KİRACININ KONUTU TAHLİYE EDERKEN BOYA VE BADANA YAPTIRMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ VAR MIDIR?

Uygulamada, kira sözleşmeleriyle kiracıya, konutu tahliye ederken boya ve badana yaptırma yükümlülüğü getirildiğine sıklıkla rastlamaktayız. Söz konusu yükümlülüğe, genellikle “kiracı evi boya ve badanalı olarak teslim almıştır, evi boşaltırken boyalı ve badanalı olarak teslim edecektir” şeklinde maddelerle kira sözleşmelerinde yer verilse de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“Kanun”) ve yerleşik içtihatlar uyarınca, söz konusu sözleşme […]

Devamını Oku

EVLİLİK BİRLİĞİ İÇERİSİNDE AYRILIK KARARI

Boşanmanın genel ya da özel sebeplerinden birinin gerçekleştiği durumlarda, tarafların mutlaka boşanma davası açması gerekmemektedir. Çiftlerden biri dilerse, ortak hayatın tatili için yerleşim yeri Aile Mahkemesi’ne başvuruda bulunabilir. Belirtmek gerekir ki; mahkemeden sadece ayrılık talebinde bulunulduğu durumlarda hakim, kesinlikle boşanma kararı veremez. Zaten bilindiği üzere, hukuk mahkemelerinde esas olan talep ve beyandır. Türk Medeni Kanunu […]

Devamını Oku

ALIKOYMA

Türk Ceza Kanunu (“TCK”) kapsamında alıkoyma suçu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma şeklinde ele alınmaktadır. Alıkoyma suçunda esas olan, kişinin bir yere gitmesinin ya da bir yerde kalmasının engellenmesidir. Başka bir değişle; bu iki unsurdan biri eylemci tarafından gerçekleştirildiği takdirde, alıkoyma suçunun vuku bulduğu kabul edilmektedir. Suçun unsurlarından bahsettikten sonra önemle belirtmek gerekir ki; alıkonulan kişinin […]

Devamını Oku

ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNDE ASIL İŞİN BİR BÖLÜMÜNÜN DEVREDİLMESİ – I

Asıl işveren-alt işveren ilişkisi, İş Kanunu’nun 2. maddesinin 6. fıkrasında yer verilen tanım uyarınca, bir işverenin işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde bir başkasına iş vermesi suretiyle kurulabilmektedir. Bir başka deyişle, asıl işveren-alt işveren ilişkisi ya yardımcı […]

Devamını Oku

KONKORDATO KARARI ALINDIKTAN SONRAKİ SÜREÇ NASIL İLERLER?

Konkordatoda kesin mühlet verilmesinden sonra eğer bu süre içerisinde borçlunun mali durumunda iyileşme olursa kesin mühlet kaldırılır. Bu husus İcra ve İflas Kanunu’nun (“İİK”) 291. Maddesinde “Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece resen, kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilir. Bu karar, […]

Devamını Oku

EVLİLİK BİRLİĞİNİN KORUNMASI

Evlenmeyle eşler arasında kurulan birliğe, evlilik birliği denmektedir. Eşler, bu birliğin getirdiği yükümlülükleri birlikte üstlenmek zorundadır. (Daha önceki yazımızda bu yükümlülüklerden detaylı olarak bahsetmiştik. Lütfen Bkz.) Eşler; karşılıklı olarak bu yükümlülükleri yerine getir(e)medikleri takdirde, hakimden evlilik birliklerine müdahale etmesi için talepte bulunabilmektedirler. Eşlerin talepte bulunması gereken mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri Aile Mahkemesi’dir. Eşlerden ikisi […]

Devamını Oku

AVUKATLIK SÖZLEŞMESİ

Avukatlık, vekalet üzerine kurulan bir hukuki ilişkidir. Avukatın hukuki ilişkiler sonucu gerçekleştirdiği işlemler belirli ücrete tabidir. Bu ücret, avukatlık ücret tarifesi de göz önünde bulundurularak; avukat tarafından serbestçe belirlenmektedir. Avukatlık Kanunu 168. maddesi, “Baronun yönetim kurulları, her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgarî hadlerini gösteren birer tarife […]

Devamını Oku

ÇOCUKLARA ÖZGÜ GÜVENLİK TEDBİRLERİ

Türk Ceza Kanunu (“TCK”) içerisinde tanımlanmış suçların işlenmesi halinde; suçun ve suçlunun durumu göz önünde tutularak hükmedilen yaptırım türüne, güvenlik tedbirleri denmektedir. Aynı zamanda bu güvenlik tedbirleri, yine TCK kapsamında çeşitli dallara ayrılmaktadır. Çocukları özgü güvenlik tedbirleri, TCK madde 56’da “Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda gösterilir.” şeklinde atıf […]

Devamını Oku

4686 SAYILI MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU KAPSAMINDA VERİLEN HAKEM KARARLARININ İPTALİ – I

Bir önceki yazımızda 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun (“MTK”) amaç ve kapsamından bahsetmiştik (Lütfen bkz…). Bu yazımızda ise MTK kapsamında verilen hakem kararlarının iptali prosedüründen bahsedeceğiz. MTK’nın 15. madde hükmünde hakem kararlarına karşı yalnızca iptal davası açılabilmektedir. Dolayısıyla hakem kararlarının Yargıtay tarafından denetlenmesi söz konusu olmamaktadır. Hakem kararlarının iptali talebiyle açılacak davalarda görevli ve yetkili […]

Devamını Oku

TEKSİF İLKESİ

Teksif ilkesi, tarafların iddia ve savunmalarını yargılamanın uzamaması ve belirli bir düzen içinde devam ettirilmesi amacıyla, usul ekonomisine hizmet eder şekilde belirli bir usul kesitine kadar ileri sürebilmesi olarak tanımlanabilir. Medeni usul hukukumuza hakim ilkeler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“Kanun”) “Yargılamaya Hakim Olan İlkeler” başlıklı ikinci bölümünde düzenlenmiştir ve bu bölümde teksif ilkesine yer […]

Devamını Oku