YÜKLEMELİ BAĞIŞLAMA

Bağışlama sözleşmesi, taraflardan birinin diğeri yararına malvarlığından bir değeri karşılıksız olarak kazandırma borcu altına girdiği sözleşme türüdür. Bağışlama sözleşmesi yalnızca tek tarafa borç yükler ve rızaidir. Bağışlama sözleşmeleri kural olarak iki beyandan oluşur: bunlar öneri ve kabuldür. Öneri, bağışlayanın bağışlanana bir bağışlama teklifinde bulunmasıdır. Bu öneri açık ya da örtülü bir biçimde olabilir. Ancak dikkat […]

Devamını Oku

MEMURLARDA SÜT İZNİ

Daha önceki yazılarımızda işçinin annelik haklarına (Lütfen bakınız.) değinmiştik. Bu yazımızda ise, son düzenlemeler ve değişiklikler ışığında memurun süt izni ve yarım günlük izin hakkı hususlarına değinilecektir. Memur, doğum sonrasında süt izni ya da yarım günlük izin arasında hangisini tercih ettiğini, bağlı olduğu kuruma dilekçe yoluyla bildirecektir. Süt izni kadın memurun bebeğini emzirmek için kanunda belirlenen sürelerle izin […]

Devamını Oku

İNTİFA HAKKI NASIL KURULUR?

İntifa hakkının nasıl bir hak olduğundan, niteliğinden ve türlerinden önceki yazımızda (Lütfen bakınız.) bahsetmiştik. Bu yazımızda ise intifa hakkının nasıl kurulacağından bahsedeceğiz. İntifa hakkı devredilemeyen bir hak olduğundan, devren kazanma söz konusu değildir. Uygulamada en çok karşılaşılan kazanma türü tesisen kazanmadır ancak aslen kazanma halleri de söz konusu olabilir. Tesisen kazanma, intifa hakkının bir kişiye […]

Devamını Oku

DEPOZİTO KİRA YERİNE SAYILIR MI?

Depozitonun ne olduğu ve nasıl yatırıldığına dair esasları daha önceki yazımızda (Lütfen bakınız.) paylaşmıştık. Bu yazımızda ise depozitonun nasıl geri alınacağı ve kira yerine sayılıp sayılamayacağından bahsedeceğiz. Kira sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte, kiracı; kiralananı malike teslim aldığı haliyle teslim etme borcunu yerine getirmelidir. Ancak, kiralananda bir zarar oluşmuşsa, bu zarar depozito ile giderilecektir. Bu nedenle, […]

Devamını Oku

KUMAR YA DA BAHİS BORÇLARI DAVA EDİLİR Mİ?

Kumar; kazanç amacıyla icra edilen, kar ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlar olarak Türk Ceza Kanunu’nda tanımlanmıştır. Kumar ve bahis oynanması halinde uygulanan cezalardan önceki yazımızda (Lütfen bakınız.)bahsetmiştik. Kumar borcunun hukuki niteliği ise, cezai niteliğinden ayrı olarak değerlendirilmelidir. Kumardan kaynaklanarak ortaya çıkan borç eksik borç olarak hukukta karşılığını bulur. Eksik borç, mevcut bir borç ilişkisi […]

Devamını Oku

MESAFELİ SATIŞLARDA TÜKETİCİ HAKLARI

Mesafeli satış; alıcının satıcı ile karşı karşıya gelmediği, alıcı ve satıcı arasında bir mesafenin bulunduğu ve satış sözleşmesinin iletişim araçları kullanılarak yapıldığı durumlarda söz konusudur. Dolayısıyla gerek internet üzerinden, gerek telefonla, gerekse sair iletişim yollarıyla yapılan sözleşmelerde tüketiciler mesafeli satışa ilişkin düzenlemelerden yararlanabileceklerdir. Belirtmekte fayda var ki, buradaki tüketici tanımına ticari veya mesleki amaç gütmeden […]

Devamını Oku

HEKİM HATALARI SONUCU ÖLÜMLERDE HEKİMİN CEZAİ SORUMLULUĞU

Malpraktis; bir hekimin dikkatsizlik, acemilik, tedbirsizlik gibi sebeplerle tıbbi kurallara uymayarak veya bakım standartlarına aykırı hareket ederek hastada zarar meydana getirmesi anlamına gelir. Hastada meydana gelen zarar yaralanma veya ölüm şeklinde sonuç doğurabilir. Böyle bir durumda hekimin sorumluluğu söz konusu olmaktadır. Hekimin, hem hukuki hem de cezai anlamda bir sorumluluğu doğacaktır. Cezai anlamda sorumluluğunu değerlendirecek […]

Devamını Oku