YARGITAY’IN BOZMA KARARININ SONUÇLARI (I)

Yargıtay‚ temyiz sebebini yerinde görürse (yahut kendince tespit ettiği diğer sebeplerden dolayı) hükmün verildiği mahkemenin kararını tamamen veya kısmen bozar. Yargıtay hükmü yalnız bozmakla yetinir‚ o davayı kendisi karara bağlayamaz. Bir hüküm davanın taraflarından yalnız biri tarafından temyiz edilirse‚ Yargıtay, temyiz edilen hükmü temyiz eden tarafın aleyhine olarak bozamaz.  Ayrıca taraflardan yalnız birinin temyiz etmesi halinde‚ […]

Devamını Oku

SES KAYITLARI DELİL OLARAK KULLANILABİLİR Mİ?

Hukuki bir ihtilafta taraflar haklılığını ispat etmek için çeşitli vasıtalar kullanmak durumundadırlar. İddiayı ispat, hakimi bir vakıanın varlığına ya da yokluğuna ikna etmek anlamına gelmektedir. İspatı en önemli unsuru ise “delil”dir. Delil ise hukuki ihtilafın sebebi olan vakıanın gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda hakimde bir kanı oluşturmaya yarayan ispat aracıdır. Dikkat edilmesi gereken nokta, hakimde bir kanı […]

Devamını Oku

BİR TARAF SULHUN İPTALİNİ İSTERSE?

Daha önceki bir yazımızda davada sulhun nasıl olması gerektiği ve sulhun sonuçlarını değerlendirmiştik. (Lütfen bakınız.)Bu yazımızda ise uyuşmazlığı çözmek için mahkemeye sunulan sulh sözleşmesinden taraflardan birinin dönmek istemesi hususunu inceleyeceğiz. Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşme hükmündedir. Mahkeme dışında yapılmış olan […]

Devamını Oku

AÇILMIŞ OLAN BİR DAVAYI KABUL ETMEK NE DEMEKTİR?

Davanın kabulü müessesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) madde 308’de düzenlenmiştir. HMK madde 308: “Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.” Davayı kabul, açılmış olan bir davanın kabulü anlamına geldiği için davalı tarafından, mahkemeye yapılacak tek taraflı bir irade beyanı ile mümkün olmaktadır. […]

Devamını Oku

DAVADA SULH OLMAK NE DEMEKTİR?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) madde 313 uyarınca sulh olma, görülmekte olan bir davanın taraflarının, karşılıklı anlaşmaları ile dava konusu uyuşmazlığa kısmen veya tamamen son vermeleridir. Anlaşılacağı üzere sulh, tek taraflı yapılabilen değil, davanın taraflarının  katılımı ile oluşan bir müessesedir. Sulhta genellikle, davacı talep sonucunun bir kısmından feragat eder ve davalı da, davacının talep sonucunun kalan […]

Devamını Oku

DAVADAN FERAGAT ETMEK NE DEMEKTİR?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 307’de düzenlendiği üzere davadan feragat, davacının açmış olduğu davadaki talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragati derdest davanın davacısı yapabilmektedir. Bu şekilde davacı, dava dilekçesinin sonuç bölümünde istemiş olduklarından tamamen veya kısmen vazgeçmektedir. Davacının feragat beyanı üzerine davada esasa girilmeden ve bir hüküm kurulmadan karar verilmektedir. Feragat, kesin hüküm gibi […]

Devamını Oku

BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ EDİLMEMESİ

“Bilirkişi; çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşünü sözlü ya da yazılı olarak vermesi için başvurulan kişi veya kuruluşu”1 ifade eder. Bilirkişiye başvurulacak haller ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 266’da “(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün […]

Devamını Oku