İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – I

Av. Sevcen CAN & Av. Yasemin ÇORAK Fiili karine kavramıyla da ifade edilen hayatın olağan akışı kriteri, dayanağını yasal düzenlemelerden almayan, ancak pratikte ispat kurallarını sıkı sıkıya uygulamanın yargılamada özellikle delilleri değerlendirmek ve hüküm kurmak noktasında yol açtığı problemleri bertaraf etmek üzere, sınırları doktrin ve içtihatlarla belirlenen, ispat yükü dağılımına önemli birtakım etkileri olan bir […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN SIR SAKLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ – IV

Av. Sevcen CAN & Av. Yasemin ÇORAK Bir önceki yazımızda iş sırrının unsurlarından detaylı olarak bahsetmiştik (Lütfen bakınız.). Bu yazımızda ise sır saklama yükümlülüğüne ilişkin yasal düzenlemelere yer vereceğiz. İşçinin sır saklama yükümlülüğüne ilişkin temel düzenlemeye 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Özen ve sadakat borcu” kenar başlıklı 396. maddesinde; “İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve […]

Devamını Oku

VAKIF TÜRLERİ

Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.101, “Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.” şeklinde vakfın tanımını yapmıştır. TMK, uygulamada fayda unsurunun ön plana çıkması için, dernekler gibi vakfı da çeşitli türlere ayırmaktadır. Bu ayrım: şeklinde yapılabilir. Olağan vakıflar, diğer maddedeki vakıflardan farklı […]

Devamını Oku

ANAPARA VE ÜST SINIR İPOTEĞİ

İpotek,mevcut olan veya ileride doğması muhtemel olan bir alacağı güvence altına alan bir taşınmaz rehnidir. Bir alacağı güvence altına alarak, ilgili alacağın ödenmemesi durumunda sahibine, rehin konusu taşınmazı cebri icra yoluyla sattırarak bedelinden alacağını tahsis etme hakkı verir. Yazımızda anapara ve üst sınır ipoteğini öz olarak anlatıp bunların rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip açısından farklarına […]

Devamını Oku

KİRACININ KONUTU TAHLİYE EDERKEN BOYA VE BADANA YAPTIRMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ VAR MIDIR?

Uygulamada, kira sözleşmeleriyle kiracıya, konutu tahliye ederken boya ve badana yaptırma yükümlülüğü getirildiğine sıklıkla rastlamaktayız. Söz konusu yükümlülüğe, genellikle “kiracı evi boya ve badanalı olarak teslim almıştır, evi boşaltırken boyalı ve badanalı olarak teslim edecektir” şeklinde maddelerle kira sözleşmelerinde yer verilse de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“Kanun”) ve yerleşik içtihatlar uyarınca, söz konusu sözleşme […]

Devamını Oku

EVLİLİK BİRLİĞİ İÇERİSİNDE AYRILIK KARARI

Boşanmanın genel ya da özel sebeplerinden birinin gerçekleştiği durumlarda, tarafların mutlaka boşanma davası açması gerekmemektedir. Çiftlerden biri dilerse, ortak hayatın tatili için yerleşim yeri Aile Mahkemesi’ne başvuruda bulunabilir. Belirtmek gerekir ki; mahkemeden sadece ayrılık talebinde bulunulduğu durumlarda hakim, kesinlikle boşanma kararı veremez. Zaten bilindiği üzere, hukuk mahkemelerinde esas olan talep ve beyandır. Türk Medeni Kanunu […]

Devamını Oku

ALIKOYMA

Türk Ceza Kanunu (“TCK”) kapsamında alıkoyma suçu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma şeklinde ele alınmaktadır. Alıkoyma suçunda esas olan, kişinin bir yere gitmesinin ya da bir yerde kalmasının engellenmesidir. Başka bir değişle; bu iki unsurdan biri eylemci tarafından gerçekleştirildiği takdirde, alıkoyma suçunun vuku bulduğu kabul edilmektedir. Suçun unsurlarından bahsettikten sonra önemle belirtmek gerekir ki; alıkonulan kişinin […]

Devamını Oku