HİZMET TESPİT DAVASI

isci2jpg

İşçilerin, fiili çalışma sürelerinin anlaşılamadığı – örneğin: işverence sigortaya bildirilmediği, geç bildirildiği veya sahte sigortalılık şüphesinin bulunduğu – durumlarda işçiler, hizmet tespit davası açma yoluna gitmelilerdir.

Hizmet tespit davası, nitelik bakımından değerlendirildiğinde olumlu bir tespit davasıdır. İşçilerin, sigortasız çalıştıkları sürelerin sigortalı sayılmaları amacıyla açılır. Hizmet tespiti davası bazı şartlara bağlı olarak açılabilir:

  1. İşçinin sigortasız olması

  2. Tespitin konusunu uzun süreli sigorta kollarının oluşturması (yaşlılık, ölüm, malullük)

  3. Çalışanın durumunun kurumca tespit edilmemiş olması

  4. 5 yıllık süre içinde dava açılması

  5. İşverenin 5010 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında olması

Bu şartların varlığı halinde hizmet tespit davası açılmalıdır. Hizmet tespit davasında işçi, her türlü delille geçmiş dönemde çalıştığını kanıtlayabilir, ispat yükü işçinin üzerindedir. Dava, eskiden işverene ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na karşı açılmaktaydı ancak son düzenlemeler sonucunda sadece işverene karşı açılacaktır ancak Sosyal Güvenlik Kurumu fer’i müdahil sıfatıyla davaya katılacaktır.

Davanın kabulü halinde, Sosyal Güvenlik Kurumu işverene tebligat göndererek mahkeme tarafından kabul edilen sürelere ilişkin belgeleri verme ve primleri ödeme yükümlülüklerini yerine getirmesini talep eder. İşveren primleri ve gereken belgeleri vermezse Kurum re’sen prim tahakkuk belgesi düzenleyecektir.

Bunun dışında işverene, sigortalı sayılan kişiler için işe giriş bildirgesi verilmemiş olduğunun mahkeme kararıyla anlaşılması üzere, her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında bir idari para cezası verilir.

                                                                                                             Hukuk Desteği

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir