TAZMİNAT DAVALARINDA ZARARIN BELİRLENMESİ

Bilindiği üzere, kişinin uğramış olduğu haksız fiil nedeniyle zararının giderilmesi için yetkili ve görevli mahkeme nezdinde -kural olarak mağdur tarafından- açılan dava, tazminat davası olarak isimlendirilmektedir. Bu davanın içerisinde belirlenmesi gereken en önemli iki unsur, haksız fiil nedeniyle meydana gelen zarar oranı ve bu zarar karşısında hükmedilecek olan tazminat tutarıdır. Tazminat tutarının belirlenmesinde zarar oranın […]

Devamını Oku

MANEVİ TAZMİNATIN AMACI NEDİR?

Daha önceki yazılarımızda çeşitli durumlarda hükmedilen manevi tazminatlara değinmiştik. (Lütfen Bkz.) Bu yazımızdaysa, manevi tazminatın amacını detaylı bir şekilde ele alacağız. Kısaca tekrar etmek gerekirse; kişinin manevi değerlerinin zarar gördüğü durumlarda, zarar veren kişinin ödemesine hükmedilen tazminat türü, manevi tazminat olarak nitelendirilmektedir. Hem uygulamada hem de öğretide, manevi tazminatı tanımlarken yer verdiğimiz manevi zarar kavramı […]

Devamını Oku

YAZILI YARGILAMA USULÜNDE ÖN İNCELEME (II)

Hakimin dosya üzerinden (duruşmasız) ön inceleme yaparak, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar veremediği takdirde; ön inceleme duruşması açmak suretiyle tarafları dinleyebileceğini belirtmiştik. (Bkz: …) Bu halde, tayin edilen ön inceleme duruşmasında hakim ilk olarak dava şartları ve ilk itirazlar yönünden tarafları dinler ve kararını verir. Hakimin bu konudaki kararı, görevsizlik veya yetkisizlik gibi […]

Devamını Oku

DİLEKÇE HAKKININ KULLANILMASI İLE İFTİRA SUÇU ARASINDAKİ FARKLAR

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (“TCK”), 267. maddesinin “Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” hükmüyle […]

Devamını Oku

MESAFELİ SÖZLEŞMELER YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK- II

Bir önceki yazımızda Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’nde (“Yönetmelik”) yapılan değişiklerin ilk kısmı olan ön bilgilendirmeye dair değişikliklerden bahsetmiştik. Bugün yazımıza tüketicinin cayma hakkını kullanması konulu değişikliklerle devam etmekteyiz. Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in (“MSYDYDY”) 8. maddesinde “Aynı Yönetmeliğin 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “satıcı veya sağlayıcıya” ibaresi “satıcı, sağlayıcı veya aracı hizmet […]

Devamını Oku

ELEKTRONİK TİCARET VE REKABET HUKUKU – V

Bir önceki yazımızda elektronik ticaret sektöründe rekabeti ihlal edici ayrımcılık uygulamalarından bahsetmiştik. Bu yazımızda en çok kayırılan müşteri kayıtlarına yer vereceğiz. En Çok Kayırılan Müşteri Koşulu (MFN/MFC) Uygulamaları En çok kayırılan müşteri koşulu, herhangi bir müşteriye sağlanan olumlu koşulların, sözleşmesinde en çok kayırılan müşteri kaydı yer alan müşterilere de yansıtılması olarak tanımlanabilir. En çok kayırılan […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN SIR SAKLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ – VIII

Bir önceki yazımızda sır saklama yükümlülüğünün sona ermesinden bahsetmiştik (Lütfen bkz…). Bu yazımızda ise sır saklama yükümlülüğünün ihlalinin hüküm ve sonuçlarına kısaca giriş yaparak, sır saklama yükümlülüğünü ihlal eden işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesinden söz edeceğiz. İşçinin sır saklama yükümlülüğünün ihlalinin hüküm ve sonuçlarını hem haksız fiile ilişkin hükümler açısından hem de borca aykırılık hükümleri açısından […]

Devamını Oku

İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – V

Bir önceki yazımızda taraf iradelerinin yorumlanması noktasında hayatın olağan akışına aykırılık kriterinin uygulandığı Yargıtay kararlarından bahsetmiştik (Lütfen bkz…) Bu yazımızda, iş yargısında hayatın olağan akışına aykırılık kriterinin uygulandığı bazı karara değineceğiz. Hayatın olağan akışı kriteri işçi-işveren uyuşmazlıklarının çözümünde sıklıkla uygulanmaktadır. Davalı işyerinde uzun süre çalışan vasıflı bir işçinin aylık ücretinin asgari ücret olmasının, işçinin uzun […]

Devamını Oku

EV SAHİBİNİN GEREKSİNİM NEDENİYLE TAŞINMAZI TAHLİYE ETMESİNE RAĞMEN TAHLİYE EDİLEN TAŞINMAZI BAŞKA BİRİNE KİRALAMASI

Daha önceki yazılarımızda belirttiğimiz gibi, konut ve işyeri kiralarında fesih için -kural olarak- kiracının sözleşme süresinin bitiminden en az on beş gün önce kiralayana bildirimde bulunması gerekmektedir. Ancak bazı istisnai hallerde ve gerekli şartların sağlanması durumunda kiralayan da kira sözleşmesini feshedebilmektedir. (Lütfen Bkz.) Bu hallerden biri de Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) “Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, […]

Devamını Oku

MESAFELİ SÖZLEŞMELER YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK- I

Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“MSYDYDY”) 23.8.2022 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanmış ve “Madde 18– Bu Yönetmeliğin; a) 9 uncu maddesi ile değiştirilen 12 nci maddenin dördüncü fıkrasının son cümlesi 1/1/2023 tarihinde, b) Diğer hükümleri ise 1/10/2022 tarihinde, yürürlüğe girer.” denmek suretiyle yürürlük tarihi belirlenmiştir. Bugünkü yazımızda yapılan değişikliklere kısa bir girizgâh yapacak ve devamında […]

Devamını Oku