SUÇU VE SUÇLUYU ÖVME SUÇU

Suçu ve suçluyu övme suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) Kamu Barışına Karşı Suçlar kısmında 215. maddede “İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.

TCK madde 215’teki yazımız konusu suç seçimlik hareketle işlenebilen bir suçtur. Madde metninden de anlaşılacağı üzere bu seçimlik hareketler işlenmiş olan bir suçu övmek ya da işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen övmektir. Suçun övülmesi ancak somut olarak gerçekleşmiş bir suçun övülmesi halinde söz konusu olacaktır. Örneğin TCK’da düzenlenen dolandırıcılık suçunun övülmesi bu suçu oluşturmayacak ancak bir kimsenin işlemiş olduğu dolandırıcılık suçunun övülmesi ise bu suçu oluşturacaktır. Suçun işlenmiş olduğu fakat sanığın cezaya yer olmadığı kararı ile ceza almadığı hallerde de sanığın işlemiş olduğu suçun övülmesi ilgili suçu oluşturacaktır. Örneğin, bir kimse kasten yaralama suçunu işledi fakat cezai ehliyeti olmadığı için cezaya yer olmadığı kararı ile ceza almadı; bu gibi durumda da işlenen kasten yaralama suçunun övülmesi ilgili suçu oluşturmaktadır. Suç işlemiş kişinin övülmesi halinde ise TCK madde 215’teki suçun oluşabilmesi için suç işleyen kişi hakkında mahkumiyet ya da cezaya yer olmadığı kararı verilmiş olmalıdır. Yargılama aşamasında suç işlemiş kişinin övülmesi suçu oluşturmayacaktır.

Madde metninde işlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi “alenen” öven kimse denilmek suretiyle aleniyet kavramından bahsedilmektedir. Suçun oluşması için maddede belirtilen seçimlik hareketler “alenen” gerçekleştirilmiş olmalıdır. Bu durumda belirtilen hareketlerin birçok kişi tarafından algılanabilir olması halinde suç oluşacaktır. Aleniyetle ilgili Yargıtay’ın bir kararını sizlerle paylaşmak isteriz. “Cezaevinde hükümlü olarak bulunan sanığın yazdığı ve muhatabına ulaşmadan Cezaevi İdaresi tarafından elkoyulan dilekçelerin içerikleri itibariyle terör örgütünün propagandası niteliğinde olmayıp, 5237 sayılı TCK’nın 215. maddesinde tanımlanan suçluyu övme fiilini oluşturacağı, ancak; olayda aleniyet unsurunun gerçekleşmemesi nedeniyle bu suçun da unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, bozma nedenidir.” (Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2010/3652 K.)

TCK madde 218Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına kadar artırılır. Ancak, haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.”hükmünü amir olup maddede de görüldüğü üzere suçu ve suçluyu övme suçunun basın ve yayın yoluyla işlenmesi durumunda verilecek ceza yarı oranında arttırılacaktır.

Suç şikayete tabi suçlar arasında yer almamaktadır. Ayrıca suç uzlaştırmaya tabi bir suç da değildir.

“Olay tutanağı, görüntü izleme ve inceleme tutanağı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; PKK terör örgütü elebaşısı Abdullah Öcalan’ın Kenya’da yakalanarak Türkiye’ye getirilişini protesto etmek amacıyla düzenlenen yürüyüş ve basın açıklaması sırasında sanığın, üzerinde PKK terör örgütünün sözde bayrağının figürünün yer aldığı pankartı taşıdığı ve “biji serok apo” şeklinde slogan attığı somut olayda; atılan sloganın ve taşınan pankartın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/9-69-99 Sayılı ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.06.2002 tarih 5079-6668 Sayılı kararlarında da işaret olunduğu üzere TCK’nın 215. maddesinde düzenlenen “kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde suçu ve suçluyu övme “suçunun oluşacağı, bu husustaki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu da gözetilerek, sanık hakkında 2911 Sayılı Kanun’un 24/3 maddesi gereğince kolluk marifetiyle işlem yapılması gerektiğinde şüphe bulunmadığının tespiti ile yapılan incelemede;Ayrıntıları Dairemizin 09.02.2016 tarih, 2015/7466 E. 2016/1025 K. sayılı kararında açıklandığı üzere, olay tarihi ve yeri, sanığın muhatap kitle üzerindeki etkisi, toplantının olaysız dağılmış olması da gözetildiğinde, atılan sloganın ve taşınan pankartın terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini öven, meşru gösteren ya da bu yöntemlere başvurulmasını teşvik eden bir muhteva da içermediğinin anlaşılması karşısında; terör örgütü propagandası suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek;Sanık hakkında TCK’nın 215. maddesinde tanımlanan suçu ve suçluyu övme suçunun unsurları ve cezalandırılma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılarak sanığın hukuki durumunun takdiri yerine, yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, bozma nedenidir.” (Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2017/4856 K)

Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir