HİLEYE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI

Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tapu siciline tescil ile kazanılır. Tapu siciline tescil geçerli olmayan bir nedene dayanarak gerçekleştirilmişse Türk Medeni Kanun’un (“TMK”) 1024. maddesinde de belirtildiği gibi yolsuz tescil söz konusu olur. (İlgili yazımız için lütfen bkz…) Tapu iptali ve tescil davası farklı nedenlere dayalı olarak açılabilmektedir. Bu nedenlerden birisi de hiledir. Hile, Yargıtay 1. […]

Devamını Oku

VASİNİN GÖREVİNE BAŞLAMASI İÇİN VASİ ATAMA KARARININ KESİNLEŞMESİ GEREKİR Mİ?

Vesayet ve vasi kavramlarının içeriğine ilişkin, bu konuyu ayrıntılı şekilde ele aldığımız bir diğer yazımızı (Bkz: Diğer yazımız…) okuyarak bilgi edinebilirsiniz. Her ne kadar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 382. madde 2. fıkra b/19 bendi gereğince, vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işlerine tabi olduğu ve 362. madde 1. fıkra ç bendiyle çekişmesiz yargı işlerinde verilen […]

Devamını Oku

HUKUK MESLEKLERİNE GİRİŞ SINAVI

24 Ekim 2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren kamuoyunda Yargı Reformu olarak bilinen paket ile Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı getirildi. Bu sınav hukuk mesleği olarak kabul edilen; Hakimlik, Savcılık, Avukatlık ve Noterlik mesleklerine girmek isteyen, üniversitelerin Hukuk Fakültelerinden mezun adayların geçmesi gereken ön eleme sınavı olarak nitelendirilmektedir. Adaylar bu sınavı geçtikten sonra çeşitli mevzuatlarda […]

Devamını Oku

YERLEŞİM YERİ

Yerleşim yeri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 19. maddesi’nde: “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir…” şeklinde tanımlanmak suretiyle düzenlenmiştir. Buna göre; yerleşim yerini kişinin yaşamsal faaliyetlerinin merkezi olan yer biçiminde nitelendirmemiz de mümkündür. Yerleşim yeri, kişiler hakkında açılacak davalar ve icra takipleri bakımından oldukça önemli olup; hangi mahkeme veya icra takibinin yetkili […]

Devamını Oku

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASININ ANLAŞMALI OLARAK GÖRÜLMESİ

4271 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda (“TMK”) boşanma sebepleri; zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk, akıl hastalığı ve evlilik birliğinin sarsılması şeklinde sayılmış olup, evlilik birliği içerisinde eşlerden birinin yasada yazılı sebeplere dayanarak boşanma davası açması mümkündür. Boşanma davası anlaşmalı yahut çekişmeli olarak açılabilecektir. Anlaşmalı boşanma […]

Devamını Oku

NAFAKA ARTIRIM DAVASI

Nafaka, boşanma davası sürerken ya da boşanma davasının sona ermesinden sonra maddi olarak zorluğa düşecek olan kişiye bağlanan ve her ay ödenmesi gereken para olarak ifade edilebilir. (İlgili yazımız için bkz…)Nafaka tedbir nafakası adı altında verilebileceği gibi yine yardım nafakası şeklinde ve yahut iştirak nafakası adı altında da verilebilir. Boşanma davalarında nafaka türlerinden herhangi birine […]

Devamını Oku

ORTAK VELAYET

Velayet; çocuğun ergin bir birey olana kadar fiziksel ve ruhsal gelişiminde anne ve babaya istisnai durumlarda da evlat edinene verilen hak ve yükümlülüklerin bütünüdür. Velayet Türk Medeni Kanunu’nda (“TMK”) tanımlanmamıştır lakin çocuğun üstün menfaati göz önünde tutularak genel anlamda düzenlenmiştir. Bugünkü konumuz ise eşlerin boşandıktan sonra çocuk üzerinde ortak velayet hakkına sahip olup olamayacağıdır. Gelişmiş […]

Devamını Oku

NAFAKA TÜRLERİ

Nafaka, boşanma davası sürerken ya da boşanma davasının sona ermesinden sonra maddi olarak zorluğa düşecek olan kişiye bağlanan ve her ay ödenmesi gereken para olarak ifade edilebilir. Her nafaka türü için farklı şartlar gerekir. Bu şartların yerine getirilmiş olması durumunda ancak nafaka alınabilir. Türk Medeni Kanunu’nda (“TMK”) tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası olmak […]

Devamını Oku

ZİNA NASIL İSPATLANIR?

Zinanın ispatı için  zinaya ilişkin delil sunulması gereklidir. Zinaya yönelik delil olmaksızın ispatından bahsedilemez. Dolayısıyla bir şahıs, eşinin zina yaptığından başka bir deyişle aldatıldığından  emin olsa bile eğer elinde bu durumu ispatlayacak bir kanıtı yoksa veya böyle bir delili elde edebileceği bir yer de mevcut değilse zinanın ispatlanması kesinlikle mümkün olmayacaktır. Türk Medeni Kanunu’nda (“TMK”) […]

Devamını Oku

VESAYET MAKAMI

Vesayet kurumunda asıl amaç vesayet altına alınan kişinin menfaatlerini korumak ve zarara uğramasını engellemektedir. Kişinin, zorunlu hallerde vesayet altına alınması söz konusu olabilecekken, kendi isteğiyle de kendisine vasi tayin edilebilecektir. Vasi atanmasını gerektiren haller temelde ikiye ayrılmaktadır. Bunlar yaş küçüklüğü ve kısıtlılık halleridir. Bu doğrultuda söylenebilir ki, vesayet makamı sayesinde reşit olmamış küçüklerin veya yasal […]

Devamını Oku