BULUT BİLİŞİM SÖZLEŞMELERİ (I)

Av. Sevcen CAN & Av. Yasemin ÇORAK

Bir önceki yazımızda bulut bilişim kavramından ve hukukla ilişkisinden genel hatlarıyla bahsetmiştik (Lütfen bkz…). Bu yazımızda, bulut hizmet sağlayıcısı ile bulut kullanıcısı arasında akdedilen bulut bilişim sözleşmelerinden söz edeceğiz.

Sözleşmenin şekli:

Bulut bilişim sözleşmeleri, kanunlarla düzenlenmiş tipik sözleşme niteliğinde olmayan, birden fazla sözleşmenin unsurlarını taşıması gereken, kendine özgü sözleşmelerdir. Bulut bilişim sözleşmesinin geçerliliği herhangi bir şekil şartına bağlı olmamakla birlikte, hizmet sağlayan ve bulut kullanıcısı arasında mutlaka yazılı bir sözleşmenin yapılması, sözleşmeden kaynaklanan bir hakkın ispat edilebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Sözleşme, ıslak imzalı olarak yapılabileceği gibi, elektronik ortamda güvenli elektronik imza yoluyla da düzenlenebilmektedir. Ancak uygulamada bulut bilişim sözleşmelerinin sıklıkla elektronik ortamda ve standart sözleşmeler üzerinden, ıslak imza ya da güvenli elektronik imza olmaksızın, yalnızca bir “kabul” butonuna tıklanarak yapıldığı görülmektedir. Bu durum sözleşmenin geçerliliğini etkilemese de, borçlar hukuku kapsamında “genel işlem koşulları”nı gündeme getirmekte ve özellikle hizmet sağlayan taraf aleyhine sözleşmenin sıhhatini etkileyebilmektedir.

Sözleşmenin konusu:

Bulut hizmet sözleşmeleri temel olarak, birtakım verilerin işlenmeye hazır olarak saklanması konusunu içermektedir. Verilerin tevdi edildiği yer ancak “bulut” kavramı ile ifade edilebilmekte, veri güvenliğini sağlamak açısından tam olarak adreslenememektedir.

Veri güvenliği:

Veri güvenliği konusu da, bulut bilişim sözleşmelerinde sıklıkta gündeme gelen bir konudur. Verinin saklandığı yerin ya da cihazın tam olarak belirli olmaması ve bu bakımdan coğrafi bir kısıtlama dahi bulunmaması nedeniyle, veri güvenliği anlamında mutlak bir korumadan bahsedilememektedir. Bu nedenle hizmet sağlayıcıların veri güvenliği konusunda azami ölçüde bilgi ve somut nitelikte güvence vermesi önemlidir.

Haksız rekabet hükümleri:

Ticari boyutu olan hemen her sözleşmede genellikle standart olarak yer alan haksız rekabet hükümlerinin işlevi, sözleşmenin tüm taraflarının menfaatini korumak, haksız rekabeti önlemektir. Bulut bilişim sözleşmelerinde karşılaşılabilecek, haksız rekabet kapsamında en önemli problem, hizmet sağlayanın kendisine verilmiş/emanet edilmiş verilerden yetkisiz yararlanması ihtimalidir.

Tarafların sorumluluğu ve sözleşmenin sona ermesi hususlarından bir sonraki yazımızda bahsedeceğiz. (Lütfen Bkz…)

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir