Bağışlama sözleşmesi, taraflardan birinin diğeri yararına malvarlığından bir değeri karşılıksız olarak kazandırma borcu altına girdiği sözleşme türüdür. Bağışlama sözleşmesi yalnızca tek tarafa borç yükler ve rızaidir. Bağışlama sözleşmeleri kural olarak iki beyandan oluşur: bunlar öneri ve kabuldür. Öneri, bağışlayanın bağışlanana bir bağışlama teklifinde bulunmasıdır. Bu öneri açık ya da örtülü bir biçimde olabilir. Ancak dikkat […]
Kategori: Borçlar Hukuku
DEPOZİTO KİRA YERİNE SAYILIR MI?
Depozitonun ne olduğu ve nasıl yatırıldığına dair esasları daha önceki yazımızda (Bkz.ilgili yazımız…) paylaşmıştık. Bu yazımızda ise depozitonun nasıl geri alınacağı ve kira yerine sayılıp sayılamayacağından bahsedeceğiz. Kira sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte, kiracı; kiralananı malike teslim aldığı haliyle teslim etme borcunu yerine getirmelidir. Ancak, kiralananda bir zarar oluşmuşsa, bu zarar depozito ile giderilecektir. Bu nedenle, […]
KUMAR YA DA BAHİS BORÇLARI DAVA EDİLİR Mİ?
Kumar; kazanç amacıyla icra edilen, kar ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlar olarak Türk Ceza Kanunu’nda tanımlanmıştır. Kumar ve bahis oynanması halinde uygulanan cezalardan önceki yazımızda (Bkz.ilgili yazımız…) bahsetmiştik. Kumar borcunun hukuki niteliği ise, cezai niteliğinden ayrı olarak değerlendirilmelidir. Kumardan kaynaklanarak ortaya çıkan borç eksik borç olarak hukukta karşılığını bulur. Eksik borç, mevcut bir borç […]
DEPOZİTO NASIL ÖDENMELİDİR?
Halk arasında “depozito” adıyla bilinen güvence, kiraya veren tarafından kiracının kira sözleşmesine aykırı olarak kiralanana vereceği tüm zararlar için güvence oluşturması adına alınan karşılıktır. Uygulamada genel olarak parasal değeri olan değerler güvence bir başka deyişle depozito olarak kabul edilir. Aslında depozito verilmesi bir zorunluluk değildir. Ancak kira sözleşmesinde belirtilen bir depozito bedeli varsa, kiracının depozito […]
KİRALAMALARDA ANAHTAR TESLİMİ
Kira ilişkisinin sona ermesiyle birlikte kiracının kiralananı teslim etme sorumluluğu doğar. Bu sorumluluk sadece kiralananı boşaltmakla sınırlı değildir. Kiracı, kiralananın anahtarını teslim etmedikçe kiralananı gerçek anlamda iade etmiş sayılmaz. Bu durum, kiralananın hala kiracıda olduğu sonucunu doğurduğundan, kiralanan hala kiracının hakimiyeti altında kabul edilir. Bu sebeple kiracı, anahtarları teslim etmedikçe kiralayanın uğradığı zararları ödeme sorumluluğu […]
İŞYERİ KİRA SÖZLEŞMELERİNİN FESHİ
Belirli süreli kira sözleşmelerinde kiracı, belirli sürenin bitiminden en az on beş gün önce fesih bildiriminde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl daha uzamış sayılmaktadır. Türk Borçlar Kanunu (TBK) madde 347: “Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için […]
BELİRSİZ SÜRELİ KİRA SÖZLEŞMELERİNDE FESİH BİLDİRİMİ
Belirli süreli kira sözleşmesinde kira ilişkisi bir süre ile sınırlandırılırken, belirsiz süreli kira sözleşmelerinde akde bir süre şartı eklenmemektedir. Belirli süreli kira sözleşmesi, sürenin sonunda kendiliğinden sona ermektedir. (Daha detaylı bilgi için, bkz. ilgili yazımız..). İfade etmek gerekir ki, belirli süreli kira sözleşmesinde belirlenen kira süresi sona erdiği hâlde, taraflarca (kiracı-kiraya veren) kira ilişkisi devam […]