Vesayet kurumunda asıl amaç vesayet altına alınan kişinin menfaatlerini korumak ve zarara uğramasını engellemektedir. Kişinin, zorunlu hallerde vesayet altına alınması söz konusu olabilecekken, kendi isteğiyle de kendisine vasi tayin edilebilecektir.
Vasi atanmasını gerektiren haller temelde ikiye ayrılmaktadır. Bunlar yaş küçüklüğü ve kısıtlılık halleridir. Bu doğrultuda söylenebilir ki, vesayet makamı sayesinde reşit olmamış küçüklerin veya yasal hakları kısıtlanmış olan kısıtlıların haklarının korunması sağlanmaktadır. Vasiler, mahkeme marifetiyle yasal temsilci olarak atanırlar. Söz konusu kısıtlılık halleri kanun koyucu tarafından sıralanmıştır. Bunlar;
- Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı
- Alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı
- Kötü yaşam tarzı
- Kötü yönetim
- Savurganlık
- Hapis cezası
- Kişinin kendi talebi’dir.
Yaş küçüklüğü ise herhangi bir sebeple vasisi bulunmayan, reşit olmayan küçüklere kanunen zorunlu vasi atanması halidir. Burada söz konusu atama zorunlu olarak yapılacaktır.
Kısıtlı kişinin iradesi, vasi atandıktan sonra vasinin iradesi halini alır. Bundan sonra kısıtlı adına yapılacak hukuki işlemlerde görünen yüz vasi olacaktır. Vasinin, vasisi olduğu kişiye ve onun adına yaptığı işlemlere özen göstermek ve onu temsil etmek olmak üzere temel iki görevi vardır.
Vasinin görevi ve yetkileri kapsamında yapamayacağı işlemler de vardır, bunlar yasak işlemlerdir. Vasi tarafından yapılsa dahi, işlemin iptali söz konusu olabilecektir. Vasi mahkeme kararı olsa da kısıtlı adına;
- Önemli bağışlama yapamaz,
- Kefil olamaz,
- Vakıf kuramaz
Vasinin vesayet makamından sonra denetim makamından da izin almasını gerektiren haller için (Lütfen Bkz…)
Hukuk Desteği