Hukuk devleti, bireylerin davranışlarını düzenleyen hukuki kurallar bütünü yaratmak ve bu hukuki kurallar bütününe uymayan bireylere karşı yaptırım uygulamak zorundadır. Bireyler, hukuk düzeninin engellediği veya yasakladığı bir sonuca ulaşma iradesi ortaya koyabileceklerdir. Bireylerin bu iradesinin varlığında çoğu zaman yasak işlemin veya yasak sonucun gerçekleşmesi neticesinde uğrayacakları yaptırımlardan kaçma iradesi de bulunacaktır. Bireyler yaptırımlarla karşılaşmamak için […]
Kategori: Borçlar Hukuku
KİRALANANIN DEVRİ HALİNDE KİRACININ DURUMU
Nispiliği prensibi gereği sözleşmeler sadece tarafları arasında hüküm doğuracağından, kira sözleşmeleri de sadece kiraya veren ile kiralayan arasında bir takım hak ve yükümlülükler gündeme getirecektir. Kiraya veren, kira sözleşmesinin kurulmasından sonra üçüncü bir kişiye üstün hak tanıması halinde, yukarıda bahsedilen prensip gereğince üçüncü kişinin kiracıya kiralananı kullandırma borcu bulunmayacaktır. Bununla birlikte Kanun koyucu 6098 sayılı […]
HAKSIZ FİİL
Haksız fiil kavramı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“Kanun”) 49. maddesinde “…Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür…” denilmek suretiyle düzenlenmiştir. Haksız fiilin, doktrinde ve yargı kararlarında 4 unsura sahip olduğu genel kabul görmüştür. Bu unsurlar aşağıda sayılmıştır: 1) Kusur: Sorumluluğun kurucu öğesi olan, hukuka aykırı ve hukuk düzeninin […]
YETKİSİZ TEMSİL
Yetkisiz temsil; bir kimsenin, temsil yetkisine sahip olmadığı halde bir başkası adına veya hesabına, herhangi bir hukuki işlem yapması olarak ifade edilebilir. Yetkisiz temsilden bahsedebilmek için, aşağıdaki üç şartın varlığı zorunludur: – Yetkisiz temsilci ve üçüncü bir kişi arasında bir hukuki işlem yapılmış olmalıdır. – Bu hukuki işlem, temsil olunan kişinin adına yapılmış olmalıdır. – […]
İRADE BOZUKLUKLARI (III)
İrade bozukluklarından yanılmaya ilişkin yazılarımız için (Bkz…) (Bkz…) Bu yazımızda ise aldatma ve korkutma hallerinden bahsedeceğiz. 2. Aldatma (Hile) Menfaat sağlamak amacıyla bir kimsede yanlış kanaatler uyandırarak onu aldatmak, gerçekte bilseydi yapmayacağı bir işlemi bu sayede yaptırmak olarak tanımlanabilmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 36. maddesinde “Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. […]
GARANTİ SÖZLEŞMELERİ
Garanti sözleşmeleri, alacaklı ve borçlu arasındaki temel borç ilişkisinden bağımsız olarak, garanti verenin, borçlunun edimi yerine getirmemesinden dolayı alacaklının uğradığı zararın tazminini üstlendiği sözleşmelerdir. Alacaklı ve borçlu arasındaki temel borç ilişkisine bağlı olarak, karşılıklı veya tek taraflı olarak üstlenilen edimler, garanti sözleşmelerinin konusu değildir. Garanti sözleşmelerinde “garanti alan” (temel borç ilişkisindeki alacaklı) ve “garanti veren” […]
KAPORANIN HUKUKİ NİTELİĞİ
Kapora, alıcının satın almak istediği mal veya hizmete ilişkin olarak, satın alma işlemini garantiye almak istemesi nedeniyle satıcıya verdiği bir miktar paradır. Hukuki niteliği uygulamada kimi zaman cayma parası veya ceza koşulu olarak anlaşılsa da, aslında kaporanın, Türk Borçlar Kanunu’nun 177. maddesinde düzenlendiği gibi, bağlanma parası olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. Bu düzenlemeye göre kapora, alıcının veya […]