YABANCILARA SÜRESİZ ÇALIŞMA İZNİ VERİLMESİ

Yabancıların çalışma izinlerinin nasıl olduğunu ve nasıl alındığını (Bkz.ilgili yazımız…) ve diğer çalışma izni türleri olan süreli çalışma iznini (Bkz.ilgili yazımız…) ve istisnai çalışma iznini (Bkz.ilgili yazımız…) daha önceki yazılarımızda anlatmıştık. Bu yazımızda ise yabancılara süresiz çalışma izni verilmesi ve süresiz çalışma izninin niteliğini inceleyeceğiz. Süresiz çalışma izni; Türkiye’de en az sekiz yıl yasal ve […]

Fazlasını Oku

VATANSIZLAR

Vatansızlar, herhangi bir ülkeyle vatandaşlık bağı bulunmayan ve Türkiye’de de yabancı sayılan kişilerdir. Vatansızlar, ayrı bir hukuki statüde değerlendirilir, mültecilerden veya göçmenlerden farklı uygulamalara tabidirler. Başka bir ülkede vatandaşlığı olanların yanısıra başka bir ülkede vatansızlık belgesi olanların da başvuruları geçersiz kabul edilir. Vatansız kişinin yasal biçimde ülkede ikametini sürdürebilmesi için Türkiye’de bulunduğu ildeki valiliğe giderek […]

Fazlasını Oku

TENFİZ NEDİR?

Yabancı mahkemelerin verdikleri kararların Türkiye’de yargılaması yapılmış gibi kesin hüküm etkisi yaratabilmesi için tanımanın gerçekleşmesi gerektiğini önceki bir yazımızda (Bkz.İlgili yazımız…) belirtmiştik. Bu yazımızda ise tenfiz konusunu ele alacağız. Tenfiz, yabancı mahkemelerin verdikleri kararların Türkiye’de icraya konulabilmesi için gereken karardır. Başka bir deyişle, yabancı bir mahkemenin verdiği kararın Türkiye’de icra edilebilmesi tenfiz kararı alınmasına bağlıdır. […]

Fazlasını Oku

YABANCILARIN ÇALIŞMA İZNİ

Yabancıların Türkiye’de çalışmaları, uluslararası sözleşmelerle aksi kararlaştırılmadıkça izne tabidir. Söz konusu izin kural olarak işe başlamadan önce alınır ancak, Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun madde 4’te düzenlendiği üzere “Ülke menfaatlerinin gerekli kıldığı hallerde veya mücbir nedenlere bağlı olarak, çalışmaya başlamadan önce ilgili makama bilgi vermek koşuluyla, çalışma süresi bir ayı geçmemek ve Çalışma ve Sosyal […]

Fazlasını Oku

TANIMA

Tanıma, yabancı bir ülkede verilen bir mahkeme kararının kesin hüküm etkisinin kabul edilmesi anlamına gelir. Başka bir deyişle yargılaması yabancı bir ülkede yapılan bir hukuk davasına ilişkin hükmün, Türkiye’de yargılaması yapılmış gibi kesin hüküm oluşturması halidir. Yalnızca çekişmeli davalar değil, çekişmesiz yargı işlerinin, kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem […]

Fazlasını Oku

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE GÖRE KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA

Ülkemizin 18.5.1954 tarihinde onaylayarak taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (“AİHS”) mülkiyet hakkını esasen üç ilke üzerine oturtmuştur. Bunlar kısaca: genel olarak mülkiyet hakkına saygı, kamu yararı nedeniyle hukuka uygun şekilde mülkiyet hakkından yoksunluğun meşruluğu, kamu yararına uygun şekilde mülkiyet hakkının kullanım düzenlenmesinin meşru bir müdahele sayılması. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (“AİHM”) önüne gelen dosyalarda […]

Fazlasını Oku

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VE MÜSTEHCENLİK İDDİASI

İfade özgürlüğünin serbestçe kullanılması, toplumun bir arada ve barış içinde yaşamasını sağlayan temel ihtiyaçlardandır. İfade özgürlüğü toplumda kanaat oluşumunun ve kamusal tartışmanın varlığını mümkün kılacak en büyük demokrasi aracıdır. Bu doğrultuda ifade özgürlüğü, iç hukukta birçok devlet tarafından anayasal düzeyde ve/veya uluslararası sözleşmelerle koruma altına alınmıştır. Söz konusu uluslararası sözleşmelerin başında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi […]

Fazlasını Oku

TÜRK VATANDAŞLIĞI NASIL KAZANILIR?

Türk vatandaşlığını kazanma hususu iki şekilde mümkündür. Bunlar doğumla kazanılan vatandaşlık, sonradan kazanılan vatandaşlık olarak 2’ye ayrılmaktadır. Doğumla kazanılan vatandaşlık, doğum anından itibaren hüküm ifade edecektir. Türk Vatandaşlığı Kanununun 7. maddesinde düzenlendiği üzere Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı ana veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk, Türk vatandaşı ana ve babadan evlilik birliği dışında […]

Fazlasını Oku

AİHM KARARLARININ UYGULANMASI

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine taraf ülkeler, Sözleşmeye taraf olmakla bunun doğal bir sonucu olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (“AİHM”) kararlarına uymayı kabul etmiş olurlar. Taraf devletler için bağlayıcılık kararların kesinleşmiş olmasına bağlıdır. Uygulama aşamasına gelindiğinde ise AİHM müdahaleci bir davranış sergilemez, aykırılığın tespitini gerçekleştirdikten sonra kararların icrasınının takibini Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne bırakır. Bu takip […]

Fazlasını Oku

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

Düşüncenin açıklanması olarak ortaya çıkan ifade özgürlüğü, insan haklarının başında gelir. Demokratik toplumun varlığı için ifade özgürlüğü olmazsa olmaz bir haktır. Düşünmek insanın iç dünyasıyla sınırlı bir faaliyettir. Bu faaliyet sonucu üretilen düşüncenin başkaları tarafından bilinmesi veya açıklanması, ifade özgürlüğüne bağlıdır. Burada bireyin düşüncesini açıklama özgürlüğü, kendini ifade etme ihtiyacı olan insan varlığı için önem […]

Fazlasını Oku