GİZLİ KALMASI GEREKEN BİLGİLERİ AÇIKLAMA SUÇU

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (“TCK”) 330. maddesi uyarınca gizli kalması gereken bilgileri açıklama suçu “(1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası verilir. (2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Gizli kalması gereken bilgileri açıklama suçu ilgili Yasa’nın “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” bölümünde yer almakta olup korunan hukuki yarar iç yahut dış siyası yarar, devletin güvenliği ve milli savunma faaliyetleridir. Buna göre devletin güvenliği veya iç yahut dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal ya da askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimse müebbet hapis cezasıyla cezalandırılacaktır. Suç konusu fiil, savaş zamanında işlenmiş yahut devletin savaş hazırlıklarını ya da savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise fail ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanacaktır.

Gizli kalması gereken bilgileri açıklama suçu şikayete tabi bir suç olmayıp savcılık tarafından her zaman resen soruşturulabilir. Soruşturma neticesinde savcılık tarafından suç oluştuğuna kanaat getirildiği takdirde yargılama ağır ceza mahkemesinde gerçekleştirilir. Söz konusu suç on beş yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabidir. Konuya ilişkin Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 6.11.2019 tarihli 2019/5436 E., 2019/6728 K. sayılı kararından bir bölümü aşağıda alıntılamak isteriz;

“… TCK’nın 329. maddesinde; Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları gereği, niteliği bakımından gizli kalması gerekli bilgilerin açıklanması, 330. maddesinde de bu bilgilerin, “siyasal veya askerî casusluk maksadıyla” açıklanması suç sayılarak yaptırıma bağlanmıştır. Her iki suçun maddî unsuru olan “açıklama”, yukarıda nitelikleri gösterilen devlet sırlarının bir veya birden fazla kişiye her ne suretle olursa olsun bildirilmesi ya da nakledilmesidir. TCK’nın 330. maddesini, 329. maddesinden ayıran unsurun, devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları gereği, niteliği bakımından gizli kalması gerekli bilgilerin “siyasal veya askerî casusluk” özel maksadı/saiki ile açıklanması olduğu anlaşılmaktadır. Suçların faili herkes olabilir. Suçların manevi unsuru; genel kasttır. Ancak bazı hallerde, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının fail tarafından bilinerek ve istenerek gerçekleştirilmesi, suçun oluşumu için yeterli görülmeyebilir. Bu gibi hallerde, suç tipinde kişinin kastı dışında ayrıca belli bir saikle hareket etmesi aranmıştır. Saik; amaç ya da gaye, kasttan önce gelen, kastı hazırlayan bir duygu ve düşüncedir. Suçun işlenmesine neden olan gerekçedir. Saik, her ne kadar suçun unsuru değil ise de, manevi unsurun gerçekleşmesi bakımından aranan husus haline gelebilir. Bu bağlamda, siyasi ve askeri casusluk suçlarında özel saik de aranmaktadır. Esasen Ceza Kanununun 327. maddesinde tanımlanan suç ile 328. maddede tanımlanan suçu ayıran en temel kriter “casusluk maksadı”dır…”Yargıtay 16. Ceza Dairesi 6.11.2019 T. 2019/5436 E., 2019/6728 K.

Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir