FİİL EHLİYETİNİ ETKİLEYEN DURUMLARDAN AKIL HASTALIĞI

Bir kişinin kendi eylemleriyle hak sahibi olabilme ve borç altına girebilme ehliyetine fiil ehliyeti denir. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.9, ehliyetin koşullarını “Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.” diyerek belirlemiştir. Fiil ehliyetinin mutlak şartı olan ayırt etme gücü ise, kişi tarafından eylemlerinin sebep ve sonuçlarını idrak edebilme yeteneğidir. […]

Devamını Oku

TAM EHLİYETSİZ KİŞİLERDE FİİL EHLİYETİ VE HAKSIZ FİİL SORUMLULUĞU

Ülkemiz hukuk düzeninde olduğu gibi farklı ülkelerin hukuk sistemlerinde de kişilerin, fiil ehliyetleri yönünden dört gruba ayrıldığını söyleyerek yazımıza başlayalım. Bahsettiğimiz ayrım fiil ehliyeti için gerekli şartların (erginlik, ayırt etme gücü, kısıtlılık durumu) kişide tam veya kısmi olarak bulunup bulunmamasına göre yapılmaktadır. Bu guruplar:        (i)tam ehliyetliler,        (ii)tam ehliyetsizler,        (iii)sınırlı ehliyetsizler,        (iiii)sınırlı […]

Devamını Oku

TAŞINMAZLARA VE AYNİ HAKLARA İLİŞKİN İLAMLARIN İCRASI

Türk Hukuku; mahkeme ilamlarının icrası için kesinleşme şartını aramamıştır. Mahkemelerin karar verdiği andan itibaren taraflar bu kararın icrası için yasal yollara başvurabilecek ve kararın gereği yerine getirilmiş olacaktır. Fakat kanun koyucu bazı kararların icrası için kesinleşme şartının arandığı düzenlemeler de öngörmektedir. Bu düzenlemeler mahkeme kararlarının kesinleşme şartı olmadan icrasının istisnalarını oluşturmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri […]

Devamını Oku

TEMYİZ İCRAYI DURDURUR MU?

Temyizin ne olduğuna ilişkin açıklamalar yaptığımız başka bir yazımız için lütfen bakınız. (Bkz. İlgili yazımız…) Kural olarak; temyiz yoluna başvurma, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın icrasına engel olmayacaktır. Ancak, kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz malları ile ilgili ayni haklara ilişkin kararların uygulanabilmesi için kesinleşme gerekir. Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse, ilk […]

Devamını Oku