KUSURSUZ SORUMLULUK (SEBEP SORUMLULUĞU)

Kusursuz sorumluluk, sorumluluğun kişinin kusuruna bağlanmadığı, yasal düzenlemelerle öngörülen ve zararı meydana getiren olay/olgu ile zarar arasında bir nedensellik bağının sorumluluğun varlığını ortaya koymak için yeterli görüldüğü bir sorumluluk türüdür. Kusursuz sorumluluk, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“Kanun”) 65. ve 71. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanun’da sayılan kusursuz sorumluluk halleri aşağıdakilerdir: Hakkaniyet Sorumluluğu Yasal düzenlemelerle öngörülen […]

Devamını Oku

EVLİLİK BİRLİĞİNİN SARSILMASI SEBEBİYLE BOŞANMA

Evlilik birliğinin sarsılması, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (“Kanun”) 166. maddesinin I. ve II. fıkralarında düzenlenen genel ve aynı zamanda nisbi boşanma sebeplerinden biridir. Evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayanarak boşanma kararı verebilmek için evlilik birliği temelinden sarsılmış olmalı ve eşlerin ortak yaşamı sürdürmeleri kendilerinden beklenemez olmalıdır. Evlilik birliğini temelinden sarsan ve ortak yaşamı çekilmez kılan […]

Devamını Oku

BOŞANMA NEDENLERİNİN SINIFLANDIRILMASI (II)

4721 sayılı Türk Medeni Kanununda (“Kanun”) yer alan düzenlemelere bakıldığında boşanmanın sebeplerine ilişkin olarak iki farklı ayrıma gitmek mümkündür. Bu doğrultuda boşanma sebepleri, konularına göre özel ve genel boşanma sebepleri, etkilerine göre ise mutlak ve nisbi boşanma sebepleri olarak sınıflandırılabilmektedir. Konularına göre boşanma sebeplerinden bir önceki yazımızda bahsetmiştik (Lütfen bakınız.) Bu yazımızda ise etkilerine göre […]

Devamını Oku

GARANTİ VE KEFALET SÖZLEŞMELERİ ARASINDAKİ FARKLAR

Kefalet sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) 581. maddede “Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir.”şeklinde düzenlenmiştir. Garanti sözleşmesi ise TBK’da açıkça belirtilmemiş olup üçüncü kişinin fiilini üstlenme başlıklı TBK 128. madde“Üçüncü bir kişinin fiilini başkasına karşı üstlenen, bu fiilin gerçekleşmemesinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. Belirli […]

Devamını Oku

YÜZ KIZARTICI SUÇLAR

Yüz kızartıcı suç kavramı, ceza hukuku mevzuatımızda tanımlanmamış olmakla birlikte, objektif olmayan, görece bir değerlendirmeye göre kişinin toplum içerisinde utanç duygusunu harekete geçiren suçlar olarak tanımlanabilir. Yüz kızartıcı suçlardan, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu, 5411 Bankacılık Kanunu gibi bazı özel kanunlarda bahsedilmiş ve bu suçlar Anayasa’nın 76. maddesinde örnekleme olarak sayılmıştır. Özel kanunlar ve […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN ÇALIŞMA KOŞULLARINDA DEĞİŞİKLİK

İşçinin çalışma koşullarında esaslı değişikliğin neleri kapsadığı 4857 sayılı İş Kanununda (“Kanun”) düzenlenmemekle birlikte, Yargıtay kararlarına bakıldığında; ücret, yan haklar, çalışma yeri, görev tanımı, çalışma süreleri gibi çalışma koşullarında işçinin aleyhine ve durumunu ağırlaştıracak şekilde değişiklik yapılması olarak kabul gördüğü anlaşılmaktadır. Çalışma koşullarında yapılan bir değişiklik, işçinin yararına sonuçlar doğuruyorsa, bu değişiklik esaslı bir değişiklik […]

Devamını Oku

TEREKENİN TESPİTİ DAVASI

Kelime anlamı “ölen bir kimseye ait olan her şey” olan tereke, hukuk terminolojisinde, miras bırakanın ölümüyle birlikte mirasçılarına geçen ve miras bırakanın şahsına bağlı olmayan tüm özel hukuk ilişkileri demektir. Taşınır ve taşınmaz mallar, vadeli ve vadesiz alacaklar, faizler, borçlar, masraflar terekeye dahildir. Miras bırakanın ölümünden sonra geride bıraktığı mal varlığı ve terekeye dahil diğer […]

Devamını Oku