BASİT YARGILAMA USULÜNDE DİLEKÇE ve DELİLLERİN SUNUMU

Basit yargılama usulünü ve bu usule tabi dava ile işlerin hangileri olduğunu bir önceki yazımızda açıklamıştık. Şimdiki yazımızla bağlantısı gereğince, okumanızı tavsiye ederiz. (Bkz:https://hukukdestegi.com/tr/2021/05/21/hukuk-davalarinda-basit-yargilama-usulune-tabi-dava-ve-isler/)

Basit yargılama usulüyle yürütülen davaların açılması veya bu davalara cevap verilmesi, aynen yazılı yargılamada olduğu gibi dilekçeyle mümkün olmaktadır. Kişi eğer dava açmak istiyorsa; davanın hangi yargılama usulüne tabi olduğundan bağımsız olarak ilgili mahkemeye dilekçe vererek talepte bulunmalıdır. Benzer şekilde, hakkında açılmış bir davaya da dilekçe vermek suretiyle gerekli savunmalarını sunmalıdır.

Basit yargılamada dilekçe süresi ve usulü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 317. maddesinde “(2) Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak mahkeme durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek bir süre verebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir. (3) Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler. (4) Dava ve cevap dilekçeleri yönetmelikte belirlenecek formun doldurulması suretiyle de verilebilir.” olarak açıklanmıştır.

Buna göre; davalı, dava dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde cevap dilekçesini ve elinde bulunan tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirtmek suretiyle dilekçe ekinde ilgili mahkemeye sunmak zorundadır. Burada önemle belirtmek istediğimiz nokta, tarafların elinde bulunmayıp başka yerlerden getirtilmesi gereken delillerdir. Bunların nereden ve nasıl bulunabileceklerini açıklayan bilgileri davacı tarafın dava dilekçesinde, davalı tarafın da cevap dilekçesinde net olarak belirtmesi gerekmektedir. Zira tarafların bu talepleri üzerine ancak mahkeme gerekli yerlere müzekkere yazarak, ilgili delilin dosyaya getirilmesini sağlayabilecektir.

Anılan madde uyarınca, cevap dilekçesini sunmak için davalıya her ne kadar 2 haftalık süre verilmişse de; cevap dilekçesinin bu süre içerisinde hazırlanmasını objektif olarak çok zor veya imkânsız kılan bir durumun veya durumların varlığı halinde, yine bu 2 haftalık süre içerisinde talep edilmiş olması şartıyla, mahkeme tarafından talep eden tarafa sadece bir defalık olmak üzere, en fazla 2 hafta ek süre verilebilecektir. Basit yargılamanın hızlı seyri kuralı gereğince, mahkeme tarafından ek cevap süresi talebine yönelik verilen kararın taraflara derhal bildirilmesi gerekmektedir. Ancak bu bildirim işleminin uygulamada mahkemelerin yoğunlukları sebebiyle uzayabildiğini de belirtelim.

Yazılı yargılama usulünden farklı olarak basit yargılamada; cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri verilmeksizin sadece dava ve cevap dilekçelerinin verilmesiyle dilekçeler aşaması sona ermektedir.

Hükmün 4. fıkrası, davalarda tarafların hak kayıplarını önlemek ve dilekçe içeriklerinde hasıl olan düzeni korumak amacıyla getirilmiş olup; bu düzenlemeyle, dava ve cevap dilekçelerinin form doldurulmak suretiyle verilebileceği ifade edilerek Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik’in 198. maddesine atıf yapılmıştır.

                                                                                                               Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir