniyle satıcıya verdiği bir miktar paradır. Hukuki niteliği uygulamada kimi zaman cayma parası veya ceza koşulu olarak anlaşılsa da, aslında kaporanın, Türk Borçlar Kanunu’nun 177. maddesinde düzenlendiği gibi, bağlanma parası olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. Bu düzenlemeye göre kapora, alıcının veya […]

Devamını Oku

İRADE BOZUKLUKLARI (II)

Sözleşmelerin kurulması esnasında ortaya çıkabilen ve sözleşmenin bağlayıcılığını ortadan kaldıran irade bozukluklarından biri olan yanılmanın (1) ne şekilde ortaya çıkabileceğinden ve açıklamada yanılma (1.1) suretiyle ortaya çıkan irade bozukluğundan bir önceki yazımızda bahsetmiştik (İlgili yazımız için bkz..). Bu yazımızda ise saikte yanılma (1.2) ve iletmede yanılma (1.3) hususlarına değineceğiz. 1.2) Saikte yanılma Saikte yanılma, kural […]

Devamını Oku

EKSİK BORÇLAR

Eksik borçlar, borçlu tarafından ifa edilmediğinde alacaklıya dava ve cebri icra yoluyla takip yetkisi vermeyen, ifası mümkün olmakla birlikte, borçlunun ifa etmekten kaçınabileceği borçlar olarak, kısaca tanımlanabilir. Eksik borçlar dava ve takip yetkisi vermediği gibi, eksik borcun ifa edilmesi sonrasında, sebepsiz zenginleşme veya başka herhangi bir sebeple iadesinin talep edilebilmesi de mümkün değildir. Eksik borçların, […]

Devamını Oku

İRADE BOZUKLUKLARI (I)

İrade açıklaması, bir sözleşmenin kurulmasında en temel unsurdur. Geçerli bir irade açıklaması, irade ve beyanın birbirine uygun olmasıyla mümkün olur. İrade ve beyan birbirine uygun değilse, irade bozukluğu meydana gelir ve geçerli bir irade açıklamasının varlığından söz edilemez. Sözleşmelerde irade bozuklukları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“Kanun”) 30. ve 39. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanun’da bahsedilen […]

Devamını Oku

KUSURSUZ SORUMLULUK (SEBEP SORUMLULUĞU)

Kusursuz sorumluluk, sorumluluğun kişinin kusuruna bağlanmadığı, yasal düzenlemelerle öngörülen ve zararı meydana getiren olay/olgu ile zarar arasında bir nedensellik bağının sorumluluğun varlığını ortaya koymak için yeterli görüldüğü bir sorumluluk türüdür. Kusursuz sorumluluk, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“Kanun”) 65. ve 71. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanun’da sayılan kusursuz sorumluluk halleri aşağıdakilerdir: Hakkaniyet Sorumluluğu Yasal düzenlemelerle öngörülen […]

Devamını Oku

GARANTİ VE KEFALET SÖZLEŞMELERİ ARASINDAKİ FARKLAR

Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) 581. maddede “Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.”şeklinde düzenlenmiştir. Garanti sözleşmesi ise TBK’da açıkça belirtilmemiş olup üçüncü kişinin fiilini üstlenme başlıklı TBK 128. madde“Üçüncü bir kişinin fiilini başkasına karşı üstlenen, bu fiilin gerçekleşmemesinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Belirli […]

Devamını Oku

MÜTESELSİL KEFALET

Kefalet hükümleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (“TBK”) düzenlenmiştir. Kefalet sözleşmesi ve geçerlilik şartlarına ilişkin yazımız için lütfen (Bkz..). Bu yazımızda, kefalet sözleşmesinin bir türü olan müteselsil kefaletten bahsedeceğiz. Müteselsil kefalet, TBK m. 586’da “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya […]

Devamını Oku

2019 YILI KİRA ARTIŞLARINDA YENİ DÜZENLEME

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 347. maddesine göre, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı sözleşme süresinin bitiminden en az onbeş gün önce fesih bildiriminde bulunmadıkça, kira sözleşmesi aynı koşullarda bir yıl daha uzamış sayılmaktadır. Uzayan her yeni kira yılı için, kira sözleşmesindeki hükümler ve yasal düzenlemeler dikkate alınarak kira artışı yapılması mümkün olmaktadır. Her […]

Devamını Oku

MUVAZAA NEDİR?

Muvazaa, bir hukuki ilişkide tarafların, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla, gerçek iradelerine uymayan ve tarafları bağlamayan bir görünüş yaratmak konusunda yaptıkları gizli anlaşmadır. Muvazaalı işlemde irade ve beyan arasında uyuşmazlık bulunduğu için, söz konusu işlem geçersiz olmaktadır. Muvazaa, mutlak muvazaa ve nisbi muvazaa olarak ikiye ayrılır. Mutlak Muvazaa: Taraflar arasında gerçekte var olmayan ve tarafları kendi […]

Devamını Oku

FİNANSAL KİRALAMA (LEASING) SÖZLEŞMESİ

Finansal kiralama (leasing) sözleşmesi, 13.12.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’yla (“Kanun”) düzenlenmiş ve Kanun’da kiralayanın, kiracının talebi ve seçimi üzerine üçüncü bir kişiden veya bizzat kiracıdan satın aldığı veya başka suretle temin ettiği veya daha önce mülkiyetine geçirmiş bulunduğu bir malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere […]

Devamını Oku