Şiddetli yağışlar sonucunda meydana gelen sel ve su baskınları, trafikte bulunan veya park halindeki araçlarda ciddi maddi hasarlara neden olabilmektedir. Araçların su altında kalması, motor ve elektronik aksamlarının zarar görmesi ya da tamamen kullanılamaz hale gelmesi durumunda, ortaya çıkan zararın kim tarafından karşılanacağı önemli bir hukuki sorun oluşturmaktadır. Peki, sel nedeniyle aracı zarar gören kişiler, […]
Kategori: Borçlar Hukuku
YARGITAY, TÜFE ESASLI KİRA ARTIŞ ŞARTINI GEÇERLİ KABUL ETTİ
Konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde yenilenen kira döneminde uygulanacak kira bedelinin nasıl belirleneceği, taraflar arasında sıklıkla uyuşmazlığa neden olmaktadır. Özellikle kira sözleşmesinde yıllık artış yapılacağı açıkça kararlaştırılmış olmasına rağmen kiracının artış uygulamaksızın önceki kira bedelini ödemeye devam etmesi veya sözleşmedeki artış hükmünün yeterince açık olmadığı iddiası, kira farkı alacağı ve tahliye taleplerini gündeme getirebilmektedir. […]
İFLASTAN ÖNCE YAPILAN MAL KAÇIRMA İŞLEMLERİ NASIL İPTAL EDİLİR?
Ticari hayatta borçluların ödeme güçlüğüne düştüğü dönemlerde, malvarlığındaki taşınmazları veya değerli malları üçüncü kişilere devrettiği görülebilmektedir. Özellikle borçlunun iflastan kısa süre önce taşınmazını eşine, kardeşine, akrabasına, ortağına veya yakın ilişki içinde bulunduğu kişilere devretmesi halinde, alacaklılar bakımından ciddi hak kayıpları doğabilmektedir. Ancak borçlunun malını devretmiş olması, alacaklıların artık bu mala hiçbir şekilde ulaşamayacağı anlamına gelmemektedir. […]
İKİ HAKLI İHTAR NEDENİYLE TAHLİYEDE TEBLİĞ ANININ ÖNEMİ
Kira ilişkisinde kiracının kira bedelini süresinde ödememesi, belirli şartların gerçekleşmesi halinde kiraya verene tahliye davası açma imkanı tanımaktadır. Bu imkanlardan biri de Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davasıdır. İki haklı ihtar nedeniyle tahliye davasında, kiracının aynı kira yılı veya kira dönemi içinde kira bedelini ödememesi sebebiyle iki […]
KİRA HUKUKUNDA SÜRE AYRIMI: BELİRLİ VE BELİRSİZ SÜRELİ KİRA SÖZLEŞMELERİ
Kira sözleşmeleri, sürelerine göre “belirli süreli” ve “belirsiz süreli” olmak üzere iki ana kategoride ele alınır. Türk Borçlar Kanunu (TBK), bu ayrımı sadece tarihler üzerinden değil, sözleşmenin bitiminden sonraki uzama ve fesih mekanizmaları üzerinden de tanımlar. Belirli süreli kira sözleşmesi; tarafların açıkça veya örtülü olarak bir bitiş tarihi belirlediği sözleşme türüdür. Kural olarak, belirlenen sürenin […]
İNANÇ SÖZLEŞMESİ VE İNANÇ SÖZLEŞMESİNE DAYALI TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI
İnançlı işlem, Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmemiş olup öğretide kabul edilmiş olan, inanana belirli koşulların gerçekleşmesi halinde kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Kanunun emredici hükümlerine, ahlak ve kişilik haklarına aykırı olmamak kaydıyla karşılıklı güvene dayalı olarak taraflar inançlı işlem yapabilmektedirler. İnançlı işlemler genellikle teminat sağlamak amacıyla yapılmaktadır. (Lütfen bakınız.) İnanç sözleşmeleri kaynağını 5.2.1947 tarihli […]
KİRA BORCUNUN YASAL SÜRESİNDE ÖDENMEMESİ HALİNDE SONRADAN YAPILAN ÖDEMELERİN TEMERRÜDÜ ORTADAN KALDIRMAMASI
Kira ilişkisinde kiracının asli borcu, kira bedelini sözleşmede kararlaştırılan tarihte veya icra takibi yapılmış olması hâlinde İcra ve İflas Kanunu m.269 uyarınca tanınan 30 günlük yasal süre içinde ödemektir. Bu sürede ödeme yapılmaması halinde kiracı kendiliğinden temerrüde düşer ve temerrüt olgusunun gerçekleşmesiyle tahliye hukuki bir sonuç olarak doğar. Yargıtay’ın yerleşik, istikrarlı ve süreklilik arz eden […]