BELİRSİZ ALACAK DAVASININ KALDIRILMASI VE KISMİ DAVADA YENİ DÖNEM

12.Yargı Paketi kapsamında hukuk yargılamasına ilişkin en dikkat çekici düzenlemelerden biri, belirsiz alacak davasına ilişkindir. Teklif ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan belirsiz alacak davası hükmünün yürürlükten kaldırılması ve bunun yerine kısmi dava kurumunun daha geniş bir koruma alanı sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi öngörülmektedir. Belirsiz alacak davası, alacağın miktarının veya değerinin dava açıldığı tarihte tam […]

Devamını Oku

CEZA YARGILAMASINDA KANUN YARARINA BOZMA

Ceza yargılamasında verilen bir kararın kesinleşmiş olması, her durumda o kararın hiçbir şekilde denetlenemeyeceği anlamına gelmez. Özellikle istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hakim veya mahkeme kararlarında açık bir hukuka aykırılık bulunması halinde, “Kanun Yararına Bozma” adı verilen olağanüstü kanun yolu gündeme gelebilir. Kanun yararına bozma, ceza yargılamasında hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf […]

Devamını Oku

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU GEREĞİNCE GÖREVLENDİRİLEN MÜDAFİ VE VEKİLLERE YAPILACAK ÖDEMELERE İLİŞKİN 2026 YILI TARİFESİ

Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2026 Yılı Tarifesi, 08.01.2026 tarihli ve 33131 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanmıştır. Yeni düzenlemeler aşağıdaki gibidir:  Amaç MADDE 1- (1) Bu Tarifenin amacı, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının talebi üzerine görevlendirilen müdafi veya vekillere ödenecek meblağları belirlemektir. […]

Devamını Oku

ADLİ KONTROL –II-

Bir önceki yazımızda koruma tedbirlerinden adli kontrol tedbirine giriş yapmış ve adli kontrole karar verecek merciler ve adli kontrole ilişkin süreler üzerinde durmuştuk (Lütfen Bakınız.) Bu yazımızdaysa adli kontrol kararının getirdiği yükümlülükler üzerinde duracağız. CMK 109/3 fıkrasında, adli kontrol kararının getirdiği yükümlülükler sıralanmıştır. Bu yükümlülükler; şeklindedir. CMK 109/6 fıkrasında; “Adlî kontrol altında geçen süre, şahsî […]

Devamını Oku

ADLİ KONTROL- I-

Bir önceki yazımızda koruma tedbirlerinden tutuklama üzerinde durmuştuk (Lütfen Bakınız.). Bu yazımızda ise koruma tedbirlerinin bir diğer türü olan adli kontrol tedbiri üzerinde duracağız. Adli kontrol tedbiri, Ceza Muhakemesi Kanunu (“CMK”) 109 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.  CMK 109/1 fıkrasında adli kontrol; “Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması […]

Devamını Oku

BİLİRKİŞİ RAPORU BAĞLAYICI BİR DELİL MİDİR?

Yargılama sırasında mahkemeye ibraz edilen deliller, esas olarak takdiri ve kesin delil şeklinde iki başlık altına kategorize edilmektedir. Hakim için bağlayıcılık teşkil eden, yargılamaya konu olan vakıayı kesin olarak ispat ettiği kabul edilen ve aksinin iddia edilmesi mümkün olmayan deliller, kesin delil olarak adlandırılırken; hakim için bağlayıcılık teşkil etmeyen, üzerinde hakimin takdir yetkisini kullanabileceği deliller, […]

Devamını Oku

HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI (“HAGB”) KURUMU, ANAYASA MAHKEMESİ KARARIYLA İPTAL EDİLDİ

Sanık hakkında hükmedilen cezanın; iki yıl veya daha az süreli hapis cezası veya adli para cezası olması halinde -belirli şartların sağlanması koşuluyla- hükmün açıklanmasının beş yıl geriye bırakılmasına ilişkin kurum, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (“hagb”) olarak adlandırılmaktadır. (Lütfen bakınız.) Ceza Muhakemesi Kanunu (“CMK”) kapsamında detaylı olarak düzenlenen hagb’nin uygulanabilmesi için gerekli şartlar, aynı Kanun’un 231. […]

Devamını Oku