YARGI GÖREVİ YAPANI, BİLİRKİŞİYİ VEYA TANIĞI ETKİLEMEYE TEŞEBBÜS SUÇU

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 277. maddesi: “(1) Görülmekte olan bir davada gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla, davanın taraflarından birinin, sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak […]

Fazlasını Oku

İNSAN ÜZERİNDE DENEY SUÇU (I)

Tıp bilimi ve klinik araştırmalar çerçevesinde ele alınmakta olan “İnsan Üzerinde Deney” suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (“TCK”) “Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar” kapsamı altında, 90.  maddede “(1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi […]

Fazlasını Oku

ÇAPRAZ SORGU NEDİR ve NE AMAÇLA YAPILIR?

Bir olay sırasında tanık ya da sanık olmuş kişilerin verdiği ifadelere güvenebilmek ve ifadelerin doğruluğunu anlayabilmek adına gerçekleştirilen bir tekniktir. Destekleyici ve çürütücü çapraz sorgu olmak üzere iki tür çapraz sorgu yöntemi vardır. Hangi sorgu metodunun kullanılacağı derdest davanın seyrine göre belirlenmelidir. Destekleyici çapraz sorguda çapraz sorguyu yapan avukatın amacı temsil ettiği tarafın savunmalarını güçlendirmektir. […]

Fazlasını Oku

İMAR KİRLİLİĞİNE NEDEN OLMA SUÇU

İmar kirliliğine neden olma suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (“TCK”) 184. maddede “(1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra […]

Fazlasını Oku

ZİMMET SUÇU ve CEZASI

Zimmet, kamu görevlisinin kamu malı sayılan veya korumakla yükümlü olduğu eşyalar üzerinde görevinin gerekleriyle bağdaşmayan bir surette tasarrufta bulunmasıdır. Tasarrufta bulunulacak eşyanın taşınır ve yahut taşınmaz olmasına ilişkin bir ayrım yapılmamıştır. Bu kapsamda mal, ekonomik değer taşıyan her türlü şeyi ifade etmektedir. Suçun oluşması için suça konu olan malın veya paranın özel kişilere ya da […]

Fazlasını Oku

KOŞULLU SALIVERİLMENİN GERİ ALINMASI

Şartlı tahliye, cezasının bir kısmı cezaevinde infaz edilen hükümlünün iyi halden yararlanarak cezasının kalan kısmını dışarıda belli şartlara uyarak geçirmesini sağlar. Daha önceki bir yazımızda koşullu salıverilmenin ne olduğunu ve şartlarını ayrıntılarıyla incelemiştik (Bkz. ilgili yazımız…) Bu yazımızda ise koşullu salıverilme hükümlerinden faydalanırken söz konusu kararın geri alınmasının ne gibi durumlarda ortaya çıkabileceğini açıklayacağız. Koşullu […]

Fazlasını Oku

HABERLEŞMENİN GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇU

İnsanların çeşitli araçlar kullanarak birbirleriyle kurdukları iletişime haberleşme denir. Günümüzde telefon, radyo, faks, televizyon, mektup gibi iletişim imkanları günlük yaşantımızın vazgeçilmez birer parçası olmuştur. İşte söz konusu bu araçları kullanarak iki veya daha fazla kişi arasında yapılan konuşmaların dinlenmesi,dinletilmesi, okunması, kaydedilmesi ve yahut açığa çıkarılması haberleşmenin gizliliğini ihlal eder. Bu suç Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) 132. […]

Fazlasını Oku

MALPRAKTİS NEDENİYLE CEZA DAVASI

  Malpraktis kelimesi tıbbi bir terim olup hekimin hatalı uygulaması anlamına gelmektedir. Hekimin hatalı uygulaması diğer bir deyişle malpraktis sonucu birtakım zararlar ortaya çıkar. Zararların tazmini için mağdur hem hukuki hem de cezai yollara başvurma hakkına sahiptir. Bugünkü yazımızda ise hatalı tıbbi uygulama nedeniyle hekimin cezai sorumluluğu anlatılacaktır. Ceza hukuku bakımından konuyu ele alacak olursak […]

Fazlasını Oku

KONUT DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ SUÇU

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) 116. maddesi: “(1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan […]

Fazlasını Oku

ÇOCUK DÜŞÜRTME SUÇU

Türk Ceza Kanunu’nda (“TCK”) çocuk düşürtme suçu, çocuk düşürme suçu ve kısırlaştırma suçları birbirinden farklı suçlar olup, kanun koyucu her suç bakımından ayrı cezalar tayin etmiştir. Çocuk düşürtme suçu TCK  madde 99’da düzenlenmiştir. Bu suç  bakımından, kanun koyucu, suçu oluşturan fiilde gebe kadının rızasının bulunup bulunmaması durumuna göre bir ayrım yapmıştır. Bu ayrım şu şekildedir; gebe […]

Fazlasını Oku