İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – I

Fiili karine kavramıyla da ifade edilen hayatın olağan akışı kriteri, dayanağını yasal düzenlemelerden almayan, ancak pratikte ispat kurallarını sıkı sıkıya uygulamanın yargılamada özellikle delilleri değerlendirmek ve hüküm kurmak noktasında yol açtığı problemleri bertaraf etmek üzere, sınırları doktrin ve içtihatlarla belirlenen, ispat yükü dağılımına önemli birtakım etkileri olan bir kavramdır. Bu yazı serimizde, hayatın olağan akışı […]

Devamını Oku

TEKSİF İLKESİ

Teksif ilkesi, tarafların iddia ve savunmalarını yargılamanın uzamaması ve belirli bir düzen içinde devam ettirilmesi amacıyla, usul ekonomisine hizmet eder şekilde belirli bir usul kesitine kadar ileri sürebilmesi olarak tanımlanabilir. Medeni usul hukukumuza hakim ilkeler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“Kanun”) “Yargılamaya Hakim Olan İlkeler” başlıklı ikinci bölümünde düzenlenmiştir ve bu bölümde teksif ilkesine yer […]

Devamını Oku

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK KAPSAMINDA HAKSIZ REKABET – II

Bir önceki yazımızda konuya ilişkin genel bir giriş yapmış, haksız rekabet kavramından genel olarak bahsetmiştik (Lütfen bkz…). Bu yazımızda Türk Hukuku özelinde haksız rekabet kavramından detaylı olarak bahsedeceğiz. TÜRK HUKUKUNDA HAKSIZ REKABET KAVRAMI Hukukumuzda haksız rekabete ilişkin hükümler Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 54 ila 56. maddeleri arasında ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 57. […]

Devamını Oku

YENİ İHTİSAS MAHKEMELERİ

Hukuk uygulamasındaki aksaklıklardan biri de şüphesiz, özelleşmiş ihtisas mahkemelerinin çözmesi gereken ihtilafların genel mahkemelerde çözüme kavuşturulmaya çalışılmasıdır. Bu konu; uzmanlık gerektiren, benzer özellikteki uyuşmazlıkları gördüğü için bilgi birikimi ve tecrübesiyle ihtilafa en doğru yaklaşımı sunması mümkün olan mahkemeler eliyle ancak sorun olmaktan çıkacağından; bu yazımızda siz değerli okuyucularımıza çok yeni bir gelişmeyi aktarmak istedik. Hakimler […]

Devamını Oku

6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU KAPSAMINDA DELİL GÖSTERME

Bu yazımızda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) kapsamında delillerin gösterilmesine ilişkin açıklamalara yer vereceğiz. Medeni yargılamanın temel amacı gerçeğin ortaya çıkarılması olmakla beraber usul ekonomisi ve teksif ilkesi başta olmak üzere birtakım usul ilke ve kurallarıyla bu amaç sınırlandırılmıştır. Gerçeğin ortaya çıkarılması yönünde amacın yerine getirilmesinin yanı sıra yargılamanın makul sürede tamamlanması da gerekmektedir. […]

Devamını Oku

İSPAT YÜKÜ VE TÜRLERİ

Tarafların iddia veya savunmalarına dayanak gösterdikleri ve mahkemenin hüküm kurmasında etkili olacak olgulardan hangisinin yargılamanın hangi tarafınca ispat edileceği hususuna ispat yükü denmektedir. İspat yükü kavramı, objektif ispat yükü ve sübjektif ispat yükü olarak iki farklı ayrımda incelenmektedir. Objektif ispat yükü, vakıanın ispat edilememesi halinde, ispat yükü üzerine düşen ancak bu yükümünü yerine getiremeyen taraf aleyhine hüküm verilmesi […]

Devamını Oku

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK KAPSAMINDA HAKSIZ REKABET – I

Av. Yasemin ÇORAK & Av. Sevcen CAN Hukukumuzda, yabancılık unsuru taşıyan haksız rekabet uyuşmazlıklarında uygulanacak hukukun tespiti 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (“MÖHUK”) 37. maddesiyle iki farklı ayrımda düzenlenmiştir. Maddenin ilk fıkrasında “pazar üzerine etki” prensibi benimsenmiş, piyasası etkilenen ülke hukukunun uyuşmazlığa uygulanacağı düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında ise zarar görenin […]

Devamını Oku

EDA DAVASI

Dava çeşitleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda sistematik şekilde düzenlenmiş olup;  eda davası, tespit davası, belirsiz alacak ve tespit davası, kısmi dava, inşai dava, davaların yığılması, terditli dava, seçimlik dava, topluluk davası olmak üzere 9 adet dava türü belirlenmiştir. Sayılan dava çeşitlerinden kısmi dava ile belirsiz alacak davası arasındaki farkları açıkladığımız bir başka çalışmamız daha […]

Devamını Oku

TEMYİZ (YARGITAY) İNCELEMESİ NE ŞEKİLDE YAPILIR?

Kural olarak; Yargıtay temyiz incelemesini dosya üzerinde yapar. Ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesi’nde öngörüldüğü üzere, “… tüzel kişiliğin feshine veya genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanına veya iptaline, boşanma veya ayrılığa, velayete, soybağına ve kısıtlamaya ilişkin davalarla miktar veya değeri altmışbin Türk Lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri temyiz veya […]

Devamını Oku

HAKİMLER VERDİKLERİ KARARLARDAN SORUMLU MUDUR?

Hakimler, yargılama sürecinde önlerine gelen bir dava konusu ile ilgili tüm kanun ve mevzuat hükümlerine uygun şekilde karar vermek zorundadırlar. Aksine bir harekette, davada menfaati hukuka aykırı şekilde zedelenen taraf, Devlet aleyhine tazminat davası ikame edilebilecektir. Anılan davanın açılabilmesi, kuşkusuz hakimlerin yargılama faaliyetlerine ilişkin durumlar bakımından mümkündür. Yoksa hakimlerin bir vatandaş gibi günlük hayattaki olağan […]

Devamını Oku