Uyuşturucu veya uyarıcı maddeler tek kullanımda dahi bağımlılık yapabilen, ülkemizde üretimi, kullanımı, ticareti yasaklanmış doğal ya da sentetik maddelerdir. Uyuşturucu ve uyarıcı maddenin insanların sosyo ekonomik yaşamını felç eden özelliklerinin yanında araştırmalarla bağımlılıları suça teşvik ettiği de kanıtlanmıştır. Bunun gibi çok sayıda olumsuz etkileri olan uyuşturucu veya uyarıcı maddenin toplumsal düzen için potansiyel tehlike olması, bu konunun birçok kanunda düzenlenmesine sebebiyet vermiştir. Buradaki asıl amaç kamu düzeninin bozulmamasıdır. Bu doğrultuda Türk Ceza Kanunu’nda (“TCK”) da uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımı, üretimi ve ticaretine ilişkin ağır cezai yaptırımlar hükme bağlanmıştır.
Aslında uyuşturucu ve uyarıcı madde yalnızca ceza hukukunun problemi değildir. Toplumsal düzeyde etkileri olması, bu konuyu ortak bir sorun haline getirmektedir. Burada tehtidi ortadan kaldırabilmek için atılacak ilk adım, sorunun ortaya çıkma gerekçelerinin doğru olarak tespit edilmesine bağlıdır.
Hal böyleyken uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımı hakkındaki yargı kararları da toplumsal düzeyde çözümler üretmek üzere farklı yorumlar geliştirmeye başlamışlardır. Bu Yargıtay kararlarından birisi de 10. Ceza Dairesi’nden çıkmıştır.
Kararda “kullanmak için uyuşturucu bulundurmak” suçunu işleyen kişinin tedavisi sırasında aynı suçu yine işlemesi durumunda tekrar ceza verilmeyeceğine hükmedilmiştir. Söz konusu içtihat yerel mahkemelerce sıkça kararlarında kullanılmaya başlanmıştır. Bu konu hakkında yorumlarda bulunan psikyatri uzmanları da uyuşturucu bağımlılığının cezalandırmak yerine uygun tedavi yöntemleriyle yok edilebileceğini kaydetti.
TCK 191. maddesinde tanımlanan “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak” suçundan yargılanan E.O. mahkeme sürerken aynı suçu işlemesi nedeniyle Kayseri 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından ikinci suçlamadan hapis cezasıyla cezalandırıldı. E.O. kararı temyiz etti ve yerel mahkemenin kararı Yargıtay 10. Ceza Dairesi tarafından bozuldu. İstanbul 74. Asliye Ceza Mahkemesi “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak veya bulundurmak” suçundan yargılanan sanık S.B. adlı kişinin tedavi sürecinde tekrar uyuşturucu kullandığı tespit edildi. Ancak Yargıtay 10. Ceza Dairesi tarafından verilen karar uyarınca S.B. hakkında tekrar bir yargılama yapılmadı.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi tarafından verilen kararda, 6545 sayılı Kanun’un 68.maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmüne dayanıldı. Söz konusu hüküm uyarınca ikinci suçtan açılan davanın kovuşturma şartının ortadan kalktığı belirtildi.
Hukuk Desteği