TASARRUFUN İPTALİ DAVASI ve ŞARTLARI

Tasarrufun iptali davası, borçlu şahsın üçüncü kişilerle yaptığı, mal kaçırıp alacaklıyı zarara düşürmek kastıyla hareket ettiği hukuki işlem­lerin iptali için, alacaklı tarafından açılan davadır. Hem icra hukukunda hem iflas hukukunda mahkemeye taşınması mümkün olan bu dava ayni değil, şahsi bir davadır. Bu yönüyle değerlendirirsek mal üçüncü kişinin elindeyken satıldığında alacaklı alacağını satış bedelinden alır ancak; arta […]

Devamını Oku

İZALE-İ ŞUYU DAVASI NEDİR?

Taşınmaza ortak mülkiyet olarak sahip olan hissedarların mallarının paylaştırılması veya Türk Medeni Kanunu’nun (“TMK”) 628. maddesinde de belirtildiği üzere mahkemece satılması sonucunda bedellerinin hissedarlar arasında payları oranında  taksim edilmesi istemli davaya izalei şuyu (ortaklığın giderilmesi) davası denir. Bu husus TMK’nın 699. maddesinde şöyle düzenlenmiştir: “Paylaşma, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin […]

Devamını Oku

ŞİRKETLER TÜKETİCİ MAHKEMESİNDE DAVA AÇABİLİR Mİ ?

Ticaret şirketleri, tüzel kişi tacir konumundadır. Tacir kavramı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) madde 12’de “Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.” şeklinde tanımlanmıştır. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun madde 3’te ise tüketici, “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde tanımlanmıştır. Şirketler de birer tüzel […]

Devamını Oku

EMEKLİLİK İKRAMİYESİNDEKİ 30 YILLIK SINIR SORUNSALI

Memurların emekli ikramiyesi, son Emekli Sandığı matrahlarının, hizmet süreleri ile çarpılması şeklinde hesaplanıyordu ancak; bu husus 30 yıl ile sınırlanmıştı. Böylelikle bir memur 40 yıl görev yapsa bile alacağı emeklilik ikramiyesi hesaplamasında dikkate alınacak süre 30 yılı geçemiyordu. İletişim için TIKLAYIN Emekli olacaklar için son derece olumsuz gözüken, Emekli Sandığı Kanunu’nun; 89.maddesinin ilk fıkrasında; “Hizmet sürelerinin […]

Devamını Oku

VERGİ İNCELEMESİNİN SONUÇLARI

Vergi incelemesinin sonunda durum mükellefe bir rapor ile tebliğ edilir. İnceleme sonucunda tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulduysa tebligat inceleme elemanı tarafından, bulunulmadıysa vergi dairesi tarafından mükellefe yapılır. Raporda inceleme sonuçlarına yer verilir. İnceleme elemanı tarafından vergi ziyaına rastlandıysa bu kayıp, ikmalen ve re’sen tarhiyat konusu yapılır. Bu sebeple raporun, muhakkak mükellefçe edinilmesi gerekmektedir. Raporda tarhiyat […]

Devamını Oku

KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMADAN DOĞAN TAZMİNAT DAVASI

Özel mülkiyet dahilinde bulunan bir taşınmazın idarece kamulaştırılmadan hukuki veya fiili el atmaya maruz kalışını ilgili yazımızda açıklamıştık (Bkz. Kamulaştırmasız El Atma). Burada bu ikili ayrımın yapılmasının temelde hizmet ettiği bir amaç bulunmaktadır. Hukuki el atmada, taşınmazın üzerinde hiçbir inşai işlem yapılmamış olduğundan; malik, dilerse taşınmazın bedelini dilerse kamulaştırma yapılmaksızın taşınmazı imar planına dahil eden […]

Devamını Oku

HANGİ DURUMLARDA YOKSULLUK NAFAKASI İPTAL EDİLİR ?

Boşanmanın maddi sonuçlarından biri olan yoksulluk nafakası; boşanmadan sonra ekonomik olarak daha kötü duruma düşecek olan ve daha ağır kusuru bulunmayan eşe, ekonomik durumu daha iyi olan eş tarafından ödenecek bir nafaka türüdür. Yoksulluk nafakası bazı hallerde kendiliğinden sona ererken bazı halde mahkeme kararıyla sona ermektedir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’na (Bundan sonra “TMK” olarak […]

Devamını Oku

TASARRUFUN İPTALİ DAVASINDA İPTALE TABİ İŞLEMLER

Kanun, iptale tabi işlemleri üç grup altında düzenlemiştir: 1. İvazsız tasarruflar (karşılıksız kazandırmalar) Buna göre alışılmış hediyeler hariç olmak üzere, ha­cizden veya iflasın açılmasından geriye doğru son 2 yıl içinde yapılan bağış­lar iptale tâbidir. Hatta borçlunun yaptığı bazı işlemler karşılıklı olsa bile madde gereği bağış sayılmış böylelikle bu hususta karine oluşturulmuştur: Karı koca ve üçüncü derece […]

Devamını Oku

KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA

Taşınmazın bağlı bulunduğu idarenin herhangi bir yasal dayanak olmadan taşınmaz üzerinde fiilen tasarrufta bulunması veya idari bir işlemle taşınmaz sahibinin mülkiyet hakkından kaynaklı haklarını kullanmasının önüne geçmesi şeklinde kamulaştırmasız el atma ortaya çıkabilir. Burada ikili bir ayrım vardır. İdarenin taşınmaz üzerinde fiili tasarrufta bulunması “fiili el atma”; idari bir karar veya işlemle mülkiyet hakkını kullanılamaz […]

Devamını Oku

VERGİ İNCELEMELERİNDE MÜKELLEFİN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ NELERDİR?

Öncelikle mükellef tarafından tüm yasal defter ve belgelerin inceleme elemanına ibrazı gereklidir. Eğer ibrazı geciktiren bir mücbir sebep mevcut ise, bu durum mutlaka belgelenmeli ve inceleme elemanına söz konusu ibraz edilmelidir. Aksi halde re’sen takdir sebebi teşkil edip aynı zamanda VUK madde 359 uyarınca kaçakçılık suçu sayılır. İnceleme elemanı ile gereksiz tartışmalara girilmesi, inceleme ile […]

Devamını Oku