İCRA YOLUYLA SATIN ALINAN TAŞINMAZDA KİRACININ TAHLİYESİ

İcra yoluyla yapılan açık artırmada kiracılı bir taşınmazın satın alınması, taşınmazda bulunan kişinin kendiliğinden tahliye edilebileceği anlamına gelmemektedir. İhale sonrasında uygulanacak tahliye yolu; kira ilişkisinin ne zaman kurulduğuna ve bu ilişkinin hangi belgelerle ispatlanabildiğine göre değişmektedir. İcra ve İflas Kanunu’nun (“İİK”) 135/2. maddesi, ihale alıcısına özel bir tahliye imkanı tanımaktadır. Buna göre taşınmaz borçlu tarafından […]

Devamını Oku

İFLAS YOLUYLA TAKİP VE ALACAKLI AÇISINDAN SONUÇLARI

Borçlunun ödeme yapmaması halinde alacaklının başvurabileceği yollardan biri de iflas yoluyla takiptir. İflas yolunun haciz yolundan temel farkı, yalnızca borçlunun belirli mal ve haklarının haczedilmesi yerine haczedilebilir malvarlığının bir bütün olarak tasfiye edilmesidir. Bu nedenle borçlunun birden fazla alacaklısının bulunması, farklı malvarlığı unsurlarına veya üçüncü kişilerden alacaklara sahip olması ya da bireysel haciz takipleri ile […]

Devamını Oku

İCRA ve İFLAS KANUNU MADDE 94 İKİNCİ FIKRA UYGULAMASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER (II)

Borçlunun tescil hakkı bir sözleşmeye dayanıyorsa, öncelikle sözleşmede belirlenen devir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılır. Taşınmazın devri inşaatın tamamlanmasına, yapı kullanma izin belgesinin alınmasına, eksik işlerin giderilmesine veya başka bir edimin yerine getirilmesine bağlanmış olabilir. Borçlu bu yükümlülükleri yerine getirmemişse henüz tescil hakkı doğmamış olabilir. Alacaklı da borçlunun sahip olduğundan daha geniş bir hak kullanamayacağı için […]

Devamını Oku

İCRA ve İFLAS KANUNU MADDE 94 İKİNCİ FIKRA UYGULAMASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER (I)

Borçlu hakkında yürütülen icra takibinde, borçlunun başka bir hukuki sebeple kazandığı ancak henüz tapuda veya gemi sicilinde kendi adına tescil ettirmediği mülkiyet ve diğer ayni haklarla karşılaşılabilir. Bu haklar sicilde borçlu adına kayıtlı görünmediği için doğrudan haczedilmesi ve satışa çıkarılması mümkün olmayabilir. İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 94. maddesinin ikinci fıkrası, bu durumda alacaklıya söz […]

Devamını Oku

İFLASTAN ÖNCE YAPILAN MAL KAÇIRMA İŞLEMLERİ NASIL İPTAL EDİLİR?

Ticari hayatta borçluların ödeme güçlüğüne düştüğü dönemlerde, malvarlığındaki taşınmazları veya değerli malları üçüncü kişilere devrettiği görülebilmektedir. Özellikle borçlunun iflastan kısa süre önce taşınmazını eşine, kardeşine, akrabasına, ortağına veya yakın ilişki içinde bulunduğu kişilere devretmesi halinde, alacaklılar bakımından ciddi hak kayıpları doğabilmektedir. Ancak borçlunun malını devretmiş olması, alacaklıların artık bu mala hiçbir şekilde ulaşamayacağı anlamına gelmemektedir. […]

Devamını Oku

ŞİRKET KENDİ İFLASINI İSTEYEBİLİR Mİ?

Ticari hayatta şirketlerin her zaman düzenli şekilde borç ödeyebilmesi mümkün olmayabilir. Piyasa şartlarının bozulması, tahsilatların gecikmesi veya şirket aktiflerinin borçları karşılamaya yetmemesi halinde, şirket yalnızca alacaklıların icra takibi başlatmasını beklemek zorunda değildir. Şartları varsa, şirketin kendisi de mahkemeye başvurarak iflasını isteyebilir. Uygulamada “Borçlunun Müracaatıyla Doğrudan Doğruya İflas” olarak ifade edilen bu yol, şirketin artık borçlarını […]

Devamını Oku

İCRA DOSYASINA SUNULAN SÖZLEŞMELERİN DAMGA VERGİSİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ

İcra takiplerinde dosyaya dayanak olarak sunulan yazılı sözleşmeler, yalnızca alacağın varlığını veya takibin hukuki sebebini gösteren belgeler olarak görülmemektedir. Bu belgeler, aynı zamanda 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu bakımından damga vergisine tabi “kâğıt” niteliği taşıyabildiğinden, icra dosyasına ibraz edilmeleri damga vergisi yönünden ayrıca değerlendirme yapılmasına engel teşkil etmemektedir. Bu nedenle yazılı kira sözleşmesinin icra dosyasına […]

Devamını Oku