Çek esas itibariyle bir ödeme aracı olduğu için çekte vadeden farklı olarak kısa ibraz süreleri vardır. Bir çek keşide edildiği yerde ödenecekse on gün, keşide edildiği yerden başka yerde ödenecekse bir ay içinde muhatap bankaya ibraz edilmelidir. Ödeneceği yerden başka bir yerde keşide edilen çek, keşide yeri ile ödeme yeri aynı kıtada ise bir ay ve ayrı kıtalarda ise üç ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. Bu bağlamda Akdeniz’de sahili olan devletler farklı kıtalarda olsa dahi aynı kıtada kabul edilir.
Tüm bu süreler, çekte keşide günü olarak gösterilen tarihten itibaren işlemeye başlar. İbraz süreleri önemlidir çünkü bu süreler içinde çek ibraz edilmezse; çek kambiyo senedi özelliği olma vasfını yitirir. Buna ilişkin olarak da senet kambiyo senetleri devir usulü olan ciro ve teslimle devredilemez ve kambiyo senetlerine özgü icra yoluyla takip edilemez. İbraz süreleri hak düşürücü sürelerdir. Bu durumda çek hamili ibraz sürelerine itibar etmezse alacağını asıl borç ilişkisine dayanarak talep edebilecektir. Süresi içinde ibraz edilmeyen çek yazılı delil başlangıcı olur ve konu hakkında tanık dinletilebilir. İbraz süresinde çek ibraz edilmezse veya ibraz edilse de muhatap banka ödemezse ve bunun üzerine ibraz süresinde prostesto çekilmezse müracaat hakkı kaybedilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E. 1997/4512 K. 1997/4805 T. 28.4.1997 “Takip dayanağı çek süresinde muhatap bankaya ibraz edilmediği takdirde alacaklı müracaat hakkını kaybeder. Böyle bir belge adi havale niteliğini taşımakta olup borç ikrarını içermez. Bu itibarla borçlu hakkında böyle bir belgeye dayanılarak ilamsız takip yapılamaz.”
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E. 2001/1199 K. 2001/4615 T. 15.6.2001: “Davacı vekili, davalı tarafından keşide edilen çeklerin ciro yolu ile müvekkiline geçtiğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Takibe konu çek, süresinde bankaya ibraz edilmemekle, kambiyo senedi niteliğini kaybederse de keşideci hakkında ilamsız takibe konu edilebilir.”
Yargıtay 10. Ceza Dairesi E. 2003/8079 K. 2004/570 26.1.2004: ”Ödeme ve keşide yeri aynı olan suç konusu 31.12.2001 keşide tarihli çekin TTK.nun 708/1. maddesinde belirtilen 10 günlük yasal süre içerisinde 10.01.2002 tarihinde ibraz edildiği gözetilmeden süresinde ibraz edilmediği gerekçe gösterilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi yasaya aykırıdır.”
Hukuk Desteği