MÜHÜR FEKKİ (BOZMA) SUÇU

Mühür fekki suçu Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) Kamu Güvenine Karşı Suçlar kısmında madde 203’te “(1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Madde […]

Devamını Oku

KİŞİLİĞİN İHLALİ VE HUKUKİ SONUÇLARI – II

Bir önceki yazımızda kişiliğin ihlalinden ve buna bağlı olarak başvurulabilecek yolların kanuni dayanağından söz etmiştik. Bugünkü yazımıza kişiliğin ihlali kaynaklı tazminat davaları ile devam etmekteyiz. Kişilik değerlerine haksız bir saldırı yapılması halinde ortaya çıkan maddi zararın giderilmesi amacıyla açılan dava maddi tazminat davasıdır. Kusursuz sorumluluğu gerektiren bir hal mevzu bahis değilse bu noktada Türk Borçlar […]

Devamını Oku

KİRALANANIN YENİDEN İNŞASI NEDENİYLE FESİH HAKKI

Bir önceki yazımızda (Lütfen bakınız.) yeni malikin ihtiyacı sebebiyle fesih hakkından söz etmiştik. Bugünkü yazımıza ise kiralananın yeniden inşası nedeniyle fesih hakkıyla devam etmekteyiz. Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) m.350/2’de “Kiraya veren, kira sözleşmesini;…2. Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli […]

Devamını Oku

TÜRK CEZA KANUNU KAPSAMINDA TEŞEBBÜS VE GÖNÜLLÜ VAZGEÇME KAVRAMLARI

Teşebbüs, failin işlemeyi kast ettiği suçu meydana getirmek için elverişli hareketlerle icraya başlamasına rağmen kendi iradesi dışındaki nedenlerden ötürü icra hareketlerini tamamlayamaması durumunu karşılamaktadır. Açıklanan hukuki kurum Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) 35. maddesinde “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Suça […]

Devamını Oku

SÖZLEŞMENİN YORUMLANMASI

Sözleşme, tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun irade beyanları ile meydana getirilen hukuki bir işlem olarak kısaca ifade edilebilmektedir. Sözleşmenin kurulmasının yanında; tarafların irade beyanlarının birbirlerine uygun olup olmadığının, sözleşme içeriğinin ne anlama geldiğinin anlaşılması için sözleşmenin yorumlanması hususu da oldukça önem teşkil etmektedir. Doğduğu iddia edilen sözleşmenin yorumlanması sırasında sözleşme taraflarının iradeleri incelenirken; sözleşmenin esaslı […]

Devamını Oku

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK KAPSAMINDA HAKSIZ REKABET – VI

Bir önceki yazımızda haksız rekabete uygulanacak hukukun tespitinden kısaca bahsetmiştik (Lütfen bakınız.). Bu yazımızda ise haksız rekabete uygulanacak hukukun tespitinde kullanılan yöntemlere değineceğiz. HAKSIZ REKABETE UYGULANACAK HUKUKUN TESPİTİNDE YÖNTEMLER Haksız rekabete uygulanacak hukukun tespitinde kullanılan yöntemler; ika yeri hukuku (lex loci delicti commissi), hakimin hukuku (lex fori), vatandaşlık veya yerleşim yeri hukuku, en sıkı ilişkili […]

Devamını Oku

YENİ MALİKİN İHTİYACI NEDENİYLE FESİH HAKKI

Bugünkü yazımızda, kira sözleşmesinin fesih sebeplerinin bir diğer başlığı yeni malikin ihtiyacı nedeniyle fesih hakkı ile konumuza devam etmekteyiz. Esasen bu fesih sebebi de ihtiyaç nedeniyle fesih hakkına dayanmaktadır. Buradaki önemli husus, kiracının kiralananı kullanırken taşınmazın malikinin el değiştirmesidir. Yine kanunda düzenlemiş olan şartların gerçekleştiği durumda yeni malikin de kiracıyı tahliye ettirebilme imkanı doğabilmektedir. Türk […]

Devamını Oku