EVLİLİK BİRLİĞİ İÇERİSİNDE AYRILIK KARARI

Boşanmanın genel ya da özel sebeplerinden birinin gerçekleştiği durumlarda, tarafların mutlaka boşanma davası açması gerekmemektedir. Çiftlerden biri dilerse, ortak hayatın tatili için yerleşim yeri Aile Mahkemesi’ne başvuruda bulunabilir. Belirtmek gerekir ki; mahkemeden sadece ayrılık talebinde bulunulduğu durumlarda hakim, kesinlikle boşanma kararı veremez. Zaten bilindiği üzere, hukuk mahkemelerinde esas olan talep ve beyandır. Türk Medeni Kanunu […]

Devamını Oku

EVLİLİK BİRLİĞİNİN KORUNMASI

Evlenmeyle eşler arasında kurulan birliğe, evlilik birliği denmektedir. Eşler, bu birliğin getirdiği yükümlülükleri birlikte üstlenmek zorundadır. (Daha önceki yazımızda bu yükümlülüklerden detaylı olarak bahsetmiştik. Lütfen Bkz.) Eşler; karşılıklı olarak bu yükümlülükleri yerine getir(e)medikleri takdirde, hakimden evlilik birliklerine müdahale etmesi için talepte bulunabilmektedirler. Eşlerin talepte bulunması gereken mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri Aile Mahkemesi’dir. Eşlerden ikisi […]

Devamını Oku

BOŞLUK TÜRLERİ

Hukukta boşluklar, hukuk boşluğu ve kanun boşluğu olmak üzere iki türe ayrılmaktadır. Kanun boşluğu da kendi içerisinde; hüküm içi boşluk, hüküm dışı boşluk olarak çeşitlenmektedir. Boşluk kavramının iki türü ve bu türlerin alt dalları arasındaki farkın bilinmesi, uygulamada izlenecek yolun belirlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. İlk olarak; hakimin önüne gelen her uyuşmazlığı çözüme bağlama zorunluluğu […]

Devamını Oku

ZİLYETLİK

Zilyetlik, taşınır/taşınmaz mallar üzerindeki hakimiyeti ifade eden bir kavramdır. Bu durum, mal üzerindeki fiili hakimiyet olarak belirtilse de zilyetlik sadece fiili hakimiyetten ibaret değildir. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.973 zilyetliği, “Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir. Taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında ve taşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılması zilyetlik sayılır.” şeklinde tanımlamıştır. Peki bahsedilen […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN KÖTÜ NİYET TAZMİNATI ALACAĞI

İşveren ile işçi arasında kurulan iş ilişkisi belirli bir süre için yapılmamış ya da sözleşmede herhangi bir süre kararlaştırılmamış ise bu iş sözleşmesine belirsiz süreli iş sözleşmesi denilmektedir. Belirsiz süreli iş sözleşmesi işçi veya işveren tarafından kanunda belirtilen ihbar sürelerine uyulması şartıyla her zaman feshedilebilir. Taraflar ihbar sürelerine riayet ederek kullanabilecekleri bu fesih hakkını, dürüstlük […]

Devamını Oku

DERNEKLERİN DENETİMİ

Dernekler, faaliyetleri boyunca belli sınırlama ve denetimlere tabidir. Bu denetleme, derneğin denetim organı ve devlet tarafından yerine getirilir. Başka bir deyişle denetim, iç ve dış denetim olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İç denetim, denetim kurulu; dış denetim, devletin yetkili kıldığı makamlar tarafından yerine getirilmektedir. Denetim kurulunun görev ve esasları Dernekler Kanunu m.9’da, “Derneklerde iç denetim esastır. […]

Devamını Oku

DOĞUMUN SÜRESİNDE BİLDİRİLME ZORUNLULUĞU

Çocuğun sağ veya ölü şekilde bütün organlarıyla annesinden ayrılması sonucunda, gebelik sona erecek ve doğum gerçekleşecektir. Çocuğun sağ ve tam doğması halinde de kişilik başlayacak ve çocuk ana rahmine düştüğü ilk andan itibaren medeni haklardan faydalanacaktır. Gerek nüfus hizmetlerinin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi gerekse de çocuğun medeni haklarından gereği gibi yararlanabilmesi için doğumun zamanında bildirilmesi gerekmektedir. […]

Devamını Oku

VAKFIN AMACI

Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.101’e göre vakıf, birtakım malların belli bir amaca tahsis edilmesi ile kurulur. Başka bir deyişle; derneklerde olduğu gibi vakıflarda da amaç unsuru çok önemlidir. Belirtmek gerekir ki bu amaç, hukuka ve ahlaka uygun olmakla beraber hayatın olağan akışına göre de imkansız olmamalıdır. Bu imkansızlık unsurunun da kişiye göre değil, genel kanıyla […]

Devamını Oku

ERGİNLİĞİN KAZANILMASI

Erginlik, fiil ehliyetinin seviyesini belirleyen şartlar arasında sayılmaktadır. Erginliğin kazanılmasının, doğal ve yapay yol olmak üzere iki türü vardır. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.11, “Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar.”şeklindeki hükmüyle erginliğin doğal yolla kazanılmasından bahsetmiştir. Buna göre kişi; on sekiz yaşını doldurduğunda, vesayet veya velayet altındaysa bunlardan doğrudan kurtulur. Erginliğin kazanılmasını sağlayan diğer bir yol […]

Devamını Oku

FİİL EHLİYETİNİ ETKİLEYEN DURUMLARDAN AKIL HASTALIĞI

Bir kişinin kendi eylemleriyle hak sahibi olabilme ve borç altına girebilme ehliyetine fiil ehliyeti denir. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.9, ehliyetin koşullarını “Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.” diyerek belirlemiştir. Fiil ehliyetinin mutlak şartı olan ayırt etme gücü ise, kişi tarafından eylemlerinin sebep ve sonuçlarını idrak edebilme yeteneğidir. […]

Devamını Oku