Davanın kabulü müessesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) madde 308’de düzenlenmiştir. HMK madde 308: “Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.” Davayı kabul, açılmış olan bir davanın kabulü anlamına geldiği için davalı tarafından, mahkemeye yapılacak tek taraflı bir irade beyanı ile mümkün olmaktadır. […]
Kategori: Medeni Usul Hukuku
DAVADA SULH OLMAK NE DEMEKTİR?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) madde 313 uyarınca sulh olma, görülmekte olan bir davanın taraflarının, karşılıklı anlaşmaları ile dava konusu uyuşmazlığa kısmen veya tamamen son vermeleridir. Anlaşılacağı üzere sulh, tek taraflı yapılabilen değil, davanın taraflarının katılımı ile oluşan bir müessesedir. Sulhta genellikle, davacı talep sonucunun bir kısmından feragat eder ve davalı da, davacının talep sonucunun kalan […]
DAVADAN FERAGAT ETMEK NE DEMEKTİR?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 307’de düzenlendiği üzere davadan feragat, davacının açmış olduğu davadaki talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragati derdest davanın davacısı yapabilmektedir. Bu şekilde davacı, dava dilekçesinin sonuç bölümünde istemiş olduklarından tamamen veya kısmen vazgeçmektedir. Davacının feragat beyanı üzerine davada esasa girilmeden ve bir hüküm kurulmadan karar verilmektedir. Feragat, kesin hüküm gibi […]
BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ EDİLMEMESİ
“Bilirkişi; çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşünü sözlü ya da yazılı olarak vermesi için başvurulan kişi veya kuruluşu”1 ifade eder. Bilirkişiye başvurulacak haller ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 266’da “(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün […]
HUKUK MAHKEMESİ, CEZA DAVASINDA BELİRLENEN KUSUR ORANLARIYLA BAĞLI MIDIR ?
Hukuk mahkemesi ile ceza mahkemesinin yargılama sistemleri birbirinden farklıdır. Zira, iki mahkemenin sorumlulukta esas aldıkları dayanaklarla birlikte, delil takdiri noktasında da bazı farklılıkları bulunmakta, bu sebeple birbirinden bağımsız yargılama gerçekleşmektedir. Ancak bu bağımsızlık mutlak bir anlam taşımamaktadır. Zira hukuk hakimi ceza davasında tespit edilen maddi olaylarla bağlıdır. Hukuk hakiminin ceza davasındaki kusur oranlarıyla bağlı olmadığı […]
İHTİYATİ TEDBİR
İhtiyati tedbir; hukuki ihtilaf konusu üzerinde bir tür hukuki korumadır. Uygulanabilmesi için tedbir konulan şeyin mevcut durumundan meydana gelecek değişikliğin hak sahibinin hakkına ulaşmasını önemli ölçüde zorlaştıracak, imkansız kılacak veya gecikme ile birlikte onarılamaz zararlar bırakacak olması aranır. Bu sebeple ihtilaf konusu, hukuken bir koruma altına alınır ve mevcut durumunda değişiklik yapılmasına izin verilmez. İhtiyatı […]
BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ EDİLMEMESİ
Bilirkişi: çözümü; uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşünü sözlü ya da yazılı olarak vermesi için başvurulan kişi veya kuruluşu1 ifade eder. Bilirkişiye başvurulacak haller ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 266’da “(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün […]