SÖZLÜ VASİYETNAME

Daha önceki yazılarımızda resmi vasiyetnamenin (Lütfen bkz…) ve el yazılı vasiyetnamenin (Lütfen bkz…) nasıl düzenlenmesi gerektiği üzerinde durmuştuk. Bu yazımızda ise sözlü vasiyetnamenin düzenlenmesinden söz edeceğiz. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) madde 539 ile madde 541 arasında düzenlenen sözlü vasiyetname, resmi ya da el yazılı vasiyetname düzenlenme imkanının bulunmadığı hallerde düzenlenebilecektir. Kanun koyucu TMK madde 539’da […]

Devamını Oku

YETKİ İTİRAZININ KÖTÜNİYETLİ OLARAK İLERİ SÜRÜLMESİ

Bir önceki yazımızda (Lütfen Bkz.) yetki itirazının nasıl ileri sürülebileceği hususundan bahsetmiştik. Bugünkü konumuzu ise yetkisizlik itirazının kötüniyetli olarak yapılması halinde ne olacağı bahsi oluşturmaktadır. Bu noktada özellikle usul ekonomisi ilkesi büyük önem taşımaktadır. Türk hukuk öğretisinde dava ekonomisi olarak da anılan usul ekonomisi ilkesi, genel olarak boş yere dava açılmasını, yargılama sırasında gereksiz işlemlerin yapılmasını ve […]

Devamını Oku

KİŞİLİĞİN İHLALİ VE HUKUKİ SONUÇLARI – I

Kişi, hak sahibi olabilen ve borç altına girebilen varlık olarak tanımlanabilir. Türk Medeni Kanunu’nda (“TMK”) kişilik kavramı tanımlanmamış olup öğretide çeşitli görüşler mevcuttur. Bazı müelliflerce kişilik, kişi kavramını da içerisinde barındıran daha geniş bir kavram olarak tanımlanırken; diğerleri, insanın insan olmaktan kaynaklı ve onu diğerlerinden ayıran, hukuken korunan değerler bütünü olarak tanımlamaktadır. Kişilik kavramı korunan […]

Devamını Oku

DERNEĞİN SONA ERMESİ

Derneğin sona ermesi, çeşitli sebep ve yollarla gerçekleşebilmektedir. Bu yollar: (i)derneğin kendiliğinden sona ermesi, (ii) derneğin mahkeme kararıyla feshedilmesi, (iii)derneğin kendini feshetmesi şeklinde sıralanabilir. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.87, “Dernekler, aşağıdaki hâllerde kendiliğinden sona erer: 1. Amacın gerçekleşmesi, gerçekleşmesinin olanaksız hâle gelmesi veya sürenin sona ermesi, 2. İlk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış […]

Devamını Oku

MÜLKİYET HAKKI

Malike, -yani mülkiyet hakkı sahibine- mal üzerinde en geniş yetkiyi veren ayni hakka, mülkiyet hakkı denir. Mülkiyet hakkı, malın sahibine; malı kullanma, maldan yararlanma ve malla ilgili en geniş manada her türlü tasarrufta bulunabilme hakkı vermektedir. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.683, “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi […]

Devamını Oku

VASİLİK GÖREVİ NASIL SONA ERER?

Vasi kavramının ne olduğuna ve vasi atanmasını gerektiren hallerin neler olduğuna (Bkz: İlgili yazımız…) ilişkin ayrıntılı bilgilere yer verdiğimiz sitemizde farklı yazılarımız da bulunmaktadır, okumanızı tavsiye ederiz. Vasilik görevi çeşitli sebeplerle son bulabilmektedir. Bu nedenler; vasinin fiil ehliyetini yitirmesi, ölmesi, görevden alınması olabileceği gibi vasi atama kararının uzatılmaması durumunda süresinin dolması da olabilmektedir. Diğer yandan, […]

Devamını Oku

İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – I

Av. Sevcen CAN & Av. Yasemin ÇORAK Fiili karine kavramıyla da ifade edilen hayatın olağan akışı kriteri, dayanağını yasal düzenlemelerden almayan, ancak pratikte ispat kurallarını sıkı sıkıya uygulamanın yargılamada özellikle delilleri değerlendirmek ve hüküm kurmak noktasında yol açtığı problemleri bertaraf etmek üzere, sınırları doktrin ve içtihatlarla belirlenen, ispat yükü dağılımına önemli birtakım etkileri olan bir […]

Devamını Oku

VAKIF TÜRLERİ

Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.101, “Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.” şeklinde vakfın tanımını yapmıştır. TMK, uygulamada fayda unsurunun ön plana çıkması için, dernekler gibi vakfı da çeşitli türlere ayırmaktadır. Bu ayrım: olağan vakıflar, kamuya yararlı vakıflar, çalıştırılanlara ve işçilere […]

Devamını Oku

EVLİLİK BİRLİĞİ İÇERİSİNDE AYRILIK KARARI

Boşanmanın genel ya da özel sebeplerinden birinin gerçekleştiği durumlarda, tarafların mutlaka boşanma davası açması gerekmemektedir. Çiftlerden biri dilerse, ortak hayatın tatili için yerleşim yeri Aile Mahkemesi’ne başvuruda bulunabilir. Belirtmek gerekir ki; mahkemeden sadece ayrılık talebinde bulunulduğu durumlarda hakim, kesinlikle boşanma kararı veremez. Zaten bilindiği üzere, hukuk mahkemelerinde esas olan talep ve beyandır. Türk Medeni Kanunu […]

Devamını Oku

EVLİLİK BİRLİĞİNİN KORUNMASI

Evlenmeyle eşler arasında kurulan birliğe, evlilik birliği denmektedir. Eşler, bu birliğin getirdiği yükümlülükleri birlikte üstlenmek zorundadır. (Daha önceki yazımızda bu yükümlülüklerden detaylı olarak bahsetmiştik. Lütfen Bkz.) Eşler; karşılıklı olarak bu yükümlülükleri yerine getir(e)medikleri takdirde, hakimden evlilik birliklerine müdahale etmesi için talepte bulunabilmektedirler. Eşlerin talepte bulunması gereken mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri Aile Mahkemesi’dir. Eşlerden ikisi […]

Devamını Oku