Yargılama sırasında mahkemeye ibraz edilen deliller, esas olarak takdiri ve kesin delil şeklinde iki başlık altına kategorize edilmektedir. Hakim için bağlayıcılık teşkil eden, yargılamaya konu olan vakıayı kesin olarak ispat ettiği kabul edilen ve aksinin iddia edilmesi mümkün olmayan deliller, kesin delil olarak adlandırılırken; hakim için bağlayıcılık teşkil etmeyen, üzerinde hakimin takdir yetkisini kullanabileceği deliller, […]
Kategori: Medeni Usul Hukuku
YAZILI YARGILAMA USULÜNDE TAHKİKAT
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 147. madde 1. fıkra “Taraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat için duruşmaya davet edilir.” hükmü uyarınca, ön inceleme aşamasının tamamlanması akabinde tahkikat aşamasına geçilecektir. Her ne kadar kural ön incelemenin tamamlanmasından sonra tahkikat aşamasına geçiş olsa da; bazı durumlarda, tahkikata geçilmesi gerekmeksizin davanın ön inceleme safhasında sonuçlanması mümkün […]
CEVAP DİLEKÇESİ, VERİLME SÜRESİ ve USULÜ
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmesi ile birlikte davalıya, belirli bir süre içerisinde dava dilekçesinde yer alan iddialara cevap verebilme imkanı tanınmıştır. Davalı tarafından davaya cevap verme imkanı, bir cevap dilekçesi yazıp mahkemeye vermekle kullanılmaktadır. Davalı cevap dilekçesiyle; davayı kısmen veya tamamen kabul yahut inkar etme, inkar etmemekle birlikte olayların davacıyı haklı kılacak mahiyette olmadığını iddia […]
BASİT YARGILAMA USULÜNDE HÜKÜM
Mahkemenin tahkikat aşamasını tamamlaması neticesinde, hüküm aşamasına geçilecektir. Nitekim, tahkikatın tamamlandığı celsede, hakim tarafların son beyanlarını alıp yargılamanın nihayete erdiğini belirterek, kararını huzurda bulunan tarafların ve varsa avukatlarının yüzüne okuyacaktır (tefhim edecektir). Burada yazılı yargılama usulünde olduğu gibi, taraflara beyanda bulunmaları için ayrı bir süre verilmeyeceğini özellikle belirtmek isteriz. Bu sebeple, basit yargılama usulünde yargılama […]
SENETLE İSPAT KURALININ İSTİSNASI OLARAK HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ
Hukuk Mukameleri Kanunu (“Kanun”) madde 200 uyarınca, yapıldıkları zamanki miktar ve değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçen hukuki işlemlerin senetle ispat olunması gerektiği, madde 201 uyarınca ise senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat olunamayacağı düzenleme altına alınmaktadır. Kanun’un 202 […]
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU KAPSAMINDA İLK DERECE YARGILAMASINDA SONRADAN DELİL GÖSTERME
Bir önceki yazımızda Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 145 kapsamında sonradan delil göstermeden bahsetmiştik. Bu yazımızda, sonradan delil göstermeye ilişkin diğer hallerden bahsedeceğiz. ISLAH YOLUYLA SONRADAN DELİL GÖSTERİLMESİ Teksif ilkesi kapsamında taraflar, iddia ve savunmalarını belirli bir usul kesitine kadar ileri sürebilmektedir. Islah kurumu, iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının bir istisnasıdır. Bu husus, HMK […]
İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – VI
Bir önceki yazımızda iş yargısında hayatın olağan akışına aykırılık kriterinin uygulandığı Yargıtay kararlarından bahsetmiştik (Lütfen bakınız.) Bu yazımızda diğer karar örneklerinden söz edeceğiz. Hayatın olağan akışına uygunluk kriterini oldukça geniş bir alanda uygulayan Yargıtay’ın, bu kriteri uygulamasına aşağıdaki örnekler de verilebilir: Yargıtay bir kararında[1]; “Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, […]