KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER

Başta özel hayatın gizliliği olmak üzere, kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”), 7.4.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Konuya ilişkin detaylı yazımız için; (Lütfen bkz…)

Ancak, kişisel verilerin korunmasına ilişkin kapsamlı bir düzenleme olan KVKK’nın yürürlüğe girmesinden önce de mevzuatımızda halen yürürlükte olan birtakım düzenlemeler yapılmıştı. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin olarak en kapsamlı hükümler içeren düzenlemelerden biri 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’dur. Kanun’un 51. maddesinde kişisel verilerin işlenmesinde uyulması gereken ilkeler belirtilmiş; hizmet sağlayan tarafından trafik verilerinin kaydedilmesi, saklanması, kesilmesi, takip edilmesi yasaklanmış; trafik, konum ve diğer kişisel verilerin işlenme ve paylaşılma şartları detaylı olarak düzenlenmiştir.

Bunun dışında;

  • Kişisel verilerin korunmasına ilişkin birtakım haklar, TC Anayasası’nın 20. maddesine, 2010 yılında “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla belirlenir” fıkrasının eklenmesiyle anayasal birer hak haline gelmiştir.
  • 4982 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 135 ila 140. maddelerinde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi, bir başkasına verilmesi, yayılması, ele geçirilmesi, verileri yok etmekle yükümlü olanların bu yükümlülüklerini ihlal etmesi fiilleri suç olarak düzenlenmiş, cezai yaptırıma bağlanmıştır.
  • 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 21. maddesinde, “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.” denerek özel hayatın gizliliği kapsamında kişisel verilerin korunması düzenlenmiştir.

Kişisel verilerin korunmasına ilişkin olarak mevzuatımızda yer alan diğer düzenlemelere ilişkin devam yazımız en kısa sürede yayınlanacaktır.

Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir