TEBLİGAT KANUNU MADDE 35 VE MADDE 21’E GÖRE TEBLİGAT – II

Bir önceki yazımızda Tebligat Kanunu’nun (“Kanun”) 35. maddesinde yer verilen prosedürün işletilmesi suretiyle tebligatın gerçekleştirilmesinden bahsetmiştik. İlgili yazımız için (Bkz…) Bu yazımızda ise Kanun’un 21. maddesinde düzenlenen prosedürden bahsedeceğiz. Gerçek kişilere yapılacak olan tebligatlar, kimi zaman kişinin adreste bulunmaması veya başka bir adrese taşınmış olması gibi sebeplerle gerçekleştirilememektedir. Kişinin bilinen adresine yapılan ilk tebligat, belirtilen […]

Devamını Oku

AÇIĞA İMZANIN KÖTÜYE KULLANILMASI SUÇU

Açığa imzanın kötüye kullanılması suçu, Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) Kamu Güvenine Karşı Suçlar bölümünde, 209. maddesinde “…Belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı, verilme nedeninden farklı bir şekilde dolduran kişi, şikayet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır…” denilmek suretiyle düzenlenmiştir. Suçun […]

Devamını Oku

SES KAYDI VE DELİL OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ (I)

Gelişen ve yaygınlaşan teknolojik gelişmeler neticesinde bireylerin seslerinin kayıt altına alınması kolaylaşmış ve yaygınlaşmıştır. Bu nedenle ceza ve hukuk yargılaması ses kayıtları üzerinde durmaktadır. Ses kayıtlarının alınmasının ilk hedeflerinden biri; bu kayıtları ceza ve hukuk yargılamalarında kişilere karşı ispat aracı olarak kullanmaktır. Ses kaydının alınması; kişisel verilerin haksız elde edilmesi neticesinde, Anayasal açıdan korunan özel […]

Devamını Oku

VEKALET GÖREVİNİN KÖTÜYE KULLANILMASINA DAYALI TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI

Tapu iptal ve tescil davalarına ilişkin genel bilgilendirici yazımız için lütfen (Bkz…) Bu yazımızda, tapu iptal ve tescil davası açılmasına neden olan hususlardan biri olan vekaletin kötüye kullanılmasından bahsedeceğiz. Bir kimseye ait bir taşınmaz üzerinde üçüncü bir kişinin usulüne uygun bir vekaletnameyle yetkilendirilmiş olarak vekil sıfatıyla tasarrufta bulunabilmesi mümkündür. Vekilin, vekalet görevini kötüye kullanarak satış […]

Devamını Oku

ÖN ÖDEMEYE TABİ SUÇLAR

Önödeme, Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) 75. maddesinde, belli suçlar için düzenlenmiştir. Bu suçlarda failin belirli miktarlarda para ödeyerek, soruşturma ve kovuşturmanın sonuçlarından kurtulması mümkün olabilmektedir. Aşağıdaki suçlar, madde kapsamında düzenlenen, önödemeye tabi suçlardır: – Sadece adli para cezasını gerektiren suçlar (Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç) – Öngörülen hapis cezasının üst sınırı 6 ayı geçmeyen suçlar (Uzlaşma […]

Devamını Oku

KANUNA KARŞI HİLE

Hukuk devleti, bireylerin davranışlarını düzenleyen hukuki kurallar bütünü yaratmak ve bu hukuki kurallar bütününe uymayan bireylere karşı yaptırım uygulamak zorundadır. Bireyler, hukuk düzeninin engellediği veya yasakladığı bir sonuca ulaşma iradesi ortaya koyabileceklerdir. Bireylerin bu iradesinin varlığında çoğu zaman yasak işlemin veya yasak sonucun gerçekleşmesi neticesinde uğrayacakları yaptırımlardan kaçma iradesi de bulunacaktır. Bireyler yaptırımlarla karşılaşmamak için […]

Devamını Oku

TÜRK HUKUKU’NDA KÜRTAJ

İnsan neslinin devam etmesi üreme ile gerçekleşmekte olduğundan, üreme; hukuk dünyasında üreme hakkı başlığında incelenmiştir. Üreme hakkı; temel insan haklarından olup, bu hak uzun yıllardan bu yana tartışılmaktadır. Bu tartışmanın temel noktasında gebeliğin sonlandırılması konusu yer almaktadır. Kürtaj, genel anlamıyla rahim içinde gebeliğin tahliyesi olarak ifade edilir. Türk Hukuku’nda gebeliğin sonlandırılması üç ana dönem altında […]

Devamını Oku

TÜRKİYE’DE İLAÇ RUHSATLANDIRMA SÜREÇLERİ

Türkiye’de piyasaya sunulan, başta ilaçlar olmak üzere her tıbbi ürünün Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’ndan ruhsat alması gerekmektedir. İlaç ruhsatlandırma işlemleri, Beşeri Tıbbi Ürünler Ruhsatlandırma Yönetmeliği’nde (“Yönetmelik”) belirlenen prosedürlere göre yapılmaktadır. Yönetmelik; tıbbi ürünlerin kalite, etkinlik ve güvenlilik açısından gerekli kalifikasyonlara sahip olmasını sağlamak üzere, ruhsatlandırma ve sonrasına ilişkin sürece dair […]

Devamını Oku

ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ

Çocuklar, ebeveynlerinin boşanma veya ayrılma sürecinde ve sonrasında aralarındaki çatışma ve çekişmeleri sıkıntılı bir şekilde yaşadıkları gibi aynı zamanda onlardan birini kaybetme korkusu da taşırlar. Ulusal ve uluslararası hukuk, çocuğun üstün yararını göz önünde tutarak ebeveynlere çocukla kişisel ilişki kurma hakkı tanımıştır. Ebeveynin kişisel ilişki kurması hem bir hak hem de bir yükümlülüktür. Ebeveynlerden her […]

Devamını Oku

BASİT YARGILAMA USULÜ (II)

Basit yargılama usulü hakkında kaleme almış olduğumuz Basit Yargılama Usulü (I) (Bkz.) adlı yazımızda bu yeni usule değin genel kurallara yer vermiştik. Bu yazımızda ise bu yargılama şeklinin nasıl uygulanacağından söz etmek istemekteyiz. Öncelikle belirtelim, basit yargılama usulünün uygulanması mahkeme kararı ile gerçekleşecektir. Mahkeme, basit yargılama usulünü uygulayacağına karar verdikten sonra, iddianame; sanık, mağdur ve […]

Devamını Oku