KONKORDATO KARARI ALINDIKTAN SONRAKİ SÜREÇ NASIL İLERLER?

Konkordatoda kesin mühlet verilmesinden sonra eğer bu süre içerisinde borçlunun mali durumunda iyileşme olursa kesin mühlet kaldırılır. Bu husus İcra ve İflas Kanunu’nun (“İİK”) 291. Maddesinde “Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece resen, kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilir. Bu karar, […]

Devamını Oku

KONKORDATO KARARI ALINAN ŞİRKETLERİN İMTİYAZLI ALACAKLILARI KİMLERDİR?

Konkordatoda kesin mühlet içerisinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamamakta ve önceden başlamış olan takipler durmakta, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanamamakta ve bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren süreler işlememektedir. Ancak İcra ve İflas Kanunu’nun (“İİK”) […]

Devamını Oku

SIRA CETVELİNE KARŞI ŞİKAYET YOLU VEYA İTİRAZ DAVASI

Sıra cetveli, icra takibinde birden çok alacaklı olması durumda ve borçlunun icra dosyasındaki parasının tüm alacaklılara belirli koşul ve sıraya riayet ederek ödenmesine hizmet eder. Sıra cetveli kesinleşmediği sürece icra müdürü paraları paylaştıramaz. İcra ve İflas Kanunu (“İİK”) madde 206 “Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde rüçhan hakları vardır. Gümrük resmi ve akar vergisi […]

Devamını Oku

KONKORDATO NEDİR?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (“İİK”) 15.3.2018 tarih ve 30361 sayılı Resmi Gazete’de yayınlarak yürülüğe giren 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile değişen 285. maddesinde; “Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını […]

Devamını Oku

İTİRAZIN İPTALİ DAVASI

İtirazın iptali davası; borçlu aleyhine açılmış olunan icra takibinin borçlunun yaptığı itiraz nedeniyle  durması sonucunda alacaklının, itirazı hükümden düşürebilmek için seçebileceği hukuki yollardan birisidir. İtirazın iptali davası bir eda davası olup alacak davası niteliği taşımaktadır. İtirazın iptali davasında takip alacaklısı davacı, takip borçlusu ise davalı konumunda olacaktır. İtirazın iptali davası genel hükümlere yönelik bir eda […]

Devamını Oku

VEKİL KANALIYLA TAKİP EDİLEN İŞLERDE TEBLİGAT KİME YAPILIR?

7201 sayılı Tebligat Kanunu (“Kanun”) 11. maddesinde açıkça belirtildiği üzere vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması esas olup ilgili maddede; “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. […]

Devamını Oku

KARŞILIKSIZ ÇEK DÜZENLEME SUÇU

Çek bankaya hitaben yazılmış, ödeme emri niteliğindeki bir kıymetli evraktır. Günümüz ticaret hayatının önemli bir parçası olan çek, doğru kullanılmadığı zaman çeşitli hukuksal sorunlara yol açmaktadır. Ülkemizde uygulamada çekler  ileri tarihli olarak düzenlenmektedir. Çekte yazılan tarihte, ilgili banka hesabında çekte yazılı tutarın bulunmaması “karşılıksız çek” durumu olarak adlandırılır. (Bkz. ilgili yazımız…) 09.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren […]

Devamını Oku

DERECE KARARI

Bir icra takibinde mahcuz mallar satıldıktan sonra satış bedeli, hacze iştirak etmiş bulunan alacaklılara hisselerine göre paylaştırılır. Paraların paylaştırılması icra takibinin son aşaması olup icra memuru tarafından re’sen yapılır. Satış tutarının bütün alacaklıların alacağını karşılaması durumunda sıra cetvelinin düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. İcra memuru İcra ve İflas Kanunu’nun (“İİK”) 138. maddesine göre satış bedelini paylaştıracaktır. Satış […]

Devamını Oku

AŞKIN (TAŞKIN) HACİZ

Alacaklının başvurusu üzerine, alacağın ödenmesi için borçlunun taşınır-taşınmaz mallarına, maaşına yahut parasına bir başka değişle borçlunun haczedilebilir tüm mal ve haklarına icra dairesince el konulması işlemine haciz denmektedir. Ancak bu ifadeden, alacaklının haczin üst sınırı olan asıl alacak, faiz ve masrafları göz ününde bulundurulmadan orantılılık ilkesine aykırılık oluşturacak biçimde borçlunun tüm malvarlığının haczedilebileceği anlamı çıkarılmamalıdır. […]

Devamını Oku

İLAMDAKİ ALACAK KALEMLERİ AYRI AYRI İCRA TAKİBİNE KONABİLİR Mİ?

 Bugünkü yazımızda ilamdaki alacak kalemlerinin ayrı ayrı icra takibine konulup konulamayacağını inceleyeceğiz. İcra takibi 3 takip türünden biri ile yapılabilir. Şöyle ki; 1)İlamlı İcra Takibi (Mahkeme kararına dayanılarak açılan takip) 2)Kambiyo Senedine Dayanan İcra Takibi (Çek, poliçe, bono)                                                                                3)İlamsız İcra (Fatura vs. belgeye dayanılarak açılan takip) İlamlı icra takibinde alacak kalemlerinin ayrı ayrı icra […]

Devamını Oku