BİLİRKİŞİNİN REDDİ

Bilirkişilik kurumu, hukuk yargılamasında hâkimin hukuki bilgisiyle çözümlenmesi mümkün olmayan, çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren uyuşmazlıklarda başvurulan yardımcı bir yargılama müessesesidir. Bilirkişiler, mahkemenin yerine geçerek hukuki değerlendirme yapan karar mercileri değil; teknik veriyi inceleyen ve bu veriyi yargılamanın hizmetine sunan uzman kişilerdir.

Bilirkişiliğin amaç, kapsam ve temel ilkeleri; 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu, Bilirkişilik Yönetmeliği ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (“HMK”) birlikte düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde bilirkişinin bağımsız, tarafsız ve objektif şekilde görev yapması, yalnızca uzmanlık alanına giren teknik konularda kendisine tevdi olunan görev kapsamında açıklama yapması ve hukuki nitelendirmeden kaçınması zorunlu tutulmuştur.

Bu çerçeveye aykırı davranılması hâlinde, yargılamada menfaati zedelenen taraf bakımından çeşitli hukuki denetim yolları öngörülmüştür. (Lütfen Bakınız.) Bu yollardan biri de “bilirkişinin görevini yapmaktan yasaklı olması veya reddi” müessesesidir. Bilirkişinin reddi; HMK m.272’de, hakimlerin yasaklılığı ve reddine ilişkin hükümlerin bilirkişiler bakımından da kıyasen uygulanacağı şeklinde düzenlenmiştir. Dolayısıyla bilirkişinin reddi, bireysel bir memnuniyetsizlik değil; yargılamada tarafsızlığın korunmasına yönelik kurumsal bir güvencedir.

HMK madde 36’da yer alan hâkimin reddi sebepleri, bilirkişinin reddi bakımından da belirleyicidir. Özellikle davada taraflardan birine yol gösterilmesi veya kanunen gerekmediği hâlde görüş açıklanması, bilirkişinin tarafsızlığına gölge düşüren hâller arasında kabul edilir. Bilirkişinin teknik inceleme sınırını aşarak hukuki sonuç cümleleri kurması ya da taraf anlatımını sahiplenen bir dil kullanması, artık raporun içeriğini aşan bir sorundur.

Uygulamada bu tartışmalar çoğunlukla bilirkişi raporu üzerinden gündeme gelir. Bilirkişi raporunun eksik veya hatalı olduğu iddiası kural olarak rapora itiraz konusu iken; raporun dili ve yöntemi itibarıyla tarafsızlığı zedelediği izlenimini doğurması, bilirkişinin reddini gündeme getirir. Bu ayrım süreler bakımından da önemlidir; zira rapora itiraz süresi iki hafta iken, bilirkişinin reddi talebi ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde ileri sürülmelidir.

Mahkemeler, bilirkişinin reddi taleplerini raporun bütününü dikkate alarak değerlendirmektedir. Bu kapsamda, raporda taraf iddialarının özetlenmesi tek başına reddi gerektiren bir durum olarak kabul edilmemekle birlikte; taraf anlatımı ile bilirkişi tespiti arasındaki sınırın belirsizleştiği, bilirkişinin teknik inceleme aşamasında hukuki sonuçlara yer verdiği veya rapor dilinin taraflardan biriyle özdeşleştiği izlenimini doğurduğu hâllerde, bilirkişinin tarafsızlığı ciddi biçimde tartışmalı hâle gelmektedir.

Aşağıda bilirkişiliğin reddi ile ilgili kararlara yer verilmiştir.

Danıştay 13. Daire, E. 2023/583 K. 2023/3352 T. 03.07.2023: “Tarafların dava konusu olayla ilgili olarak temin ettikleri uzman görüşleri, teknik anlamda bilirkişi raporları değildir. Bilirkişiler tarafsız olmalıdır. Bilirkişilerin tarafsızlığının sağlanması için, hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleri bilirkişiler bakımından da uygulanır. (Oğuz Atalay, Medenî Usul Hukuku, Ed.: Hakan Pekcanıtez, Muhammet Özekes, Mine Akkan, Hülya Taş Korkmaz, II. Cilt, 15. Baskı, İstanbul, On İki Levha Yayıncılık, 2017, s. 1935.)”

Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/180 K. 2021/377 T. 29.04.2021: “Her ne kadar davacı vekili bilirkişilerin reddi talebinde bulunmuş ise de; Bilirkişinin reddi HMK’nın 272.maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin yaptığı atıf gereği yasanın 36.maddesinde ret sebepleri yer almıştır. Davacı taraf ret sebebi olarak bilirkişinin hukuki görüş belirtmesi sebebine dayanmış olup, bu husus ret sebepleri arasında yer almadığı gibi, Mahkememizce de bilirkişinin reddini gerektirecek bir husus dosya kapsamından tespit edilmemiştir. Bu nedenlerle mahkememizin 29/04/2021 tarihli duruşmada verilen ara karar ile bilirkişinin reddi talebinin reddine karar verilmiştir.”

(Lütfen Bakınız.)

(Lütfen Bakınız.)

(Lütfen Bakınız.)

(Lütfen Bakınız.)

(Lütfen Bakınız.)

(Lütfen Bakınız.)

                                                                                                                      Hukuk Desteği

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir