Bir kimsenin ölümü üzerine miras kalması durumunda ilk etapta ele alınacakları içeren yazımızı daha önce paylaşmıştık. (Bkz. ilgili yazımız….) Bu yazımızda mirasçıların kimler olduğunu anlatmaya çalışacağız.
Miras bırakanın ölümü veya gaipliğine karar verilmesi neticesinde, ondan kalan tereke ile ilgili olarak hak sahibi olan kişi/kişilere “mirasçı” denir.
Kanun’daki düzenlemeler nedeniyle kazanılan mirasçılık yasal mirasçılıktır. Mirasbırakan kişi tarafından kendi iradesi ile belirlenen mirasçılara ise iradi mirasçılar denmektedir. İradi mirasçılar da, miras bırakanın ölümü veya gaipliğine karar verilmesi ile mirası kazanırlar. Yasal mirasçılar, iradi mirasçılara düşen mirası onlara teslim etmekle yükümlüdürler. Mirasçı sayısının birden fazla olması halinde miras ortaklığı oluşmaktadır. Bu halde mirasçılar tereke üzerinde elbirliği ile hak sahibi olacaklardır.
Yasal mirasçılar şu kimselerden oluşmaktadır: Miras bırakanın kan hısımları (altsoy, ana-baba, büyükana-büyükbaba), evlilik dışı hısımları, evlatlığı, sağ kalan eşi ve devlet.
Miras bırakın kan hısımları:
- derece (zümre) mirasçılar: Miras bırakanın kişinin birinci dereceden mirasçıları, kendisinin altsoyudur. Çocuklar birbirleri ile eşit oranda mirasçı olmaktadırlar. Miras bırakandan önce ölmüş olan çocuk var ise, onların çocukları (miras bırakının torunları), mirasa hak kazanmaktadır.
- derece (zümre) mirasçılar: Miras bırakanın altsoyu yok ise, anne ve babası eşit olarak mirasçı olmaktadır. Eğer miras bırakanın altsoyu yok ve anne ve babası da kendisinden önce ölmüşse, anne ve babanın diğer çocukları (miras bırakanın kardeşleri) mirasçı olarak yer almaktadır.
- derece (zümre) mirasçılar: Miras bırakanın çocuğu yoksa, anne babası ölmüşse, kardeşleri de yok yahut ölmüşse, miras bırakanın büyükannesi ve büyükbabası eşit oranda mirasçı olmaktadır. Büyükanne ve büyükbaba da ölmüşse, onların çocukları (miras bırakının amcası, halası….) mirasçı olmaktadır.
Evlilik dışı hısımlar: Evlilik dışında doğan çocuğun babasına mirasçı olabilmesi için evlilik dışı doğan çocuğun babası ile arasında soybağının kurulması gerekmektedir. Bu halde evlilik dışı hısımlar evlilik içi hısımlar gibi mirasçı olmakdırlar.
Evlatlık: Miras bırakan tarafından evlat edinilmiş olan evlatlık ve evlatlığın altsoyu, evlat edinene kan hısımı gibi mirasçı olmaktadır. Ancak belirtmekte fayda var ki, evlatlığın biyolojik ailesindeki mirasçılığı da devam etmedir. Ayrıca evlat edinen ve hısımları, evlatlığa mirasçı olamamaktadırlar.
Sağ Kalan Eş: Miras bırakanın sağ kalan eşi; mirasbırakan kişinin ölümü veya gaipliğine karar verildiği anda onunla evlilik bağı devam etmesi ve bu bağın ölüm veya gaiplik nedeniyle sona ermesi koşulu ile, mirasa hak kazanmaktadır. Boşanmış olan eş miras bırakana mirasçı olamaz. Fakat boşanma davası devam ederken miras bırakan ölürse, (hayata kast sebebiyle açılmış olan boşanma davası hariç) sağ kalan eş mirasçı olmaktadır. Miras bırakanın ölümü anında mahkeme tarafından verilmiş bir ayrılık kararı olduğu durumda ise sağ kalan eş yine mirasçı olmaktadır.
Devlet: Mirasçı bırakmaksızın ölen kimsenin mirası Devlet’e geçmektedir.
İradi mirasçılıkta ise, miras bırakan, tasarruf özgürlüğünün sınırları içerisinde malvarlığının tamamı üzerinde yahut bir kısmında vasiyetname veya miras sözleşmesiyle dağıtımda bulunabilmektedir. Üzerinde tasarruf etmediği kısım yasal mirasçılara kalmaktadır. Ancak miras bırakanın malvarlığını iradi olarak başka kimselere bırakamadığı, sadece saklı paylı mirasçıların hak sahibi olduğu oranlara dikkat etmek gerekmektedir.
Hukuk Desteği