TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN AYIPLI  MAL ve SÜRELER

indir (8)Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde tüketici haklarıyla ilgili yasal düzenlemeler birçok revizyona uğrayarak Yeni Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (“TKHK”) 28.11.2013 tarihi itibariyle Resmi Gazete’de yayımlanmak suretiyle 28.05.2014 tarihinde yürürlük kazanmıştır.  Yeni Kanun tüketicilerin haklarına daha korumacı bir yaklaşım getirirken, üretici açısından daha kapsamlı sorumluluklar düzenlemiştir.

TKHK kapsamında tüketicilerin haklarını koruyan düzenlemeler içinde ayıplı mal konusu da bulunur. Yeni TKHK’la beraber ayıplı mal hakkındaki tanımlar da dahil olmak üzere, bu konu hakkındaki birçok kriter değiştirilmiştir. Yapılan değişikliklerle ayıplı mal tanımı genişletilmiş, böylece birçok mağdur tüketicinin yaşadığı zararları kapsayıcı bir tanım ortaya konmuştur (Bkz. İlgili yazımız…).

Ayıplı mal konusunda hak kaybına uğranılmasına sebep olan kriterlerden biri de ihbar süresiydi. Eski Kanun kapsamında 30 gün olan süre, tüketicinin ihbar süresini kaçırması sonucu zarara uğramasıyla sonuçlanıyordu. Yeni TKHK madde 10’daki düzenleme ise, sözleşmeye konu olan malın teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların; teslim tarihinde var olduğunun kabul edileceğini hükme bağlamıştır. Bununla beraber malın ayıplı olmadığının ispatının da satıcıya ait olduğunu açıklamak suretiyle ispat yükünün satıcıya ait olduğunu düzenlemiştir.

Burada tüketicinin ayıptan haberdar olma ihtimaline bağlı olarak durum değişmektedir. Madde metni (TKHK m.10) tüketicinin sözleşmenin kurulduğu tarihte ayıptan haberdar olduğu veya haberdar olmasının kendisinden beklendiği hallerde, sözleşmeye aykırılığın söz konusu olmayacağını açıklamaktadır. Bunun dışında tespit edilmiş olan ayıplar için tüketicinin seçimlik hakları saklıdır.

Satıcının ayıplı mal satışı yaparken dikkat etmesi gereken hususlar da tüketicinin haklarını koruyan bir yaklaşımla düzenlenmiştir. Burada satışa sunulan ayıplı malın üzerine ya da ambalajına ayıplı olduğuna dair açıklamanın yapıldığı bir etiketin konulması gerektiği belirtilmektedir. Hazırlanan etiketin tüketici tarafından kolaylıkla okunabilecek nitelikte olması gerekir. Bu etiketin tüketiciye verilmesi veya ayıba ilişkin açıklayıcı bilginin tüketiciye verilen fatura, fiş veya satış belgesi üzerinde açıkça gösterilmesi aranır.

Satıcının ayıplı maldan sorumluluğunun süresi 2 yıl olarak belirlenmiştir. Özel bir kanun düzenlemesi olmadığı veya taraflar arasındaki sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmediği taktirde, ayıplı maldan sorumluluk iki yıllık zamanaşımına tabidir. Söz konusu ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile tüketici iki yıllık zamanaşımı süresi içinde satıcının sorumluluğuna gidebilecektir. Tüketici bu içinde ayıbı tespit ettiği anda seçimlik haklarını kullanabilecektir. Bu süre malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren başlayacaktır. İkinci el satışlarda ise satıcının ayıptan sorumluluğunu bir yıldır. Bununla beraber ayıp, ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

                                                                                                                          Hukuk Desteği

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir