12. Yargı Paketi kapsamında ceza muhakemesi alanında öne çıkan düzenlemelerden biri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkindir. Teklif ile Ceza Muhakemesi Kanunu’nun hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerinin yeniden düzenlenmesi öngörülmektedir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen bu hükmün belirli şartlar altında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eden bir ceza muhakemesi kurumudur. Bu kurumda mahkeme, sanığın belirli bir denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlememesi ve yükümlülüklere uygun davranması halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılmasına ve davanın düşmesine karar verebilmektedir.
Mevcut uygulamada HAGB, özellikle iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ya da adli para cezası gerektiren suçlarda gündeme gelebilmektedir. Ancak bu kararların denetimi, mağdurun hukuki korunması, müsadere kararlarının akıbeti ve bazı suç tipleri bakımından HAGB uygulanıp uygulanamayacağı uzun süredir tartışma konusu olmaktadır.
12. Yargı Paketi ile öngörülen düzenleme, HAGB kurumunu tamamen ortadan kaldırmamaktadır. Düzenlemenin temel amacı, kurumun uygulanma şartlarını ve kanun yolu denetimini yeniden belirlemektir. Buna göre, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması halinde mahkemece HAGB kararı verilebilecektir.
HAGB kararı verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate ulaşması ve suç nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, eski hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekecektir. Zararın derhal giderilemediği hallerde ise denetim süresi içinde taksitler halinde ödeme yapılması suretiyle de HAGB kararı verilmesi mümkün olabilecektir.
Düzenlemenin en dikkat çekici yönlerinden biri, bazı suçlar bakımından HAGB kurumunun uygulanamayacak olmasıdır. Teklife göre işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığına ilişkin 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında HAGB hükümleri uygulanmayacaktır.
Bu kapsamda “kötü muamele kabul edilebilecek suçlar” ifadesi, yalnızca TCK’da ayrıca düzenlenen tek bir suç tipine karşılık gelmemektedir. Kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği işkence, neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence, eziyet, kasten yaralama ve zor kullanma yetkisinin sınırının aşılması suretiyle işlenen yaralama fiilleri, somut olayın niteliğine göre Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele yasağı çerçevesinde değerlendirilebilecektir.
Teklifte HAGB kararlarına karşı başvurulabilecek kanun yolları bakımından da önemli bir değişiklik yapılmaktadır. Kanunda istinaf yoluna başvurulamayacağına ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, HAGB kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilecektir. İlk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından HAGB kararı verilmesi halinde ise temyiz yoluna gidilebilecektir.
Bu düzenleme, HAGB kararlarının yalnızca sınırlı bir itiraz incelemesine tabi tutulması yönündeki eleştiriler bakımından önemlidir. Yeni sistemde karar ve hükmün, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenebilmesi amaçlanmaktadır. Bu nedenle HAGB kararının verilme şartları, delillerin değerlendirilmesi, suç vasfı, zarar giderimi ve sanığın hukuki durumu kanun yolu denetiminde daha geniş şekilde tartışılabilecektir.
Denetim süreci bakımından da mevcut sistemde olduğu gibi sanık beş yıl süreyle denetime tabi tutulacaktır. Bu süre içinde sanığın kasıtlı yeni bir suç işlememesi ve yükümlülüklere uygun davranması halinde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılacak ve davanın düşmesine karar verilecektir. Buna karşılık sanığın denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlemesi veya yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkeme hükmü açıklayabilecektir.
Bu nedenle düzenlemenin yasalaşması halinde, ceza yargılamalarında HAGB talebi değerlendirilirken yalnızca ceza miktarı değil; suçun niteliği, mağdur veya kamu zararının giderilip giderilmediği, sanığın önceki mahkumiyet durumu, yeniden suç işlemeyeceği yönündeki kanaat ve kanun yolu denetimi birlikte dikkate alınmalıdır.
Hukuk Desteği
