MÜLKİYET HAKKI

Malike, -yani mülkiyet hakkı sahibine- mal üzerinde en geniş yetkiyi veren ayni hakka, mülkiyet hakkı denir. Mülkiyet hakkı, malın sahibine; malı kullanma, maldan yararlanma ve malla ilgili en geniş manada her türlü tasarrufta bulunabilme hakkı vermektedir. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.683, “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” şeklinde bu hakkın içeriğini düzenlemiştir.  Başka bir deyişle kişi; maliki olarak bulunduğu malı hem dilediği gibi kullanabilir hem malın sağladığı faydalardan yararlanabilir hem de malı kiraya vermek, satmak gibi mal üzerinde serbestçe tasarruflarda bulunabilir. Ancak madde hükmünde; her ne kadar “dilediği gibi” ibaresi geçse de 1982 Anayasası’nda bu hakkı sınırlayacak birçok neden öngörülmüştür. Bahsedilenlere nazaran yine de bu hak, Anayasa’nın temel hak ve özgürlükler başlığı altında koruma altına alındığı için sınırlandırılması da oldukça zordur.

 Anayasa’nın 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” düzenlemesiyle bu hakkın kullanımı ve sınırlandırılma koşulları hükme bağlanmıştır. Başka bir deyişle; mülkiyet hakkının, sadece kanunla ve kamu yararına, hakkın özünü işgal etmeden, ölçülü, Anayasa’ya uygun olarak sınırlandırması gerekmektedir.

Yine önemle belirtmek gerekir ki; hak sahibi, bir hakkını kullanırken başkasının hakkını işgal edemez ve başka kişilere zarar veremez. Örneğin malik, işletmesinin faaliyetlerini yürütürken komşu çevrede bulunan kişilere rahatsızlık veremez. Yine malik; üst araziden kendi alanına doğal olarak akan yağmur, kar gibi sulara da katlanmak zorundadır.

Son olarak; Anayasa’nın 14. maddesiyle, temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılması yasaklanmıştır. Mülkiyet hakkı da Anayasa’da temel hak ve hürriyetler başlığı altında sayıldığı için bu hak; devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayacak şekilde kullanılamaz.

Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir