İNANÇ SÖZLEŞMESİ VE İNANÇ SÖZLEŞMESİNE DAYALI TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI

İnançlı işlem, Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmemiş olup öğretide kabul edilmiş olan, inanana belirli koşulların gerçekleşmesi halinde kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Kanunun emredici hükümlerine, ahlak ve kişilik haklarına aykırı olmamak kaydıyla karşılıklı güvene dayalı olarak taraflar inançlı işlem yapabilmektedirler. İnançlı işlemler genellikle teminat sağlamak amacıyla yapılmaktadır. (Lütfen Bakınız.) İnanç sözleşmeleri kaynağını 5.2.1947 tarihli […]

Devamını Oku

KİRA BORCUNUN YASAL SÜRESİNDE ÖDENMEMESİ HALİNDE SONRADAN YAPILAN ÖDEMELERİN TEMERRÜDÜ ORTADAN KALDIRMAMASI

Kira ilişkisinde kiracının asli borcu, kira bedelini sözleşmede kararlaştırılan tarihte veya icra takibi yapılmış olması hâlinde İcra ve İflas Kanunu m.269 uyarınca tanınan 30 günlük yasal süre içinde ödemektir. Bu sürede ödeme yapılmaması halinde kiracı kendiliğinden temerrüde düşer ve temerrüt olgusunun gerçekleşmesiyle tahliye hukuki bir sonuç olarak doğar. Yargıtay’ın yerleşik, istikrarlı ve süreklilik arz eden […]

Devamını Oku

HAKİMLER VERDİKLERİ KARARLARDAN SORUMLU MUDUR?

Hakimler, yargılama sürecinde önlerine gelen bir dava konusu ile ilgili tüm kanun ve mevzuat hükümlerine uygun şekilde karar vermek zorundadırlar. Aksine bir harekette, davada menfaati hukuka aykırı şekilde zedelenen taraf, Devlet aleyhine tazminat davası ikame edilebilecektir. Anılan davanın açılabilmesi, kuşkusuz hakimlerin yargılama faaliyetlerine ilişkin durumlar bakımından mümkündür. Yoksa hakimlerin bir vatandaş gibi günlük hayattaki olağan […]

Devamını Oku