Bonoda Hak Düşürücü Süreler ve Zamanaşımı Rejimi
Kambiyo senetleri hukukunda, senedin içerdiği hakkın talep edilebilirliği yalnızca şekil şartlarına değil, aynı zamanda kanun koyucunun öngördüğü sürelere riayet edilmesine bağlıdır. Bonoya dayalı alacaklar, vadenin gelmesiyle başlayan ve belirli işlemlerle kesintiye uğrayabilen teknik bir zaman çizelgesi içinde takip edilmektedir. Bu çerçevede ibraz ve protesto gibi hak düşürücü süreler ile zamanaşımı sürelerinin ayrılması, müracaat haklarının korunması bakımından belirleyicidir. Süresinde kullanılmayan haklar, senedin kambiyo vasfını fiilen işlevsiz hale getirebilmekte veya alacağı eksik borç halinemdönüştürebilmektedir.
Bonoda zamanaşımı tek tip bir süreye bağlı değildir. Alacaklının kime yöneldiğine göre değişen üçlü bir sistem söz konusudur. Asıl borçluya karşı ileri sürülecek taleplerde zamanaşımı süresi daha uzun tutulmuşken, cirantalar ve diğer müracaat borçlularına karşı bu süre daha kısadır. Senedi ödemek zorunda kalan bir cirantanın kendi rücu talepleri bakımından ise en kısa süre öngörülmüştür.
Zamanaşımı kadar önemli bir diğer yükümlülük, senedin süresinde ibraz edilmesidir. Bononun ödeme gününde veya onu izleyen kısa süre içinde ödeme amacıyla borçluya sunulması gerekmektedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, özellikle cirantalar ve diğer müracaat borçlularına yönelme imkânını ortadan kaldırabilmektedir. Bu nedenle ibraz, teknik bir işlem olmanın ötesinde, takip stratejisinin belirleyici aşamasıdır.
İbrazın tamamlayıcısı ise ödememe protestosudur. Borçlunun ödeme yapmaması halinde, bu durumun usulüne uygun şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. Protesto çekilmemesi halinde müracaat zinciri kesilmekte ve alacaklının lehtar ile cirantalara yönelme imkânı ortadan kalkmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu sonucu açık şekilde ifade etmektedir:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/746 E., 2021/1101 K.
“Hamilin muayyen bir günde veya keşide gününden veya görüldükten muayyen bir müddet sonra ödenmesi şartını havi bir bonoya dayanarak lehtara ve diğer cirantalara müracaat edebilmesi için ödeme gününü takip eden iki iş günü içinde senet keşidecisinin protesto edilmesi gerekir. Hamil protesto keşide etmeksizin lehtarı ve cirantayı takip edemez. Zira keşideci protesto edilmediği için lehtar cirantaya karşı müracaat haklarını kaybeder.”
Süre rejiminin bir diğer önemli boyutu zamanaşımının kesilmesidir. Zamanaşımı, dava açılması veya icra takibinde bulunulması gibi işlemlerle kesilebilmekte; kesilme sonrasında yeni bir süre işlemeye başlamaktadır. Bu husus Yargıtay tarafından şu şekilde ifade edilmektedir:
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2015/16573 E., 2015/28761 K.
“Alacaklı tarafından takibin devamını sağlamaya yönelik olarak yapılan icra takip işlemleri de zamanaşımını keser. Ne var ki TTK’nun 3. maddesi uyarınca zamanaşımını kesen işlem kimin hakkında yapılmışsa, ancak ona karşı hüküm ifade eder ve zamanaşımının kesilmesi ile kesildiği tarihten itibaren yeni bir zamanaşımı süresi işlemeye başlar.”
Tüm bu sürelerin kaçırılması halinde dahi alacaklı tamamen korumasız değildir. Kambiyo hukukundan doğan hakların düşmesi durumunda, belirli şartlar altında genel hükümlere dayalı talepler gündeme gelebilmektedir. Ancak bu yol, kambiyo takibine kıyasla daha ağır ispat yükü ve farklı bir yargılama rejimi içermektedir.
Sonuç olarak bonoya dayalı takiplerde belirleyici olan, yalnız alacağın varlığı değil; ibraz, protesto ve zamanaşımı sürelerinin doğru yönetilmesidir. Bu nedenle uygulamada asıl risk, çoğu zaman alacağın kendisinden değil, sürelere ilişkin usul hatalarından kaynaklanmaktadır.
Aşağıdaki tabloda bonoya ilişkin hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süreleri ile bu sürelerin dayanağı olan kanun maddelerinin tam metinleri yer almaktadır.
Ödeme İçin İbraz | 2 İş Günü | Vadeyi izleyen ilk iş gününden itibaren | TTK Madde 709: “(1) Muhatap, poliçeyi öderken hamil tarafından bir ibra şerhi yazılarak poliçenin kendisine verilmesini isteyebilir. (2) Hamil kısmi ödemeyi reddedemez. (3) Kısmi ödeme hâlinde muhatap bu ödemenin poliçe üzerine yazılmasını ve kendisine bir makbuz verilmesini isteyebilir.” (Not: İbraz süresi m. 709 ile bağlantılı olarak m. 708’de düzenlenmiştir: “Belirli bir günde… ödenecek bir poliçenin hamili, poliçeyi ödeme gününde veya onu izleyen iki iş günü içinde ödeme için ibraz etmelidir.” |
Ödememe Protestosu | 2 İş Günü | Vadeyi izleyen ilk iş gününden itibaren | TTK Madde 714/3: “Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosunun, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi zorunludur…” |
Zamanaşımı (Düzenleyene Karşı) | 3 Yıl | Vade tarihinden itibaren | TTK Madde 749/1: “Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” |
Zamanaşımı (Müracaat Borçlularına Karşı) | 1 Yıl | Protesto tarihinden itibaren | TTK Madde 749/2: “Hamilin, cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” |
Zamanaşımı (Rücu Hakkı) | 6 Ay | Ödeme veya dava tarihinden itibaren | TTK Madde 749/3: “Bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler, cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.” |
Sebepsiz Zenginleşme Davası | 1 Yıl | Zamanaşımının dolduğu tarihten itibaren | TTK Madde 732: “(1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla… poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar… (4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır…” |
Hukuk Desteği
