Davetiye, Konaklama ve Diğer Masraflar İstenebilir Mi?
Düğün salonunun iptali nedeniyle boşa çıkan veya yeniden yapılması gereken masraflar da tazminat talebine konu olabilir. Düğün yerinin değişmesi nedeniyle davetiyelerin yeniden basılması, davetlilere yeniden bildirim yapılması, ulaşım düzenlemelerinin değiştirilmesi, başka bir salon için ek süsleme veya organizasyon bedeli ödenmesi ve önceden yapılan bazı harcamaların kullanılamaz hale gelmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.
Bu masrafların talep edilebilmesi için salonun sözleşmeye aykırı davranışı ile ortaya çıkan zarar arasında doğrudan bağlantı bulunması gerekir. Zararın fatura, ödeme dekontu, sözleşme, teklif belgesi ve yazışmalarla ispatlanması da önemlidir. Türk Borçlar Kanunu, borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini öngörmektedir.
Çiftin de zararın artmasını önlemek için makul önlemleri alması gerekir. Bu nedenle iptal öğrenildikten sonra ulaşılabilen salonlardan fiyat teklifi alınması, benzer nitelikte ve uygun bedelli bir alternatifin tercih edilmesi ve yapılan görüşmelerin belgelenmesi yararlı olacaktır.
Manevi Tazminat Talep Edilebilir Mi?
Düğün salonunun sözleşmeye aykırı davranması her durumda manevi tazminat hakkı doğurmaz. Bununla birlikte iptalin düğüne çok kısa süre kala bildirilmesi, davetiyelerin dağıtılmış olması, çiftin son anda yeni bir organizasyon bulmak zorunda kalması ve yaşanan sürecin kişilik haklarını zedeleyecek ağırlığa ulaşması halinde manevi tazminat talebi gündeme gelebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.03.2022 tarihli, 2018/4-655 Esas ve 2022/413 Karar sayılı kararında, organizasyon şirketinin düğünden bir gün önce hizmeti yerine getiremeyeceğini bildirdiği bir olay değerlendirilmiştir. Kararın ilgili kısmında; “Davalıların sözleşmeden doğan borçlarını yerine getirmedikleri ve düğün organizasyonunu yapmadıkları sabittir. Nikah ve düğün, tekrarı mümkün olmayan önemli günlerdir.” ifadelerine yer verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, çiftin başka bir firma bularak düğünü aynı gün ve aynı yerde gerçekleştirmiş olmasına rağmen, son gün yaşanan organizasyon sorunlarının acı ve üzüntüye neden olduğunu ve kişilik haklarını zedelediğini kabul ederek uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır.
Karar, her düğün salonu iptalinde kendiliğinden manevi tazminat ödeneceği anlamına gelmemektedir. İptalin ne zaman bildirildiği, çiftin yeni bir salon bulup bulamadığı, düğünün gerçekleşip gerçekleşmediği, organizasyonda ne ölçüde aksama yaşandığı ve olayın kişiler üzerindeki etkisi birlikte değerlendirilmelidir.
Salon “Mücbir Sebep Var” Derse Ne Olur?
Salon işletmesi iptal gerekçesi olarak yangın, deprem, sel, idari yasak veya benzeri bir olay ileri sürebilir. Borcun işletmenin sorumlu tutulamayacağı bir nedenle gerçekten imkansız hale gelmesi halinde sözleşmeden doğan borç sona erebilir. Ancak bu durumda işletme, daha önce aldığı ödemeleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri vermekle yükümlüdür.
Gerçek bir mücbir sebep bulunması halinde ödenen bedelin iadesi ile ilave zararların tazmini birbirinden ayrılmalıdır. Hizmet sunulmadığı için alınan bedellerin iadesi gerekirken, salonun ek zararlardan sorumlu olup olmayacağı olayda kusurunun bulunup bulunmadığına göre değerlendirilir.
Personel eksikliği, aynı tarihe birden fazla organizasyon alınması, salonun başka bir müşteriye daha yüksek bedelle verilmesi, işletmenin tedarikçileriyle anlaşmazlık yaşaması veya gerekli izinleri zamanında almaması ise “mücbir sebep” olarak adlandırılamayacağı için işletmeyi sorumluluktan kurtarmaz.
İptal Halinde Hangi Belgeler Saklanmalıdır?
Salonun son anda iptal etmesi halinde aşağıdaki belgelerin saklanması önemlidir:
düğün salonu sözleşmesi ve bütün ekleri,
ödeme dekontları, faturalar ve tahsilat belgeleri,
salonun iptal bildirimini içeren mesajlar ve e-postalar,
salon yetkilileriyle yapılan yazışmalar,
yeni salonlardan alınan fiyat teklifleri,
yeni salon sözleşmesi ve ödeme belgeleri,
yeniden bastırılan davetiyelere ilişkin faturalar,
ulaşım, konaklama ve organizasyon giderlerini gösteren belgeler,
ilk salona gelebilecek ve fakat ikinciye belirli sebeplerle (tarih değişikliği, yer değişikliği, katılımcı sayısı değişikliği gibi) gelemeyeceğini ifade eden ziyaretçi kaybına ilişkin yazışmalar,
salonun reklamları ve hizmet vaatlerini gösteren görseller.
İptalin telefonla bildirilmesi halinde görüşmenin hemen ardından işletmeye yazılı mesaj gönderilerek “Bugün yaptığımız telefon görüşmesinde düğün organizasyonunun tarafınızca gerçekleştirilemeyeceği bildirilmiştir” şeklinde teyit alınması, iptalin kimden kaynaklandığının ispatlanması bakımından önem taşımaktadır.
Nereye Başvuru Yapılmalıdır?
Salon işletmesinin ödeme iadesi veya zararların karşılanması talebini kabul etmemesi halinde uyuşmazlık değerine göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurulabilir.
2026 yılında değeri 186.000,00 TL’nin altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında il veya ilçe tüketici hakem heyetine başvurulması zorunludur. Başvuru şahsen, posta yoluyla veya e-Devlet üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi aracılığıyla yapılabilir. Başvuruya sözleşme, ödeme belgeleri, yazışmalar ve talebi destekleyen diğer deliller eklenmelidir.
186.000,00 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvurulamaz. Bu uyuşmazlıklarda kanunda belirtilen istisnalar dışında önce dava şartı arabuluculuğa, anlaşma sağlanamaması halinde tüketici mahkemesine başvurulması gerekir.
Sonuç olarak düğün salonunun organizasyonu son anda iptal etmesi halinde çift, ödediği bedellerin iadesini, zorunlu olarak tuttuğu yeni salonun makul fiyat farkını ve iptal nedeniyle doğrudan uğradığı diğer zararların karşılanmasını talep edebilir. Olayın ağırlığına göre manevi tazminat istemi de gündeme gelebilir. Hakların etkili biçimde kullanılabilmesi için iptal bildiriminin, ödemelerin, yeni salon masraflarının ve iptal nedeniyle yapılan diğer giderlerin yazılı belgelerle ispatlanması önem taşımaktadır.
Hukuk Desteği
