BELİRSİZ ALACAK DAVASININ KALDIRILMASI VE KISMİ DAVADA YENİ DÖNEM

12.Yargı Paketi kapsamında hukuk yargılamasına ilişkin en dikkat çekici düzenlemelerden biri, belirsiz alacak davasına ilişkindir. Teklif ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yer alan belirsiz alacak davası hükmünün yürürlükten kaldırılması ve bunun yerine kısmi dava kurumunun daha geniş bir koruma alanı sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi öngörülmektedir.

Belirsiz alacak davası, alacağın miktarının veya değerinin dava açıldığı tarihte tam ve kesin olarak belirlenmesinin davacıdan beklenemediği hallerde başvurulan bir dava türüdür. Özellikle işçilik alacakları, tazminat davaları, destekten yoksun kalma talepleri, sigorta uyuşmazlıkları ve bilirkişi incelemesiyle netleşebilecek alacak kalemlerinde uygulama alanı bulmaktadır. Bu dava türü, davacının alacağın tamamını başlangıçta kesin olarak bilemediği durumlarda hak kaybına uğramadan dava açabilmesini sağlamaktadır.

12. Yargı Paketi ile öngörülen değişiklikte ise belirsiz alacak davası hükmünün kaldırılması; buna karşılık kısmi dava açan davacıya, aynı dava içinde talebini bir defaya mahsus artırma imkanı tanınması amaçlanmaktadır. Buna göre, alacağın yalnızca bir kısmının dava edildiği hallerde davacı, tahkikat sona erinceye kadar talep sonucunu artırabilecek ve bu artırım iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmayacaktır.

Bu düzenlemenin en önemli sonucu, zamanaşımı bakımından ortaya çıkmaktadır. Teklife göre kısmi davada sonradan artırılan alacak kısmı bakımından da zamanaşımı, dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacaktır. Böylece kısmi dava açan davacı, dava sırasında alacağın gerçek miktarı belirlendiğinde kalan kısmı aynı dosya içinde ileri sürebilecek ve artırılan bölüm yönünden zamanaşımı itirazı ile karşılaşma riski azaltılacaktır.

Mevcut sistemde belirsiz alacak davası, davacının alacağını tam olarak belirleyemediği hallerde önemli bir hukuki güvence sağlamaktadır. Ancak uygulamada hangi alacakların belirsiz alacak davasına konu edilebileceği, davacının alacağını belirleyip belirleyemeyeceği ve belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığı konularında çok sayıda uyuşmazlık yaşanmaktadır. Bu nedenle mahkemeler arasında farklı uygulamalar ortaya çıkabilmekte ve davanın türü, davanın esası kadar önemli bir tartışma alanı haline gelebilmektedir.

Yeni düzenlemenin amacı, bu tartışmaları azaltarak kısmi davayı daha işlevsel hale getirmektir. Ancak düzenlemenin uygulamadaki etkisi, özellikle dava dilekçesinin nasıl hazırlanacağı, talep artırımı zamanının nasıl belirleneceği, bilirkişi raporundan sonra hangi usuli işlemlerin yapılacağı ve tahkikatın sona erme anının nasıl değerlendirileceği bakımından önem taşıyacaktır.

Davacılar açısından bakıldığında, dava açılırken alacağın hangi kısmının talep edildiği, alacağın geri kalan bölümünün saklı tutulduğu ve yargılama sırasında ıslah hakkının ne zaman kullanılacağı daha dikkatli şekilde değerlendirilmelidir. Özellikle işçilik alacakları ve tazminat davalarında, dava stratejisi belirlenirken zamanaşımı, faiz başlangıcı, harç, bilirkişi incelemesi ve talep artırım süreci birlikte ele alınmalıdır.

Davalılar açısından ise yeni sistem, davanın başında düşük miktarla açılan bir kısmi davanın, yargılama sırasında daha yüksek bir talebe dönüşebilmesi ihtimalini gündeme getirmektedir. Bu nedenle savunma stratejisinin yalnızca dava dilekçesinde gösterilen miktar üzerinden değil, alacağın tamamı ve talep artırımı ihtimali dikkate alınarak kurulması gerekecektir.

Teklifte ayrıca geçiş hükmüne de yer verilmiştir. Buna göre, belirsiz alacak davasına ilişkin hükmün yürürlükten kaldırılmasından önce açılmış olan davalar bakımından eski hükümlerin uygulanmaya devam etmesi öngörülmektedir. Bu nedenle değişiklik yasalaşsa dahi, yürürlük tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarının akıbeti ayrıca değerlendirilmelidir.

Sonuç olarak, belirsiz alacak davasının kaldırılması ve kısmi davanın genişletilmesi, hukuk yargılamasında dava türü seçimi bakımından önemli bir değişiklik yaratabilecek niteliktedir. Düzenleme, belirsiz alacak davası etrafında oluşan uygulama tartışmalarını azaltmayı hedeflese de, kısmi davada talep artırımı, zamanaşımı ve tahkikatın sona ermesi gibi konular yeni dönemin en önemli tartışma başlıkları olacaktır.

Bu nedenle düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde, alacak ve tazminat davalarında dava açmadan önce alacağın belirlenebilirliği, talep edilecek miktar, zamanaşımı riski ve yargılama sürecinde yapılacak talep artırımı birlikte değerlendirilmelidir.

Hukuk Desteği

(Lütfen bakınız.)

(Lütfen bakınız.)

(Lütfen bakınız.)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir