APARTMANDA HAYVAN BESLEMEK

fft99_mf582610

Ortak alanda havan beslemenin hukuki boyutuna ilişkin yazımız için (Bkz…)

Kat mülkiyeti “bağımsız bölümler üzerinde kurulan mülkiyet hakkı” olarak Kat Mülkiyeti Kanunu’nda (“KMK”) tanımlanmıştır. Bağımsız bölüm ise taşınmazın birbirinden bağımsız olarak kullanmaya elverişli kısımları anlamına gelmektedir. Örnekleyecek olursak, apartman taşınmazdır, apartman daireleri ise kat mülkiyetine tabi olan bağımsız bölümlerdir.

Kat mülkiyetine tabi alanlarda evcil ve süs hayvanı beslemek ise mümkündür. Ancak kat malikinin, özellikle dikkat etmesi gereken hususlar vardır ki bunlardan bir tanesi 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 5/2 maddesinde belirtilmiştir: “Hayvan sahipleri, sahip oldukları hayvanlardan kaynaklanan çevre kirliliğini ve insanlara verilebilecek zarar ve rahatsızlıkları önleyici tedbirleri almakla yükümlü olup; zamanında ve yeterli seviyede tedbir alınmamasından kaynaklanan zararları tazmin etmek zorundadırlar.”

Maddeden anlaşılacağı üzere hayvan sahibi, söz konusu evcil hayvanın meydana getirdiği çevre kirliliğini ve insanlara verebileceği zarar ve rahatsızlıkları (ısırmak, saldırmak, gürültü, …) önleyici tüm tedbirleri almalıdır.

Ancak tüm önleyici tedbirler alınsa dahi, apartmanda hayvan beslenmesinden rahatsız olan komşular olabilir. KMK’nın 9. maddesi “Kat mülkiyetine veya kat irtifakına ait kütük kaydında veya kat malikleri arasındaki sözleşmede veya yönetim planında veya bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, kat mülkiyetinden doğan anlaşmazlıklar, Medeni Kanun ve ilgili diğer kanunlar hükümlerine göre karara bağlanır.” şeklindedir. Bu maddeye göre evde hayvan beslenmesinden doğan sorunlar, apartman yönetim planındaki hükümler göz önünde bulundurularak değerlendilir.

Kat mülkiyetine tabi binanın yönetim planında, bağımsız bölümlerde evcil ve süs hayvanı beslenmesi yasaklanmış olabilir.[1] Yargıtay HGK.,T.19.02.1982, E.5-780, K.131 sayılı kararında “Bağımsız bölümlerde (kedi, köpek, tavuk gibi) hayvanların beslenmesini açıkça yasaklamış olan yönetim planı hükmüne tüm kat malikleri uymak zorundadır.” demiştir.

Bu nedenle, hayvanın tahliyesi için bir dava açıldığında öncelikle kat mülkiyeti yönetim planına bakılmalıdır. Ancak, ifade etmeliyiz ki, kat mülkiyeti yönetim planında hayvan beslemekle ilgili bir hüküm bulunmaması halinde komşular veya apartman yönetimi yine şikayette bulunabilir. Bu durumda ise söz konusu hayvanın yalnızca varlığı şikayet sebebi kabul edilemez, hayvanın saldırganlık, çevreyi kirletme, diğer apartman sakinlerine zarar verme gibi ortak yaşamı zedeleyici davranışlarda bulunması, sahibinin ise bu davranışları önleyici tedbirleri almıyor olması gerekmektedir. Yargıtay bu durumu değerlendirirken rahatsızlığın boyutunu belirleyici bir özellik olarak aramaktadır. Öncelikle önleyici tüm önlemler alınmalıdır, hayvanın tahliyesi ise son çare olarak değerlendirilmelidir.

Yönetim planında hayvanın tahliyesine dair bir hükmün bulunması ya da yokluğu halinde, her iki ihtimalde de hayvanın tahliyesi yalnızca mahkeme kararıyla gerçekleşebilecektir. Rahatsızlığı bulunan apartman sakini veya yönetimi, yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi’ne dava açarak hayvanın tahliyesini talep etmelidir. Şikayet üzerine gelen görevli polis veya zabıtanın hayvanı tahliye etmek gibi bir yetkisi ise bulunmamaktadır.

          Hukuk Desteği

[1]    Mertkan UÇKAN, Ev ve Süs Hayvanlarının Konuttan Tahliye Edilmesi Hakkında Bir Değerlendirme, 20.01.2014, Yaşar Hukuk Dergisi syf 2860

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir