VASİ EŞ KISITLI EŞİNE BOŞANMA DAVASI AÇABİLİR Mİ?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (“TMK”) 403. madde hükmü gereğince, vasi; vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil etmekle yükümlü kimse olduğundan, vesayet makamı, elbette vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, bu göreve atayacaktır. Kısıtlı ya da kamu hizmetinden yasaklı olmak veya haysiyetsiz hayat sürmek, vesayet altına alınacak kişiyle arasında menfaat çatışması yahut düşmanlık bulunmak, ilgili vesayet dairesinin hakimi olmak gibi vasiliğe engel sebeplerinin bulunmaması halinde, vesayet altına alınanın eşi ya da yakın hısımı olmayan üçüncü kişilerin de vasi olarak tayin edilebilmeleri mümkündür.

Vesayet makamı tarafından vesayet altındaki kısıtlı kişiye eşinin vasi olarak atanması durumunda, vasi konumundaki eşin vasi tayin edilmeden önce boşanma davası açmış olması ya da bu görev sırasında açmak istemesi gibi haller yaşanabilmektedir. Böyle bir durum, kuşkusuz ki menfaat çatışmasına yol açacak, vasiliğin yasal koşullarına aykırılık teşkil edecektir. Zira, vasi açtığı ya da açacağı boşanma davasında davacı konumunda yer alacakken; diğer yandan kısıtlı durumdaki davalının vasisi konumunda olacaktır. Açık menfaat çatışmasının mevcut olduğu bu halde, vesayet makamı, anılan Kanun’un 426. madde “Vesayet makamı, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hâllerde ilgilisinin isteği üzerine veya re’sen temsil kayyımı atar: … 2. Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, …” hükmü uyarınca talep üzerine yahut kendiliğinden temsil kayyımı atayacaktır. Vesayet makamı tarafından gerçekleştirilen bu atamadan sonra artık boşanma davasında davalı durumundaki kısıtlıyı vasi eşi değil, temsil kayyımı temsil edecektir.

Eşin boşanma davası açmadan önce vasi olarak atanması, bir başka deyişle vasilik görevine devam etmesi sırasında boşanma davası açmak istemesi halinde, menfaat çatışması durumunun dava dilekçesinde bildirilmesi ve bu doğrultuda kısıtlı için temsil kayyımı atanması talebinde bulunulması lazım gelmektedir. 

                                                                                                              Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir