KİRA BORCUNUN YASAL SÜRESİNDE ÖDENMEMESİ HALİNDE SONRADAN YAPILAN ÖDEMELERİN TEMERRÜDÜ ORTADAN KALDIRMAMASI

Kira ilişkisinde kiracının asli borcu, kira bedelini sözleşmede kararlaştırılan tarihte veya icra takibi yapılmış olması hâlinde İcra ve İflas Kanunu m.269 uyarınca tanınan 30 günlük yasal süre içinde ödemektir. Bu sürede ödeme yapılmaması halinde kiracı kendiliğinden temerrüde düşer ve temerrüt olgusunun gerçekleşmesiyle tahliye hukuki bir sonuç olarak doğar. Yargıtay’ın yerleşik, istikrarlı ve süreklilik arz eden […]

Devamını Oku

TAŞINMAZ SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİNDE ŞEKİL ŞARTI

Hukukumuzda her ne kadar, şekil serbestisi ilkesi benimsenmiş olsa da Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) .12’de yer verilen “Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir.” şeklindekidüzenleme ile kanun koyucunun bazı sözleşmelerin geçerliliğini şekil şartına bağlayabileceği öngörülmüştür. Yasal düzenlemeler ile öngörülen şekil şartının temel nedeni, telafisi güç hak kayıplarının önlenerek tarafların korunmasını sağlamaktır. Taşınmaz Satış […]

Devamını Oku

TAŞINMAZ SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİNDE ALACAĞIN TEMLİKİ

“Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmelerinde Şekil Şartı” başlıklı yazımızda (Lütfen Bakınız.), bu sözleşmelerin taşınmazın devrini içermesi sebebiyle şekil şartına tabii tutulduğundan ancak şekil şartının, dürüstlük kuralı ile çatışması halinde, dürüstlük kuralının şekil şartını aşabileceğinden bahsetmiştik. Arsa sahipleri ile aralarında akdetmiş oldukları kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında, taşınmaz üzerine bina yapımını üstlenen yüklenicinin, inşa edilecek bağımsız bölümlerin […]

Devamını Oku

YATIRIM UYUŞMAZLIKLARININ ARABULUCULUĞA ELVERİŞLİLİK AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ – II

Bir önceki yazımızda türleri itibarıyla yatırım uyuşmazlıklarının arabuluculuğa elverişliliği konusuna giriş yapmış, her iki tarafın tacir olduğu uyuşmazlıklar ile taraflardan birinin tüketici olduğu uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişlilik noktasında incelemiştik (Lütfen Bakınız.). Bu yazımızda, taraflardan birinin devlet olduğu uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişliliği hususuna değineceğiz. Taraflardan Birinin Devlet Olduğu Uyuşmazlıkların Arabuluculuğa Elverişliliği 6325 sayılı Kanun’un madde 1/2’nin“Bu Kanun, yabancılık […]

Devamını Oku

KİRA SÖZLEŞMELERİNDE TARAF DEĞİŞİKLİĞİ

Kira sözleşmesi; kiraya veren ve kiracının taraf olduğu, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Kira sözleşmesinde kiraya veren bir şeyin kullanımını/yararlanılmasını kiracıya bırakırken, kiracı ise bunun karşılığında kira bedelini ödemeyi üstlenir. Diğer sözleşmelerde olduğu gibi kira sözleşmesinde de asıl olan, tarafların değişmemesidir. Ancak farklı nedenlere dayalı olarak kira sözleşmesinin taraflarının değişmesi mümkündür. Taraf […]

Devamını Oku

YATIRIM UYUŞMAZLIKLARININ ARABULUCULUĞA ELVERİŞLİLİK AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ – I

Bu yazımızda türleri itibarıyla yatırım uyuşmazlıklarının arabuluculuğa elverişliliği, arabuluculuğa ilişkin iradi olma ve eşitlik ilkesi ile arabuluculuk konusu üzerinde tarafların serbestçe tasarruf etme hak ve yetkisi bağlamında ele alınacaktır. Yatırım uyuşmazlıklarının türleri aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilmektedir: 1) B2B sözleşmelerden kaynaklanan, her iki tarafın tacir olduğu uyuşmazlıklar 2) Taraflardan birinin tüketici olduğu uyuşmazlıklar 3) Taraflardan birinin devlet […]

Devamını Oku

TRAFİK KAZASI SONUCU MEYDANA GELEN ZARARLARDA TAZMİNAT TALEBİNİN KAPSAMI

Trafik kazası sonucunda meydana gelen zararların, diğer zarar hallerinde olduğu gibi maddi ve manevi zararlar olarak iki temel başlık altında ele alınması mümkündür. Belirtilen başlıklardan maddi zararların büyük bir bölümünü, Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 54. maddesinde sıralanan bedensel zararlar oluşturmaktadır. Bu madde uyarınca, bedensel zararların kapsamına; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da […]

Devamını Oku