İŞLENME ESER SAHİPLERİNİN HAKLARI

İşlenme eser, var olan bir fikir ve sanat eserinden yararlanılarak ortaya çıkan, asıl eserden bağımsız olmayan ancak işleyenin de hususiyetini taşıyan fikir ve sanat eseridir. Bir önceki yazımızda işlenme eserin tanımı ile ilgili detaylı bilgileri sizlerle paylaşmıştık. (Detaylı bilgi için lütfen bkz…) Bu yazımızda sizlere işlenme eser sahibinin haklarından bahsedeceğiz.

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”)  madde 8/2 “Bir işlenmenin ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir.” hükmünü amir olup, işlenme eser sahibinin haklarının da asıl eser sahibinin haklarına sahip olduğu düzenlenmiştir. İşlenme eserin sahibi işlenme eseri kamuya sunmak, işlenme eser üzerinde asıl eser sahibinin adı ile birlikte kendi adını belirtmek, işlenme eserde değişiklik yapılmasını men etmek gibi haklara haizdir.

Ancak FSEK madde 20/4 ise“Bir işlenmenin sahibi, kendisine bu sıfatla tanınan mali hakları, işleme hususunun serbest olduğu haller dışında, asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette kullanabilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Maddeden anlaşılması gereken, işlenme eser sahibinin eserinin üzerinde tüm mali ve manevi haklara sahip olduğu ancak mali hakların kullanımı esnasında işleme hususunun serbest olduğu haller dışındaişlenme eser sahibinin kısıtlamasının söz konusu olabileceğidir. Bu kısıtlama, işlenme eser sahibinin mamelekindeki mali hakları kullanırken asıl eser sahibinin iznine tabi olmasıdır. Bu kısıtlamanın nedeni ise işlenme eserin asıl esere bağlı olmasından kaynaklanmaktadır. Örnek verecek olursak; asıl eserin sahibinden izin alarak bir kitabın tercümesini yapan işlenme eser sahibi,bu kitabın filme çevrilmesi konusunda tek başına karar verip yapımcı ile anlaşma yapamaz. Bu durumda asıl eser sahibinin izni gerekmektedir.

Aşağıda sizlere konu ile ilgili bir Yargıtay kararı paylaşmaktayız.

“Dava, işleme eser niteliğindeki tercüme kitabın eser sahibinden izinsiz promosyon olarak dağıtılmasından kaynaklanan esere tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davacı vekili, müvekkilinin Malcom X isimli kitabı Türkçe’ye çevirdiğini, Yeni Şafak Gazetesi’nin herhangi bir sözleşme yapmadan, izin almadan müvekkilinin eser sahibi olduğu kitabı kupon karşılığında promosyon olarak okuyucularına verdiğini, bir kısım nüshalarda çevirmen olarak müvekkilinin isminin dahi geçmediğini, davalıların bu eylemlerinin müvekkilinin mali ve manevi haklarına zarar verdiğini ileri sürerek 15.000TL manevi, 5.000TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline ve davalıların tecavüzlerinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslahla maddi tazminat talebini 184.167TL’ye yükseltmiştir.Davalılar vekili, davaya konu edilen promosyonun dava dışı İnsan Yayınları Yayın Dağıtım Paz. Tic. A.Ş ile müvekkillerinden Diyalog Gazetecilik San. Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen sözleşme uyarınca yapıldığını, bu yayınevi tarafından basılan kitabın promosyon olarak okuyucularına verildiğini, bir hak ihlali varsa bunun dava dışı adı geçen şirkete karşı ileri sürülmesi gerektiğini, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının telif tazminatı ile haksız fiil tazminatı istemlerinin de dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Yerel Mahkemece, davalılardan Y. Z. Cömert’in Yeni Şafak Gazetesi genel yayın yönetmeni, …’ın ise sorumlu müdürü olduğu, Basın Kanunu’nun 13’üncü maddesi uyarınca en üst düzeyde yönetici olmayan bu kişilere husumet yöneltilemeyeceği, diğer davalıların davacının haklarını sözleşme yaptıkları İnsan Yayınları Yayın Dağıtım Paz. Tic. A.Ş.’ye devrettiğini kanıtlayamadıklarından FSEK 54’üncü madde uyarınca iyi niyetinin korunamayacağı, davaya konu kitabın gazete tarafından promosyon olarak dağıtılmasından dağıtılan tüm kitap adedi üzerinden hesap yapılmasının doğru olmadığı, promosyon yapılmaması hâlinde muhtemel baskı adedi ve promosyon nedeniyle ileriye dönük engel olunan baskı durumu dikkate alınarak hesap yapıldığında tazminatın 8.148,00TL olarak bulunduğu, FSEK 68’inci madde uyarınca 3 katı tutarın tazminat olarak belirleneceği, FSEK 14 vd. maddelerinde sınırlı olarak sayılan manevi hakların ihlal edildiğinin kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davalılar … ve Y. Z. Cömert hakkındaki davanın husumetten reddine, davalılar A. Albayrak ve Diyalog Gazetecilik San. Tic. Ltd. Şti.’ye karşı talep edilen manevi tazminat talebinin reddine, FSEK 68’inci madde uyarınca 24.444,00-TL maddi tazminatın davalılar A. Albayrak ve Diyalog Gazetecilik San. Tic. Ltd. Şti.’den tahsiline karar verilmiştir.Hükmün davacı ve davalılar vekillerince temyizi üzerine; Özel Dairece, davalılar vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile “…Ancak, davacı eserini kendisinden izinsiz bir şekilde promosyon olarak dağıtıldığını ileri sürmek suretiyle bu davayı açtığına ve davalılardan Y. Z. Cömert’in Yeni Şafak Gazetesi genel yayın yönetmeni, …’ın ise sorumlu müdürü olduğuna göre FSEK’in 66. maddesi uyarınca bu davalıların da tecavüz eyleminden sorumlu olduklarının kabulü gerekmekte iken mahkemece yazılı gerekçe ile anılan davalılar yönünden bu davada uygulama imkânı bulunmayan Basın Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede, eser sahibinin FSEK’nin 14. maddesi uyarınca eserini yayınlama zamanını tayin hakkının bulunmasına ve eserin daha önceden kamuya arz edilmiş olmasının bu hakkın tüketildiği sonucunu doğurmamasına göre eserin her izinsiz kullanılışında manevi tazminat hakkının bulunduğunun kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle oy çokluğuyla hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.” (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 28.3.2019 T., 2018/998 E., 2019/373 K.)

Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir