TUTUKLAMAYA İTİRAZ

Suç işlediğine dair bünyesinde kuvvetli şüphe barındıran kişinin; delilleri karartması ve kaçmasını engellemek için sanık veya şüphelin cezaevinde tutulması şeklinde gerçekleştirilen güvenlik tedbiri, tutuklama olarak isimlendirilmektedir. Tutuklama hakkında detaylı bilgiye önceki yazımızda yer vermemiz nedeniyle, burada hatırlatma amacıyla sadece tanım bilgisini vermekle yetinmekteyiz. (Tutuklama hakkında detaylı bilgi için lütfen bakınız.) Tutuklama, Sulh Ceza Mahkemesi tarafından […]

Devamını Oku

MASUMİYET KARİNESİ

Masumiyet Karinesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/2. maddesinde “Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılır” şeklinde tanımlanmıştır. Ayrıca T.C Anayasası’nın 38/4. maddesi de “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.” hükmünü amir olup görüldüğü üzere bu madde de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ilgili maddesini desteklemektedir. Belirttiğimiz maddelere […]

Devamını Oku

DELİLLERİN HAKİMİN HUZURUNDA TARTIŞILMASI

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (“CMK”) 217. Maddesi “(1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir. (2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.” hükmünü amirdir. Madde metninde de belirtildiği üzere hakim karar verirken, bu kararını duruşmaya getirilmiş ve huzurunda […]

Devamını Oku

ŞÜPHEDEN SANIK YARARLANIR İLKESİ

Şüpheden sanık yararlanır ilkesi, suçun işlenip işlenmediği hakkında en ufak bir tereddüt duyulması, tam bir vicdani kanaatin oluşmaması hallerinde bu durumun sanık lehine yorumlanmasıdır. Sanığın kendisine isnat edilen suçtan cezalandırılabilmesi için vicdani kanaatin hakkında tam olarak oluşması gerekmektedir. Bir başka deyişle suçu işlediğine dair hakkındahiçbir tereddütemahal kalmamalıdır. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin hukuki zeminini Anayasa’nın 38/4. […]

Devamını Oku

SAVCILIK KARARIYLA TELEFONLARIN DİNLENMESİ – TELEKOMÜNİKASYON YOLUYLA YAPILAN İLETİŞİMİN DENETLENMESİ

İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması hususu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda (“CMK”) beşinci bölümde “Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi” başlığı altında 135. maddede yer almaktadır. Buna göre suç işlendiğine ilişkin somut delillerin varlığı, başka suretle delil elde edilmesi imkanınının bulunmaması hallerinde Cumhuriyet Savcısının kararıyla şüpheli ya da sanığın telekominikasyon yoluyla iletişimi  dinlenilebilmekte, kayda alınabilmekte […]

Devamını Oku