Duruşmalar esnasında kayıt ve yayın yapılması konusunu, hukuk ve ceza duruşmaları şeklinde ikiye ayırarak ele almak gerekir. Zira her iki duruşmanın da kendine özel yargılama usul ve kuralları bulunmaktadır. Bu yazımızda hukuk davaları yönünden konuyu açıklamaya çalışacağız. Peki duruşma görülürken tarafların veya mahkeme memurları dışındaki üçüncü kişilerin kayıt ve yayın yapmaları hukuken mümkün müdür? Bu […]
Kategori: Medeni Usul Hukuku
İHTİYATİ HACİZ
İhtiyati haciz; para alacaklarına ilişkin mevcut veya müstakbel takibin güvence altına alınması için mahkemeye başvurarak borçlunun mal varlığına el koyulmasını sağlayan geçici hukuki koruma olarak tanımlanmaktadır. Kanun koyucu ihtiyati haczi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 257 ile madde 268 arasında düzenlemiştir. Mahkemelerin ihtiyadi haciz kararı verebilmesi için birtakım şartların mevcudiyeti gerekmektedir. İlk olarak […]
E-TEBLİGAT NE ZAMAN YAPILMIŞ SAYILIR?
7201 sayılı Tebligat Kanunu (“TK”) madde 7/A “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur… 9. Baro levhasına yazılı avukatlar…” düzenlemesi ile tebligatların avukatlara elektronik yolla yapılmasını, zorunlu hale getirmiştir. Maddenin devamında tebligatın ne zaman yapılmış sayılacağı ile ilgili husus da düzenlenmiş ve açıkça tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci […]
TAŞINMAZLARA VE AYNİ HAKLARA İLİŞKİN İLAMLARIN İCRASI
Türk Hukuku; mahkeme ilamlarının icrası için kesinleşme şartını aramamıştır. Mahkemelerin karar verdiği andan itibaren taraflar bu kararın icrası için yasal yollara başvurabilecek ve kararın gereği yerine getirilmiş olacaktır. Fakat kanun koyucu bazı kararların icrası için kesinleşme şartının arandığı düzenlemeler de öngörmektedir. Bu düzenlemeler mahkeme kararlarının kesinleşme şartı olmadan icrasının istisnalarını oluşturmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri […]
HAKİMİN KANUN YOLLARINA BAŞVURU SÜRESİNİ YANLIŞ GÖSTERMESİ
Anayasa’nın 40/2. maddesine göre, “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.”. Anayasa maddesinden anlaşılacağı üzere; her ne kadar kanun yollarına başvuru süresi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (“HMK”) belirtilmiş, kesin ve hak düşürücü süre olsa dahi, mahkemeler kararlarında başvuru mercilerini ve başvuru süresini belirteceklerdir. Kanun koyucu Anayasa’da yer alan ilgili […]
BİLİRKİŞİYE VE BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ
Bilirkişiler, yargılama esnasında ortaya çıkan ve çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde mahkeme tarafından başvurulan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileridir. Bilirkişilik kurumu; 3.11.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlananarak yürürlüğe giren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ile özel bir düzenlemeye kavuşmuş; bilirkişilerin görev tanımları, sorumlulukları ve nitelikleri ayrıntılı hükme bağlanmıştır. Mahkemeler, yargılama sırasında […]
DAVANIN USULDEN REDDİ
Türk yargı sisteminde mahkemelerin yargılama sonucunda verebileceği kararlardan bir tanesi de “davanın usulden reddi” olarak ifade edilir. Davanın usulden reddi; dava şartı noksanlığının bulunması halinde mahkemenin vereceği bir karar türüdür. Dava şartları Hukuk Muhakemesi Kanunu (“HMK”) m.114’te düzenlenmiştir. “Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli […]