ADLİ PARA CEZASI NEDİR, ÖDENMEZSE NE OLUR ?


indirAdli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin yazımız için (Bkz….)

TCK’daki düzenlemeye göre yargılanan bir kişiye dört farklı şekilde adli para cezası verilebilecektir.

  1. Doğrudan Verilen Adli Para Cezası:TCK’da herhangi bir suçun karşılığı doğrudan adli para cezası olarak düzenlenmiş ise hakim doğrudan verilen adli para cezasına hükmeder.
  2. Seçimlik Ceza Olan Adli Para Cezası:TCK’da herhangi bir suçun karşılığı olarak hapis cezası veya adli para cezası yaptırımlarından yalnız birinin uygulanması seçimlik olarak öngörüldüğünde hükmedilen adli para cezası, seçimlik ceza olan adli para cezasıdır.
  3. Hapis Cezasından Çevrilen Adli Para Cezası:Kasten işlenen suçlarda bir yıl ve altındaki hapis cezaları, adli para cezasına çevrilebilir.
  4. Hapis Cezası ile Birlikte Hükmedilen Adli Para Cezaları:TCK’da bazı suçlar açısından hem hapis hem de adli para cezasının birlikte uygulanması öngörülmüştür.

Sonuç olarak adli para cezası, hükümlü tarafından işlenen suçun karşılığı olarak bir miktar paranın devlet hazinesine ödenmesine yönelik verilebilecek bir yaptırım türüdür. Adli para cezasına yalnızca mahkemeler hükmedebilir, diğer tüm kurumların vereceği para cezaları idari para cezası niteliğindedir. Adli para cezasının idari para cezasından farkı ise ödenmediği takdirde hapis cezasına çevrilmesidir. İdari para cezası, suç karşılığında verilen bir ceza olmayıp kabahat niteliğindeki fiiller için belirlenmiş bir yaptırım türü olduğundan hapis cezasına çevrilemez. (Ayrıntılı bilgi için İdari Para Cezaları hakkındaki yazımızı buradan inceleyebilirsiniz.)

Adli para cezası 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu madde 52’de düzenlenmiştir. Söz konusu Kanun’a göre adli para cezası beş günden az ve Kanun’da aksine hüküm bulunmayan hallerde yedi yüz otuz günden fazla olamaz. Adli para cezasının miktarı, en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olacak şekilde belirlenişi hükümlünün şahsi ve ekonomik özellikleri dikkate alınarak takdir edilecektir. Mahkeme tarafından belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı takdir edilen miktarla çarpılması suretiyle hesaplanan miktar, Devlet hazinesine ödenir. Verilmiş olan kararda adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.

Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.

Kasıtla işlenen suçlarda 1 yıl veya altındaki cezalarda, taksirle işlenen suçlarda ise hükmedilen cezanın süresine bakılmaksızın hakimin takdirine bağlı olarak hapis cezaları adli para cezasına çevrilebilir. Dolayısıyla hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi genel olarak hakimin takdirine bağlıdır ancak; bazı hallerde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi bakımından hakimin takdir yetkisi bulunmamaktadır. Örneğin; TCK. m. 50/3 uyarınca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. Hakimin burada takdir yetkisi bulunmamaktadır.

Adli para cezaları için cezanın ertelenip ertelenemeyeceği durumunu ise şöyle değerlendirebiliriz: Adli para cezasının ertelenmesi, yasal olarak düzenlenmiş olmadığı için, TCK’da ancak hapis cezalarının ertelenebileceği düzenlendiğinden adli para cezaları hakkında erteleme kararı verilemeyecek (TCK md.51 ), kişinin mahkum olduğu hapis cezası, seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilse bile ertelenemeyecektir. Hapis cezasının paraya çevrilmesi halinde de hapisten çevrilen bu para cezasının ertelenmesi mümkün olmayacaktır.

Adli para cezasında hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını değerlendirmemiz gerekirse; adli para cezasının seçimlik ceza olarak düzenlendiği suçlarda, adli para cezasına mahkumiyet halinde bu ceza hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecekken; hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği sonucuna ulaşırız.

Adli para cezasının infazı 5275 Sayılı Kanunun 106. Maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu Kanun’a göre, adli para cezasını içeren ilam Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet Savcısı otuz gün içinde adlî para cezasının ödenmesi için hü­küm­lüye bir ödeme emri tebliğ eder. Hükümde, adlî para cezası takside bağlan­mamış ise, bir aylık süre içinde adlî para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksidin süresinde ödenmemesi hâlinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır.

5275 Sayılı kanunun 106. Maddesinin ilk halinde 3. Fıkra “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilir.” şeklindeyken, 6545 Sayılı Kanunun 81. Maddesiyle söz konusu fıkra: “(3)Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklinde değiştirilmiştir.

Dolayısıyla maddedeki değişiklikle birlikte adli para cezasının ödenmemesi durumunda hükümlü kamuya yararlı bir işte çalıştırılacaktır. Ancak hükümlü, bu halde de denetimli serbestlik görevlerine uygun davranmazsa çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmı açık ceza infaz kurumunda yerine getirecektir. Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer.

Adlî para cezası yerine çektirilen hapis sü­resi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez. İnfaz edilen hapsin süresi, adlî para ceza­sını tamamıyla karşıla­mamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Baş­savcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Ala­caklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.

Ço­cuklar hakkında hükmedilen; adlî para cezası ile hapis cezasından çevrilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu cezalar hapse çevrilemez. Bu takdirde de 6183 sayılı Amme Ala­caklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre adlî para cezası tahsil edilir.

                                                                                                                        Hukuk Desteği

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir