20 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete ’de yayımlanan Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulu’nun 282 Sayılı Kararı ile İstanbul’daki ticari yargılamada kritik bir yapısal değişikliğe gidildi. İstanbul’un farklı yakalarında hizmet veren pek çok Asliye Ticaret Mahkemesi kapatılarak tek bir merkezde toplandı. Bu uygulamanın getireceği avantaj ve dezavantajlar hukuk camiası tarafından en önemli gündem olarak tartışmalara konu edilmeye derhal başlandı.
HSK Kararı uyarınca; Bakırköy, İstanbul Anadolu (Kartal), Küçükçekmece Adliyeleri bünyesinde bulunan Asliye Ticaret Mahkemeleri kaldırılmış ve bu mahkemelerin tamamı İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri ile birleştirilmiştir.
Bu kararın en dikkat çekici noktası, İstanbul’daki ticari yargı yetkisinin mülki sınırlar bazında yeniden belirlenmesidir. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin yargı çevresi artık bağlı bulundukları ağır ceza mahkemelerinin çevreleriyle sınırlı değil; “İstanbul ilinin mülki sınırları” olarak tayin edilmiştir. Bu durum, İstanbul’un hangi ilçesinde olursanız olun ticari davalarda yetkili mahkemenin artık tek bir merkez çatısı altında toplanacağı anlamına gelmektedir.
Kararda, faaliyetleri durdurulan Bakırköy, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmekte olan mevcut dosyaların durumu da netleştirilmiştir. Buna göre faaliyeti durdurulan mahkemelerdeki tüm dosyalar, herhangi bir ek talebe gerek kalmaksızın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine devredilecektir. Devir işlemleri, ilgili mahkemelerin faaliyetlerinin durdurulduğu tarih itibarıyla başlayacaktır.
İstanbul ili içinde asliye ticaret yargısının tek yargı çevresi altında toplanmasıyla birlikte, adliyeler arası uygulamadan kaynaklanan yetki tartışmalarının ve buna bağlı “yetkisizlik” kararlarının bu alan bakımından önemli ölçüde azalması beklenmektedir. Bu süreçte, mevcut dosyaların İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine devri nedeniyle yeni esas numarası, görevli mahkeme bilgisi ve duruşma günleri gibi kritik verilerin değişebilmesi ihtimaline karşı, ilgililerin ve vekillerin dosya hareketlerini UYAP üzerinden düzenli ve kesintisiz biçimde takip etmesi; tebligatların doğru dosyaya işlendiğinin, tensip ve ara kararların görülebildiğinin ve duruşma günlerinde herhangi bir aksama doğmadığının kontrolü bakımından önem arz etmektedir. Öte yandan, mahkemelerin fiilen hangi fiziki yerleşkede (merkez bina veya ek hizmet binaları) faaliyet göstereceği hususu, idari planlama ve ilan süreçlerine bağlı olduğundan, bu konuda yapılacak resmî duyuruların izlenmesi gerekecektir.
Netice itibarıyla söz konusu düzenleme, ticari uyuşmazlıklarda yargılamanın birleştirilmesi, uygulama farklılıklarının azaltılması ve yargısal süreçlerin etkinleştirilmesi amacına yönelen yapısal bir adım niteliği taşımakla birlikte, geçiş döneminde dosya devri ve iş dağılımının yeniden kurulması sebebiyle ortaya çıkabilecek süre ve işlem uzamalarına karşı dikkat ve özenle hareket edilmesi gerekmektedir.

Hukuk Desteği
