10 YILLIK KİRACININ TAHLİYESİ

Bir önceki yazımızda, ev sahiplerinin kiracılarını sözleşme süresinin bitimine dayanarak çıkaramayacağını, Türk Borçlar Kanunun’nda (“TBK”) yer verilen düzenlemelere göre, yalnızca sınırlı hallerde kira sözleşmesini feshederek kiracının tahliyesini talep edebileceklerini açıklamıştık. Bu hallerden bir tanesi olan “10 Yıllık Uzama Süresinin Sonunda Kiraya Verenin Kira Sözleşmesini Fesih Hakkı”ndan bu yazımızda bahsedeceğiz. TBK madde 347;“(1) Konut ve çatılı […]

Devamını Oku

KİRA ARTIŞINDA %25 SINIRI

Herkesçe bilindiği üzere enflasyon başta olmak üzere değişen ekonomik koşullar nedeniyle konut ve işyeri kiralarında, TÜİK tarafından açıklanan; bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmeyecek şekilde artış yapılmaktaydı. Ancak 8 Haziran 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu’ndan geçen ve 11 Haziran 2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Türk […]

Devamını Oku

EV SAHİBİ KİRACIYI ÇIKARABİLİR Mİ?

Öncelikle belirtelim, kiraya verene, kira sözleşmesini feshetme ve kiracının tahliyesini talep etme imkanı, Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) ilgili maddeleriyle ve oldukça sınırlı şekilde tanınmıştır. Bu doğrultuda, aşağıdaki hallerle sınırlı olmak kaydıyla kiraya veren, kira sözleşmesini feshetme ve kiracının tahliyesini talep etme imkanına sahiptir. 1. 10 Yıllık Uzama Süresinin Sonunda Kiraya Verenin Kira Sözleşmesini Fesih Hakkı […]

Devamını Oku

HAVANIN KİRLETİLMESİ SEBEBİYLE ÇEVRENİN KİRLETİLMESİ SUÇU

Hava Kirliliği; atmosfere yayılan is, duman, toz, gaz, buhar ve aerosol halindeki emisyonların canlı hayatına ve ekolojik sisteme zarar verebilecek seviyeye gelmesidir. Böylelikle, hava bileşimi bozulmakta ve yaşamsal kalite ciddi şekilde azalmaktadır. Bu kirliliğe sebebiyet veren birçok faktör olmakla birlikte; ısınma sistemleri, motorlu araçlar ve sanayi ile enerji üretim tesisleri başı çekmektedir. Hava sahası da, aynı […]

Devamını Oku

GENEL (YAZILI) YARGILAMA USULÜ NEDİR?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (“HMK”) iki çeşit yargılama usulü düzenlenmiştir. Bunlar; yazılı yargılama usulü ve basit yargılama usulüdür. Basit yargılama usulüne ilişkin detaylı bilgilere yer verdiğimiz ilgili yazılarımız için lütfen (Bkz: …) (Bkz: …) (Bkz: …) (Bkz: …) (Bkz: …) Davanın, yargılama esnasında gözetilmesi gereken bir takım aşamaları bulunmaktadır. Bu aşamalar aşağıdaki sırayla izlenmek […]

Devamını Oku

ECRİMİSİL TAZMİNATI TALEP EDEBİLME ŞARTLARI NELERDİR?

Ecrimisil tazminatı, taşınmazın sahibi olan kişinin, taşınmazını haksız yere kullanan kişiden ve bu kullanım esnasında uğradığı zararları ya da elde edemediği kira gelirlerini ve diğer parasal haklarını talep edebildiği bir tazminat türüdür. Ecrimisil tazminatı ile haksız olarak kullanılan taşınmazın salt izinsiz kullanılmış olması nedeniyle ortaya çıkan zararlar, taşınmazın yıpranması veya kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle oluşan […]

Devamını Oku

TÜKETİCİ HAKEM HEYETLERİNDE İTİRAZIN İPTALİ DAVASI AÇILABİLİR Mİ?

2017 tarihli ve 7063 sayılı Kanun ile 6502 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (“İİK”) 68. maddesinin birinci fıkrası değiştirilmiş olup tüketici hakem heyetine başvurulması zorunlu olan uyuşmazlıklar için tarafların İİK’daki haklarının saklı kalacağı ifade edilmiştir. Dolayısıyla getirilen bu düzenlemeyle, Yargıtay’ın bu değişiklikten önceki ilamsız takip yapılamayacağı yönündeki kararları bertaraf edilmiş olsa da itirazın iptali davasının […]

Devamını Oku

HUKUK DAVALARINDA BEKLETİCİ SORUN

Yargılama esnasında ortaya çıkan ve davanın incelenip sonuçlandırılabilmesi için başka bir makam tarafından çözülmesi lazım gelen meselelere bekletici sorun adı verilmektedir. Bekletici sorun iki halde ortaya çıkabilmektedir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 165. maddesinde bu iki durum farklı fıkralar altında açıklanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrası “(1) Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari […]

Devamını Oku

HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA UYGUNLUĞUN İSPAT SÜRECİNE ETKİSİ

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesiyle de öngörüldüğü üzere, kural olarak taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Ancak hayatın olağan akışına uygunluk kriteri ile normal yaşam tecrübelerine göre doğal ve olağan sayılan bir olgunun varlığını ispat yükü söz konusu “hayatın olağan akışına uygun” iddiasını ileri süren tarafa değil, bu iddianın aksini, […]

Devamını Oku

MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK KAPSAMINDA HAKSIZ REKABET – V

Bir önceki yazımızda haksız rekabetin unsurlarından bahsetmiştik (Lütfen Bkz…). Bu yazımızda haksız rekabete uygulanacak hukukun tespitinden bahsedeceğiz. HAKSIZ REKABETE UYGULANACAK HUKUKUN TESPİTİ Doktrinde haksız rekabetin haksız fiilin özel bir türünü teşkil ettiği, bir kimsenin hukuka aykırı, haksız bir eylemiyle diğer bir kimseye zarar verme halinin ve sonucunda verdiği zararı tazmin etme yükümlülüğünün haksız rekabette de […]

Devamını Oku